Ailesel Akdeniz Ateşi

Dosyayı isterseniz görüntüleyebilir isterseniz indirebilirsiniz.


GoogleDocs üzerinden indirmek ve görüntülemek için : İndirAçılan sayfadan şekildeki gibi indirebilirsiniz–
indirme

 

FAMILIAL MEDITERRANEAN FEVER
(FMF)
AİLESEL AKDENİZ ATEŞİ

Tanım

Ailevi Akdeniz Ateşi (AAA)

Familial Mediterranean Fever (FMF)

Etiyolojisi tam olarak bilinmeyen, düzensiz ataklarlarla yineleyen ve kendiliğinden düzelen ateş, peritonit, sinovit, plörit ve artrit ataklarıyla karakterize bazı hastalarda deri lezyonları ve amiloidozun da görülebildiği kalıtımsal bir hastalıktır.

Kalıtım Şekli

AAA dan sorumlu gen 16.kromozomdadır ve otozomal resesif kalıtım söz konusudur.

Erkeklerde biraz daha sık görülür (60/40)

%30-50 inde aile öyküsü vardır.

Epidemiyoloji

Sefardik Yahudilerinde; 1/250-1/1.000

Doğu Avrupa Kökenli Yahudilerde (Askenazi) 1/73.000

Türkiye: 14-26/10.000

Taşıyıcı: 1/6-1/8

AAA dan sorumlu gen

İlk kez 1992 yılında sefardik yahudilerinde,Ermenilerde 16. kromozom kısa kolunda tanımlanmıştır.

MEFV geni (MEditerranean FeVer =MEFV) olarak isimlendirilmiş.

MEFV genindeki mutasyonların AAA’ ya yol açtığı düşünülmektedir.

MEFV geninin proteini: 781 aminoasid içeren Pyrin (Yunanca, fever/pyros)/ Marenostrin (Mare nostrumMediterranean Sea, Latince) denen bir proteindir

MEFV geni

FMF geninin 10 eksonlu 3505 nükleotitden oluşan bir gen olduğu ve 781 aa li bir proteini kodladığı bulunmuştur (1997).

İlk çalışmalarda 4 mutasyon daha sonra 114’e yakın mutasyon saptanmıştır.

En sık M694V, V726A, M680I, M694I, E148Q  mutasyonları görülmektedir.

MEFV geni

FMF: MEFV genindeki mutasyonlar sonucu organizmanın inflamasyona verdiği yanıtın bozulması sonucunda oluşmaktadır

Pyrin özellikle nötrofillerde bulunan ve nötrofil aktivasyonunu baskılayan düzenleyici bir proteindir. (uyarılmış monositlerde ve fibroblastlarda da ekspresyon +)

MEFV genindeki mutasyon sonucunda gelişen pyrin disfonksiyonun AAA etiyopatogenizinde önemli olduğu savunulmuştur.

Genetik

M680I  2040 nükleotitte, 680. aminoasitte izolösin’in metionin ile yer değiştirmesi sonucu G-C dönüşümü

M694V  2080 nükleotitte valin’in metionin ile yer değiştirmesi sonucu A-G dönüşümü

V726A  2177 nükleotitte alanin’in valin ile yer değiştirmesi sonucunda T-C dönüşümü

M680I 2040 G®A

E148Q 442 G®C

M694I 2082 G®A

A:alanin, E:glutamik asit, H:histidin, K:lösin, M:metionin, Q:glutamin, R: arginin, S:serin, T:trionin, V:valin

Genetik

Homozigot M694V mutasyonu; hastalık başlangıcı daha erken, daha sık ve ciddi ataklar, daha yüksek amiloidoz riski, daha fazla eklem tutulumu, daha sık erizipel benzeri eritem ve daha yüksek dozlarda kolşisin gerekliliği gösterir

E148Q mutasyonu en az penetran fenotiptir. Hafif hastalık formu ile birliktedir.

E148Q genel popülasyonda FMF’li hastalara göre hafif daha sıktır.

Etiyopatogenez

AAA atakları nötrofilden zengin serozal inflamasyonla seyreder ve atak sırasında alınan serozal biyopsilerde de yoğun nötrofil inflamasyonu gözlenir.

