Enzimler

Dosyayı isterseniz görüntüleyebilir isterseniz indirebilirsiniz.


GoogleDocs üzerinden indirmek için : İndir –Açılan sayfadan indirebilirsiniz–

Önizleme ;

 

ENZİMLER
  1. Enzim nedir?
Bir kimyasal reaksiyonun hızını artıran ve katalizlediği reaksiyon sırasında tüketilmeyen
  protein katalizördür.
  Ancak;
  Bazı RNA tipleri, özellikle fosfodiester bağlarının yıkımı ve sentezi sırasında enzimler gibi davranabilirler;
  bu katalitik aktiviteye sahip RNA’lara ribozim denir.
Vücuttaki tüm reaksiyonlar enzimler tarafından yürütülür
                     ve
bütün metabolik olaylar enzimler tarafından yönlendirilir.
  1. İSİMLENDİRME
  Her enzime iki isim verilmiştir.
Birincisi :
  Günlük kullanım için olan, kısa, önerilen isimdir.
İkincisi :
  Enzimin detaylı olarak tanımlanması gerektiğinde kullanılan, daha kapsamlı, sistematik isimdir.
  1. Önerilen isim :
   En sık kullanılan enzim isimlerinde reaksiyonun substratına göre,
Örneğin;
             – Glukoz   —–   Glukozidaz
             – Üre       —–    Üreaz
             – Sükroz   —–   Sükraz
             – Lipid      —–  Lipaz
             – Protein   —–  Proteaz
-az eki eklenmiştir.
Yada,
  Yapılan işin tanımına göre,
Örneğin;
            – Laktat dehidrogenaz
            – Adenilat siklaz,
            – DNA polimeraz
-az eki eklenmiştir.
Not:
  Bazı enzimler ise,
   ilgili enzimatik reaksiyon hakkında hiçbir ipucu vermeyen orijinal sıradan isimlerini korurlar
Örneğin;
                 – Tripsin
                 – Pepsin
                 – Kimotripsin
                 – Pityalin
  1. Sistematik isim :
   Uluslararası Biyokimya ve Moleküler Biyoloji Birliği (IUBMB) tarafından  enzimler 6 ana gruba ayrılmıştır. Her bir grubun 4 – 13 arasında değişen alt sınıfı bulunur.
 “Az” eki katalizlenen kimyasal reaksiyonun oldukça kapsamlı tanımına eklenmiştir.
Örneğin;
   D-gliseraldehid 3-fosfat: NAD oksidoredüktaz.
  IUBMB’nin isimleri net ve bilgi vericidir fakat, genel kullanım için oldukça zordur.
– Her enzime 4 sayı ile belirlenen bir kod numarası verilmiştir.
  1. Sayı : Tepkimenin tipini (Ana grubunu)
  2. Sayı : Vericinin etkilediği grubu
  3. Sayı : Alıcı olarak yararlanılan grubu
  4. Sayı : Adlandırılan enzimi (enzimin sıra numarasını) belirlemektedir.
Örnek;
 EC:(2.7.1.1)
(2) transferaz türü tepkimeyi
(7) fosfat transferini
(1) fosfat alıcısının bir alkol olduğu
(1) ATP den  glukozun 6. karbonuna fosfat transferini yapan enzimi, ATP-hekzos-6-fosfotransferazı (hekzokinazı) tanımlamaktadır.
(EC = enzim komisyonu)
III. ENZİMLERİN ÖZELLİKLERİ
  1. Aktif bölgeler
Enzimlerde aktif bölge denilen özel bir cep yada yuva bulunur.
Aktif bölge substrata komplementer olan üç-boyutlu bir yüzey oluşturan amino asit yan zincirleri içerir.
Aktif bölge substratı bağlayarak enzim-substrat (ES) kompleksi meydana getirir.
ES kompleksi, sonradan enzim ve ürüne parçalanan
  enzim-ürün (EP) kompleksine dönüşür.