Etiyopatogenez

SİTOKİNLER: TNF-Alfa:

hipotalamusdaki ateş merkezini uyarır,

IL-1 üretimini arttırırarak vücut ısısını yükseltir,

Nötrofilleri aktive eder,

Endotel hücre yüzeyinde adezyon molekül ekspresyonunu indükleyerek endotel hücrelerine lökosit göçünü arttırır

Çalışmalarda akut atak sırasında TNF-alfa yüksek bulunmuştur.

AAA da KLİNİK

Periton, sinoviyum ve plevra gibi seröz zarların akut inflamasyonu ve ateş yüksekliği ile tipik ve kendini sınırlayan ataklarla seyreden bir hastalıktır.

Ataklar arası sürenin düzensiz oluşu ve atakların önceden belirlenemeyen bir zamanda ortaya çıkması önemli bir özelliktir.

Ataklar bazen sık bazen de seyrek olarak ortaya çıkabilir.

KLİNİK

Değişik ataklarda farklı klinikler ortaya çıkabileceği gibi hep aynı semptomlar da olabilir.

Zorlu egzersiz ve aktivite,

stres,

soğuk ortam,

menstruasyon

gebelik

AAA atağını başlatabilir

KLİNİK

Hastalık ilk kez çocukluk veya genç erişkinlik çağında ortaya çıkar (%90)

40 yaşından sonra ortaya çıkması nadirdir.

E/K oranı=3/2 dir.

KLİNİK

AAA nın iki farlı fenotipi vardır.

fenotip I: sıklıkla çocukluk veya adölesan çağda başlayan peritonit, sinovit veya plöritin kısa süreli febril atakları

fenotip II: Tipik atak öyküsü olmaksızın AA tipi amiloidoz (sekonder amiloidoz) vardır.

KLİNİK

ATEŞ: En sık bulgu. Hafif  bir ateşten 40 dereceye kadar çıkabilir. Hemen  hemen daima vardır ancak ateşsiz de seyredebilir.

KARIN AĞRISI: En tipik bulgu. Nedeni aseptik serözit. Sıklıkla  yüksek ateş ve tüm karına yayılan, birkaç saat içinde şiddetlenen epigastrik ağrı vardır.

FM de akut karını düşünderecek derecede rebound, hassasiyet, barsak seslerinde azalma ve distansiyon vardır.

KLİNİK

Radyografide küçük hava sıvı seviyeleri görülebilir. Genelikle 12-24 saat sonra karın ağrısının şiddeti azalır ve 2-3 gün içinde atak tamamen geçer.

Akut batını düşündürdüğü için çoğu hastaya appendektomi yapılabilir anamnezde bu sorgulanmalıdır.

Atak sırasında cerrahi olarak açılan hastalarda peritonda hiperemi az miktarda da nötrofilden zengin eksuda vardır.

KLİNİK

PLEVRAL ATAK: %20-45 olguda görülür.

Akut başlangıçlı, hızlı rezolüsyonlu ve ne zaman tekrarlayacağı belli değildir.

Göğüs yan ağrısı genelikle tek taraflıdır ateşle birliktedir, inspirasyonla artar.

O tarafda solunum sesleri azalır ve geçici plörezi gelişebilir.

KLİNİK

EKLEM ATAĞI: %50-70 oranında görülür.

Ateşi takiben genellikle alt ekstremitede büyük eklemlerin birinde akut olarak şiddetli ağrı ve efüzyonla başlar.

Artrit atakları özellikle çocuklarda yıllarca tek bulgudur

Diz, ayak bileği ve kalça en sık tutulan eklemlerdir.

Genellikle monoartrit söz konusudur. Sakroiliit (%1-5) görülebilir.

3-5 gün içinde iyileşir bazen 1-4 hafta kadar sürebilir (uzamış artrit).

KLİNİK

ERİZİPEL BENZERİ ERİTEM:

Hastaların %11-25 inde genellikle diz ve ayak bileği arasındaki deri bölgesine lokalize bazen ayak sırtında erizipel benzeri kızarıklık olur.

Ateş ve artrit ile beraber olabilir.

Sıcak,duyarlı, deriden kabarık ve keskin sınırlı bir lezyondur.

Febril Miyalji

Kollar ve bacaklarda şiddetli kas ağrıları görülebilir. Vaskülittir.

Ataktan sonra haftalarca (3 haftadan fazla) sürebilir.

Steroide iyi cevap!

Diğer Klinik Bulgular

En sık nörolojik bulgu; baş ağrısı

Cilt altı nodüller, ürtiker, purpura

Saçlı deride alında el ayak tabanında ödemler

AAA seyri sırasında vaskülit (HSP, PAN ve Behçet hastalığı birlikteliği) görülebilir

Atipik ataklar: orşit, aseptik menenjit, perikadit nadiren görülebilir.

Splenomegali: %40 (Amiloidozlu  vakalarda hemen daima vardır)

Hepatomegali %20,

LAP: %6.

Diğer Klinik Bulgular

En sık rastlanan atak tipleri

*ateş+karın ağrısı+artrit-–%37

Atak süresi

*%50 inde—-1-2 gün

İki atak arası %59’da 1-3 ay

Diğer Klinik Bulgular: AMİLOİDOZ

Özellikle tedavisiz AAA olgularında görülen AA tipi amiloidoz ölümcül bir gelişimdir.

Sefardik yahudiler ve Türklerde sıktır. (T.C.: %8.6-12)

Klinik olarak kendini proteinüri ile gösterir.

Etkin tedavi yapılmazsa ortalama 7 yıl içinde nefrotik sendrom ve son dönem böbrek yetmezliği gelişir.

Amiloidoz tanısı için böbrek, rektum, cilt altı yağ dokusu biyopsileri yapılabilir.

Ailede amiloidoz öyküsü var ve akraba evliliği ile birlikteyse amiloidoz riski 6 kat artar.

Amiloidoz

Düzenli olarak 1.5 mg / gün Kolşisin kullanan bir hastada amiloidoz riski sıfıra yakındır. 1 mg /gün kullanılırsa risk %2 civarındadır.

Amiloidozlu hastalar düzenli kolşisin kullandıkları takdirde proteinürileri gerileyebilir hatta kaybolabilir.

Transplant sonrası da mutlaka kolşisin kullanılmalıdır.

Laboratuar Bulguları

AAA atakları sırasında:

Lökositoz

ESH, CRP

serum amiloid A (SAA)

Fibrinojen

alfa-2 ve beta globulin

Seruloplazmin

Haptoglobin, C3 ve C4 düzeyleri artar.

Anemi (genellikle normokromik veya hipokromik) olabilir

Akut faz yanıtı, amiloidoz gelişmiş hastalarda daha abartılıdır.

Laboratuar

Amiloidozun en erken belirtisi olan proteinüri ve mikroalbüminüri saptanabilir.

Eklem ponksiyonunda sinoviyal sıvı viskositesi azalmıştır, PNL ağırlıklı lökosit vardır ama kültürlerde üreme yoktur.

Atak sırasında peritoneal veya plevral mayi fibrin, protein ve lökositden zengin steril bir eksuda niteliğindedir.

Laboratuar

Radyolojik bulgular nonspesifiktir.

PA AC grafisinde plevral efüzyon,

karın atağı sırasında ADBG de hava sıvı seviyeleri görülebilir.

Tanı

Klinik bulgular

Akut faz yanıtı

Kolşisin tanı testi: Hastalığın kliniğe ve öyküsüne göre kuşkulu olgularda, atak esnasında akut faz reaktanlarına bakılır ve bunlar da hastalık lehine ise 3-6 ay kolşisin test tedavisi uygulanır.

Mutasyon analizi

AAA Tel-Hashomer tanı kriterleri

Majör kriterler

Yineleyen febril peritonit, sinovit yada plörezi atakları

Predispozan bir faktör olmaksızın AA tip amiloidoz saptanması

Sürekli kolşisin tedavisine olumlu yanıt

Minör Kriterler

Yineleyen febril ataklar

Erizipel benzeri eritem

Birinci derecede akrabalarında AAA bulunması

Kesin Tanı: 2 majör yada 1 majör ile 2 minör kriterin bulunmasına göre

Olası Tanı: 1 majör 1 minör kriterin bulunması

 

Bir atak 12 saatden kısa ve 3 günden uzun ise FMF açısından kuşkuyla karşılanmalıdır.