  1. Katalitik etkinlik
Enzimle katalizlenen reaksiyonların çoğu katalizlenmeyen reaksiyonlara göre
   103 – 1014 kat daha hızlıdır.
Tipik olarak, her enzim saniyede 100 – 1000 substratı ürüne çevirme yeteneğine sahiptir.
Birim zamanda enzim başına düşen ürüne çevrilmiş substrat molekülü sayısına “turnover sayısı” denir.
  1. Spesifiklik
Enzimler oldukça spesifiktir.
Bir veya birkaç belirli substratla etkileşir ve sadece tek tip kimyasal reaksiyon katalizler.
  1. Kofaktörler
Kofaktör enzimatik reaksiyon için gereklidir. (Basit enzimler hariç)
Holoenzim : Enzim + Kofaktör
Apoenzim, holoenzimin protein kısmını ifade eder.
Uygun kofaktör yoksa, apoenzim biyolojik aktivite gösteremez.
Prostetik grup enzimden ayrılmayan sıkıca bağlı bir koenzimdir
  Örnek; Karboksilaz’ın biyotini
KOENZİM     TRANSVER EDİLEN GRUP   BESİNSEL ÖNCÜLÜ
Biositin      CO2(yağ asi.sen)               Biyotin
CoA                               Açil grupları                Pantotenik asit (Vit B5)
FAD, FMN                         Elektron                     Riboflavin (Vit B2)
NAD, NADP                  Hidrit iyonu (:H-)    Nikotinik asit (Niasin,Vit B3)
Pridoksal Fosfat                 Amino grup                Pridoksin (Vit B6)
Tetrahidro Folat (THF)        Tek C’lu grup                Folat (folik asit)
Tiyamin pirofosfat (TPP)         Aldehit                     Tiyamin (Vit B1)
Lipoat                               ê, ve açil grup              diyette şart değil
5’-deoksi kobalamin            H , alkil grup                     Vit B12
  1. Düzenleme
Enzim aktivitesi düzenlenebilir, yani enzimler hücrenin ihtiyacını karşılayacak şekilde aktive veya inhibe edilebilirler.
  1. Hücre içindeki konumları
Birçok enzim hücre içindeki spesifik organellerde yerleşmiştir.
Bu durum;
   Reaksiyonun substrat veya ürününü diğer yarışan reaksiyonlardan izole eder, reaksiyon için uygun ortamı sağlar ve hücredeki binlerce enzimi amaca uygun olarak organize eder.
  1. ENZİMLER NASIL ÇALIŞIR?
Enzimlerin etki mekanizmasına iki farklı şekilde bakılabilir.
1- Reaksiyon sırasında meydana gelen enerji değişimi açısından; enzimler katalizlenmemiş reaksiyondan farklı olarak enerji açısından tercih edilen alternatif bir reaksiyon yolu sağlarlar.
2- Aktif bölgenin kimyasal olarak katalizi nasıl hazırladığı
  1. Reaksiyon sırasında meydana gelen enerji değişimleri
Yüksek aktivasyon enerjisinden  dolayı katalizlenmeyen reaksiyonların hızları genellikle yavaştır.
Serbest aktivasyon enerjisi düşürse, daha fazla molekül geçiş durumunu aşmaya yeterli enerjiye sahip olur ve böylece reaksiyonun hızı artar.
Enzimler daha düşük bir serbest aktivasyon enerjisi olan alternatif bir reaksiyon yolu sağlayarak reaksiyonun daha hızlı yürümesini sağlar.
Enzim; substrat ve ürünün serbest enerjisini değiştirmediği için reaksiyonun dengesini değiştirmez.
  1. Aktif bölgenin kimyası:
Aktif bölge substratın bağlanacağı basit bir yuva değildir, substratın ürüne dönüşümünü hızlandıracak birçok mekanizmayı yürüten kompleks bir moleküler mekanizmadır.