Laboratuar

Klasik olgularda gerekli değil

Mutasyon Taraması(PCR)

FMF şüpheli hasta ve taşıyıcılarda öncelikle 5 mutasyon araştırılmalıdır.

Tanı koydurucu değerleri: %50-70

Heterozigot: %20-40

Mutasyon yok: %10

5 mutasyonun tespit edilemediği durumlarda tüm gen taraması önerilir.

Ayırıcı tanı

Apandisit

Divertikülit

Kolesistit

Piyelonefrit

Pankreatit

Herediter anjioödem

İnflamatuvar bağırsak hastalığı

İrritabl bağırsak sendromu

Peptik hastalık

Abdominal anjina

Renal kolik

Kolelityazis

Akut intermitant porfiria

Bağırsak tıkanması

Ovulasyon

Menstruasyon ağrısı

Endometriozis

Orak hücreli anemi

Behçet hastalığı

Pulmoner embolizm

Septik artrit

Akut eklem romatizması

Kollajen doku hastalığı

AAA ya benzeyen diğer peryodik hastalıklar

Hiperimmünglobulin D sendromu (HIDS): infantil çağda başlayan ateş, karın ağrısı, bulantı, kusma, başağrısı, belirgin servikal lenfadenopati, yaygın makülopapüler döküntü ve artraljiyle seyreden otozomal resesif geçen periyodik bir hastalıktır.

Serumda Ig D-A düzeylerinin yüksek olması, LAP sıklığının AAA den fazla olması, deri biyopsilerinde lökositoklastik vaskülit ve Ig D-C3 birikimin gösterilmesi ile ayırıcı tanı yapılabilir.

İdrarda mevalonik asit artmıştır. Kolşisinden yarar görmezler.

TNF-receptor-associated periodic syndrome (TRAPS):

     Familial Hibernian fever (FHF): Atak süresi > 7 gün, miyaliji, orbital ödem, başlangıç yaşı değişken, TNF antag.  cevap iyi

Familial cold urticaria (FCU)/ Familial cold auto-inflammatory syndrome (FCAS)/ Muckle-Wells syndrome (MWS)/ Chronic infantile neurologic cutaneous and articular syndrome (CINCA)/ Neonatal-onset multi-system inflammatory disease (NOMID)

Periodic fever-aphthous stomatitis- farenjit ve adenopati (PFAPA)

Tedavi

KOLŞİSİN;

-Colchicum dispert veya     Kolsin ,0.5 mg drj

Metafazda mikrotübül sistemini inhibe ederek monosit ve nötrofil kemotaksisini azaltır; lökosit c-AMP düzeyini arttırarak lizozomal degranülasyonu inhibe eder.

Tedavi

Kolşisinin başlangıç dozu:  1mg/gün, gerekirse 1,5-2 mg/güne arttırılabilir.

Hasta ilacı hergün almalıdır.

Ağrı başlamak üzereyken kullanmak pek yararlı olmaz ve amiloidoz riskinden korumaz.

Kolşisin tedavisiyle % 40-50 olguda tam remisyon, %30-40’ da kısmi remisyon (hafif, seyrek atak) olur.             % 5-15 cevap alınmaz

Tedavi

Karın ağrısı ve plevral ataklar kolşisine iyi yanıt verir

Eklem bulguları ise tedaviye dirençlidir.

Kolşisin dozu alınmazsa atak başlayabilir.

Akut atak sırasında kolşisin dışında indometazin gibi NSAİİ lar kullanılabilir. Kolşisin dozunu artırmaya gerek yok…

Steroidler akut atakta etkisizdir, steroide yanıtsızlık ayırıcı tanıda önemlidir

Steroidler; ateş ve şiddetli ağrıyla birlikte uzamış miyalji’de gerekebilir

Kolşisin yan etkileri ve toksisitesi

Genelde güvenli bir ilaçdır.

Pratik olarak rastlanabilecek tek yan etkisi ishal ve barsak irritasyonudur.

Genellikle dozu geçici bir süre azaltarak sorun çözülebilir.

Süt ve süt ürünlerinden kaçınmak bu yan etkiyi seyrekleştirebilir.

Kolşisin yan etkileri ve toksisitesi

Nadir olarak ve yüksek dozlarda alopesi, kemik iliği süpresyonu, periferik nöropati, miyopati, amenore, oligospermi, azospermi, anjionörotik ödem görülebilir.

Amiloidoza bağlı renal transplant sonrası da kolşisin 1.5 mg/gün dozunda kullanılmalıdır.

Renal yetmezliği olan hastalarda hemodializ tercih edilmelidir, peritoneal dializ abdominal atakları artırabilir!

Kolşisin ve gebelik

Kolşisinin gebelik sırasında da kullanılabileceği bildirilmiştir.

Teratojenik olması çok düşük olasılıklıdır. Bu yüzden gebelik sırasında mümkünse ilaç kesilmemeli fakat 2.trimestirde amniosentezle kontrolü önerilmelidir.

Kolşisin anne sütüne düşük konsantrasyonda geçtiğinden dolayı, emzirme güvenli kabul edilmektedir

AMİLOİDOZİS

Normalde çözünür haldeki proteinlerin katlanma bozukluğu neticesinde erimeyen, fibriler protein yapısına dönüşmesi ve dokularda ekstrasellüler birikmesine bağlı olarak, ilgili organlarda fonksiyon bozukluğu ile seyreden bir hastalıktır.

AMİLOİDOZİS

amilum = nişasta; amiloid = nişastaya benzer

Doku ve organlarda;

– Kristal viole ile metakromazik,

– hematoksilen eozin I.M. da pembe renkte boyanan,

– kongo kırmızısı ile polarize mikroskopta elma yeşili rengini alan ve                          ışığı çift kıran,

– hücreler arasında biriken, erimeyen,

– yanlış olarak kodlanmış, anormal fibriler yapıda proteinöz materyal birikimidir.

Amiloid birikimleri Elektron mikroskopi ile fibriler yapı gösterirler

Amiloidin Fiziksel Yapısı

Elektron mikroskopide:  Amiloid birikiminin

– %90: ince ve dallara ayrılmayan, birbirini kesen demetler halinde 70-100 A çapında protein fibrilleri oluşturur (esas boyanma özelliklerinden sorumludur)

%5: Ek olarak non-fibriler pentagonal bir madde, minor komponenttir (P komponenti):

2 pentagonal alt üniteden oluşan protein (serum amiloid p bileşeni, apo E, heparan sülfat…). Fibriler proteinlerin bağlanmasını sağlarlar

– geri kalanı: karbohidrat ve mukopolisakkaritler ile diğer proteinlerden oluşur.

Sınıflandırma

Amiloid birikimi sistemik veya lokal olabilir, subklinik seyredebilir veya değişik klinik belirtilere yol açabilir.

       1- Beraberindeki klinik tablo

2- Anatomik dağılım

3- Amiloidin kimyasal yapısına

dayanılarak yapılır.

Amiloidozis

SINIFLAMA fibrilin major komponentine göre yapılır

Amiloid AL (primer veya myeloma ile birlikte )= Prekürsörü hafif ve ağır zincirler

Amiloid AA (sekonder/FMF)= prekürsörü amiloid A proteini

Amiloid AF (familyal)= prekürsörü transthyretin

Amiloid SSA (senil kardiyak ve senil sistemik)

Amiloid IAA (izole atrial)

Amiloid CAA (serebral amiloid anjiopati)

Diyaliz Amiloidozisi (AH amiloidozisi)= Prekürsörü b2 mikroglobulin

Amiloidozis

1-SİSTEMİK

İdiyopatik-Primer=AL (Amiloid protein Light chain)

MM’a eşlik eden amiloid=AL (Ig hafif zincirleri)

Sekonder=AA

Diyalize eşlik eden (Beta 2 mikroglobülin)

Senil sistemik (Transthyretin)

Heredofamilyal=Çeşitli (transthyretin)

2-LOKALİZE

KLİNİK

Semptom ve bulgular non-spesifiktir.

Tutulan organ ve sisteme göre değişir.

Genellikle altta yatan hastalıkla ilişkili semptomlarla maskelenmiştir.

En sık semptom halsizlik ve kilo kaybıdır.