Örneğin;
     1- Enzim substratı geçiş durumunda stabilize ederek, ürüne dönüşebilecek reaktif ara ürün konsantrasyonunu büyük miktarda arttırır ve böylece reaksiyonu hızlandırır.
     2- Aktif bölge geçiş durumunun oluşumunu sağlayan katalitik gruplar içerir.
   3- Substratın ürüne enzim katalizli dönüşü koopere olmayan bir bebeğin kazağını çıkarmaya benzer.
   İşlemin yüksek bir aktivasyon enerjisi vardır, çünkü giysinin (yırtılmadan) çıkarılması için tek uygun strateji bebeğin gelişigüzel hareketleri sırasında her iki kolunun da başının üzerinde tamamen uzanmış olarak kalmasıdır ki bu sıra dışı bir pozisyondur. Ancak, önce bebekle temasa geçen (ES oluşturan) ve sonra bebeğin kollarını ES geçiş durumuna eşdeğer, dikey olarak uzanmış hale getirmek için ona yardımcı olan, enzim gibi davranan bir anne gibi düşünebiliriz. Bebeğin bu postürü (konformas-yonu) kazağın çıkartılmasını hızlandırarak bu örnekte ürün olan soyunmuş bebeğin oluşumunu sağlar.
  1. REAKSİYONUN HIZINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Hız nedir ?
     Birim zamanda ürüne çevrilen substrat molekül sayısıdır.
     Genellikle dakikada oluşan µmol ürün olarak ifade edilir.
  1. Substrat konsantrasyonu
     Enzim-katalizli bir reaksiyonun hızı maksimum hıza (Vmax) ulaşıncaya kadar substrat konsantrasyonuyla artar.
     Reaksiyon hızının dengeye ulaşması bütün enzimlerin substrat bağladığını gösterir.
Enzim kinetikleri eğrisinin hiperbolik şekli: Enzimlerin çoğu Michaelis-Menten kinetiği gösterir ve reaksiyonun hızının (Vo) substrat konsantrasyonuna [S] karşı çiziminde (miyoglobin oksijen ayrışma eğrisine benzer) bir hiperbolik şekil meydana gelir.
   Buna karşılık allosterik enzimler genellikle (hemoglobin oksijen ayrışma eğrisine benzeyen) sigmoidal bir eğri gösterirler.
  1. Isı
Hızın ısıyla artışı: Reaksiyonun hızı maksimum hıza erişinceye kadar ısıyla artar
Hızın ısıyla azalması: Isının daha da artırılması sonucunda enzimin ısıyla denatürasyonuna bağlı olarak reaksiyon hızında bir azalma meydana gelir.
  1. pH
Optimum pH her enzim için farklıdır: Maksimum enzim aktivitesinin eriştiği pH enzimlere göre değişir ve genellikle enzimin vücutta fonksiyon gösterdiği [H+]’nu yansıtır.
Örneğin; midedeki bir sindirim enzimi olan pepsin pH 2’de maksimum aktivite gösterirken, nötral pH’da çalışmak üzere tasarlanmış diğer enzimler böyle bir asidik ortamda denatüre olurlar.
  1. MICHAELIS-MENTEN DENKLEMİ
Michaelis-Menten denklemi reaksiyon hızının substrat konsantrasyonuyla nasıl değiştiğini göstermektedir.
                      Vmax [S]
             Vo = —————
                      Km + [S]
Vo = ilk hız
Vmax = maksimum hız
Km = Micheales sabiti
[S] = substrat konsantrasyonu
Michaelis-Menten hız denklemi kurulurken aşağıdaki varsayımlar kabul edilmiştir:
1- E ve S‘ın göreceli konsantrasyonları:
   Substrat konsantrasyonu [S], enzim konsantrasyonundan [E], çok daha fazladır, böylece herhangi bir zamanda enzim tarafından bağlanan substrat miktarı küçüktür.