Amiloid varlığını düşündüren bulgular (primer amiloidde sık)

Nefrotik sendrom-renal yetmezlik

KKY;CMP (restriktif)

Periferik nöropati

Otonom nöropati

KTS

KC  hast.

Makroglossi

Malabsorbsiyon

Ortostatik hipotansiyon

Purpura

Tiroid- hipotiroidi

Tromboemboli

Amiloidozise bağlı romatizmal bulgular

Temporal arterit örneği

RA örneği. Pelvis ve omuz kuşağı genişler  (Apolet omuz)

Polimiyozit örneği: kas infiltrasyonu-kas güçsüzlüğü- psödohipertrofi

Organ tutulumları

Böbrekler

En sık, en ciddi

glomerul, damarlar, peritubular stroma

Nefrotik  sendrom

Dalak

KC

Kalp

AS-amiloid – sol  atrium (ANF granules)

AA –

Barsaklar

Nörolojik tutulum

KTS

Sekonder Amiloidozis ( AA )

Herhangi bir inflamatuar hadiseye bağlı olarak bir akut faz reaktanı olan Serum Amiloid A ( SAA ) proteininin artması sonucu parçalanma ürünü olan AA proteini dokuda fibriler yapıda birikip amiloide yol açar

Sekonder amiloidoza neden olan hastalıkların ortak özellikleri kronik inflamatuar bir bozukluktur.

Nefrotik sendrom ön planda…

Amiloid AA
Sekonder –FMF

Enfeksiyonlar: Tbc, lepra, kronik piyelonefrit, osteomyelit,bronşektazi, kronik abse

Maligniteler: Lenfoma, Renal h. Ca, melanom,

Romatizmal hst..RA, AS, JKA, Behçet hast, Still hast.,PsA

Herediter nedenler: FMF, TNF-reseptor-associated periodic syndrome (TRAPS)

Idiopatik kronik inflamatuar hastalıklar: sarkoidozis, Crohn hastalığı, ülseratif kolit

SAA esas birikir. Akut faz yanıtında > CRP

Lokalize amiloidozis

Heterojen grup

nodüler depozitler – akciğer, larenks, deri, mesane, dil

Spesifik şekilleri:

AE – endokrin tümörler ( tiroid meduller ca-kalsitonin)

AS – senile amiloid (beyin, kalp), ALZHEİMER hst.

İzole atrial amiloid (Atrial natriüretik faktör)

Kronik Diyaliz Amiloidozisi

Hemodiyaliz hastalarında oluşur

Omuz eklemi çevresinde amiloid birikimi ağrı, şişme ve belirginliğe yol açar ki buna “Omuz-yastık sendromu” denir (AL ve Diyalize bağlı B2 amiloidoz için karakteristik)

Beta 2 mikroglobulin artmıştır. Ekleme komşu yumuşak dokularda, karpal tunelde ve iskelet sisteminde birikim var

Kronik artralji ve en sık KTS oluşur

TANI

Amiloidozun tanısı klinik şüpheye ve tutulan organların histolojik incelenmesine dayanır.

Bazı invaziv olmayan testler destekleyici fakat kesin olmayan bilgi sağlamaktadır.

EKO da myokardın benekli görünümü, IVS’da kalınlaşma

MM ‘ da litik kemik lezyonları,

Diyaliz ile ilişkili amiloidozdaki kistik kemik lezyonları gibi

Tanıda Doku biyopsisi önemlidir.

Biyopsi fonksiyonları bozulmuş organlar yada klinik olarak tutulmamış organlardan yapılabilir.

Biyopsi

Karın cildi yağ dokusu

Rektum

Dişeti

Deri

Böbrek

Karpal tünel

KC ve sural sinir

Tutulum yama tarzında olabilir erken dönemde yalancı negatif sonuç olabilir

TANI: Amiloid boyanması

Mikroskopi

metakromazi (kristal violet, gentian violet)

Kongo kırmızısı-  elma yeşili parlak refle,

Biyopsi örneğinde amiloidoz + bulunduğunda, amiloidozun türüne karar verilmelidir.

AL amiloidozu batıda en sık görülen tip olduğu için ilk basamakta klonal plazma hücre diskrazisi için araştırma önerilmektedir.