2- Denge durumu varsayımı:
   [ES] zamanla değişmez (denge-denge varsayımı), yani ES oluşum hızı, ES yıkılım hızına (E+S ve E+P) eşittir. Genel bir kural olarak, bir reaksiyon serisindeki bir ara ürünün sentez hızı, yıkım hızına eşitse bu ara ürünün denge durumunda olduğu söylenir.
3- ilk hız:
    Enzim reaksiyonu analizlerinde sadece ilk hızlar kullanılır, yani, reaksiyonun hızı enzim ve substrat karıştırılır karıştırılmaz ölçülür. Bu esnada ürün konsantrasyonu küçüktür ve bu yüzden P’den S’ye geri dönen reaksiyon hızı ihmal edilebilir.
Michaelis-Menten kinetiği hakkında önemli sonuçlar :
1- Km’in özellikleri:
Km (Michaelis sabiti) bir enzime ve belli bir substrata özeldir ve o enzimin söz konusu substrata olan ilgisini yansıtır.
Km sayısal olarak, reaksiyon hızının 1/2 Vmax’a eşit olduğu sıradaki substrat konsantrasyonudur.
Km enzim konsantrasyonuyla değişmez.
  1. Küçük Km: Sayısal olarak küçük (düşük) Km enzimin substrata ilgisinin yüksek olduğunu gösterir. Çünkü, enzimi yarı yarıya doyurmak, yani, 1/2 Vmax hızına erişmek için, düşük konsantrasyonda substrat yeterli olmaktadır.
  2. Büyük Km: Sayısal olarak büyük (yüksek) Km enzimin substrata ilgisinin az olduğunu gösterir. Çünkü, enzimi yarı yarıya doyurmak için yüksek konsantrasyonda substrat gerekmektedir.
2- Hız ile enzim konsantrasyonu arasındaki ilişki:
    Bütün substrat konsantrasyonlarında reaksiyon hızı enzim konsantrasyonuyla doğru orantılıdır.
    Örneğin; enzim konsantrasyonu yarıya indirildiğinde reaksiyonun hızı (Vo) orjinalin yarısına düşer.
3- Reaksiyonun basamağı:
[S], Km’den çok küçükse, reaksiyonun hızı substrat konsantrasyonuyla kabaca orantılıdır. Bu durumda reaksiyon hızını substrata göre birinci basamak olduğu söylenir.
[S], Km’den çok büyükse, hız sabit ve Vmax’a eşittir. Bu durumda reaksiyon hızı substrat konsantrasyonundan bağımsızdır ve substrata göre sıfırıncı basamak olduğu söylenir.
Linevveaver-Burke grafiği:
   Reaksiyon hızı (Vo), substrat konsantrasyonuna ([S]) karşı çizilecek olursa hiperbolik eğrinin yüksek substrat konsantrasyonlarında yukarı doğru hafif eğimi nedeniyle, Vmax’a ne zaman erişildiğini saptamak her zaman mümkün olmayabilir. Ancak, eğer 1/Vo, 1/[S]’ye karşı çizilecek olursa düz bir çizgi elde edilir. Bu grafiğe Linevveaver-Burke grafiği denir (aynı zamanda double reciprocal grafiği de denir).
Hem Km ve Vmax hesaplanmasında hem de enzim inhibitörlerinin etki mekanizmalarının saptanmasında kullanılır.
VII. ENZİM AKTİVİTESİNİN İNHİBİSYONU
Enzimle katalizlenen bir reaksiyonun hızını azaltan herhangi bir maddeye inhibitör denir.
Geri dönüşümlü inhibitörler enzimlerle kovalent olmayan bağlarla bağlanırlar. Enzim-inhibitör kompleksinin seyreltilmesi geri dönüşümlü bağlanan inhibitörün çözülmesiyle ve enzim aktivitesini yeniden kazanmasıyla sonuçlanır.