TEDAVİ

Amiloidozların tedavisi fibril üretiminin sebebine göre çeşitlilik göstermektedir

Amiloidozun tedavisi etkilenen organa ve hastalığın spesifik türüne göre planlanır

AMAÇ: Etkilenen organların desteklenmesi ve fibril prekürsörlerinin azaltılmasına yöneliktir

AL  amiloidoz tedavisi MM tedavisine benzerlik göstermektedir

Tedavi

E vitamini

İnterferon alfa 2b

Kolşisin

İmmünosupressifler

SEKONDER: Altta yatan hastalığı tedavi et.

FMF’e bağlı amiloidozda kolşisin ile tedavi altta yatan hastalığı tedavi eder ve amiloidozu önler.

Sekonder amiloidozun tüm formlarında kolşisin kullanılmaktır

Klorambusil—JRA

Antifibriler ajan: Fibrilex: AA amiloidozu

Diyaliz amiloidozisi: Biyouyumlu, geçirgenliği fazla membran kullanımı, CAPD

Antiagregan veya antikoagülan tedavi

Böbrek transplantasyonu

Fibrilogenezin İnhibisyonu: Fibrilex

Sülfatlanmış GAG zincirleri içeren heparan ve dermatan sülfat amiloidin ana yapı elemanıdır ve amiloidogenez ile alakalı yapısal değişimlerden sorumludur.

GAG analogları ile fibril prekürsör proteinlerini stabilize ederek fibrilogenezi bozmak, tüm amiloidoz tiplerinde umut veren bir tedavi yoludur.

Etiyopatogenez

Etiyoloji tam olarak bilinmemektedir. Hipotezler:

Enfeksiyöz orijin: (özellikle tbc ve bruselloz)

C5a inhibitör protein eksikliği: C5a  inhibitör protein C5a ve proinflamatuar IL-8 i inhibe eder. Bu protein normal koşullarda sinoviyal ve peritoneal fibroblastlarca üretilir.

Etiyopatogenez

Normalde Sinoviyal sıvı ve periton boşluğunda bulunan C5a inhibitör proteini, fizyolojik olarak sinoviyal yada peritoneal boşluğa sızan az miktardaki C5a’ı nötralize ederek inflamasyonu engelleyebilir.

Yapılan çalışmalarda AAA olgularında bu protein düşük bulunmuş

Etiyopatogenez

Lipokortin Yetersizliği: lipokortin, fosfolipidleri araşidonik aside çeviren fosfolipaz A2 enzimini      inhibe eder.

Katekolamin metabolizma bozukluğu:

– NA ile akut atak başlaması

– Atak sonrasında üriner NA atılımının artması

– NA gibi katekolaminlerin depolanma ve salınma biyoritimlerindeki dengesizlik

Etiyopatogenez

AAA otoimmün bir hastalık mıdır? AAA li olgularda var olan bir takım immünolojik anormalliklere karşın, herhangi bir otoantijen saptanamadığı, maternal-fetal transfer yada denek hayvanlarında herhangi bir pasif transfer gösterilemediği için otoimmün bir hastalık olarak kabul edilmez.

Otoinflamatuar Hastalıklar

Görünür bir neden olmadan (otoimmün, enfeksiyöz…) tekrarlayan inflamasyon atakları

Hastalığa neden olan otoantikor veya otoreaktif T hücrelerinin gösterilememiş olması

Otoinflamatuar Hastalıklar

Herediter periyodik ateş sendromları

Tekrarlayan ataklar:

Ateş

Belirli lokalizasyonlarda

kendiliğinden düzelen

inflamasyon

Monogenik hastalıklar

Etnik tercih

Otoinflamatuar Hastalıklar

Otozomal resesif

Ailevi Akdeniz ateşi

Hiper-IgD ve periyodik ateş sendromu

Otozomal dominant

TNF reseptörü ile ilişkili periyodik sendrom

Muckle-Wells sendromu

Ailevi soğuk ürtikeri sendromu

Neonatal başlangıçlı multisistem inflammatuar hastalık (NOMID ya da CINCA)

Blau sendromu

PFAPA sendromu

Bir Cevap Yazın