Enzim-inhibitör kompleksinin seyreltilmesine rağmen inhibe olan enzim, aktivitesini kazanamazsa, geri dönüşümsüz inhibisyon meydana gelir.
İNHİBİSYON TİPLERİ
  1. Yarışmalı (Kompetetif) inhibisyon
İnhibitör normalde substratın bağlanması gereken yere geri dönüşümlü olarak bağlanır ve böylece substratla o bölge için yarışır.
Vmax değişmez
Km artar
Yarışmalı bir inhibitörün etkisi [S] artırılarak ortadan kaldırılabilir. Yeterli derecede yüksek bir substrat konsantrasyonunda reaksiyon hızı inhibitör olmadan gözlenen Vmax değerine ulaşır.
Yarışmalı bir inhibitör belli bir substrat için belirlenmiş Km’i yükseltir. Bu, yarışmalı bir inhibitör varlığında 1/2 Vmax’a erişmek için daha fazla substrat gerekeceği anlamına gelir.
Yarışmalı inhibisyona örnek :
Anti-hiperlipidemik ilaçlardan statin grubu kolesterol sentezindeki ilk basamağı yarışmalı olarak inhibe ederler.
      – Lovastatin
      – Atorvastatin
      – Simvastatin
Bu mekanizmalarla
   de nova kolesterol sentezini inhibe ederler ve sonuçta plazma kolesterol düzeyini düşürürler.
  1. Yarışmasız (Nonkompetetif) inhibisyon
İnhibitör ve substrat enzimin farklı bölgelerine bağlanır.
Yarışmasız inhibitör ya serbest enzime ya da ES kompleksine bağlanarak reaksiyonun yürümesine engel olur.
Vmax azalır
Km değişmez
Yarışmasız inhibisyon substrat konsantrasyonu artırılarak engellenemez. Bu yüzden, yarışmasız inhibitörler reaksiyonun Vmax’ını azaltırlar.
Yarışmasız inhibitörler substratın enzime bağlanmasını etkilemez. Bu yüzden, enzim yarışmasız inhibitör varlığında veya yokluğunda aynı Km’i gösterir.
Yarışmasız inhibitörlere örnekler:
Örneğin;
     Kurşun ———- ferroketalaz  İnsektisidler ———- asetilkolinesteraz
     Bunlar enzimin spesifik gruplarıyla kovalent bağlar oluşturarak etki gösterir (geri dönüşümsüz).
  1. Yarışmayan (Unkompetetif) inhibisyon
Vmax azalır
Km azalır
   İlaç olarak enzim inhibitörleri
En sık kullanılan on ilacın en az yarısı enzim inhibitörü gibi davranır.
Örneğin;
   Penisilinler : Bakteri duvarı sentezine ait bir veya daha fazla enzimi inhibe ederek etki ederler.
   Anjiyotensin-converting enzim inhibitörleri (ACE) (Captopril, enapril ve lisinopril) : Anjiyotensin l’i vazokonstriktör etkili anjiyotensin II’ye dönüştüren enzimi bloke ederek vazodilatasyona neden olurlar ve sonuçta kan basıncını düşürürler.
VIII. ENZİM AKTİVİTESİNİN DÜZENLENMESİ
Organizmanın sayısız metabolik işlevinin kontrol edilmesi için enzimlerin reaksiyon hızlarının düzenlenmesi şarttır.
Bir çok substratın intrasellüler düzeyi Km civarında olduğu için, çoğu enzimin hızı substrat konsantrasyonundaki değişikliklere cevap verir. Bu yüzden, substrat konsantrasyonundaki bir artış reaksiyon hızında bir artışa neden olur ve bu da substrat konsantrasyonunu normale çevirmeye çalışır.
Ayrıca özelleşmiş düzenleyici fonksiyonları olan bazı enzimler allosterik efektörlere veya kovalent modifikasyonlara cevap verir veya fizyolojik şartlar değiştirildiğinde enzim sentez hızlarında değişimler gözlenir.
  1. Allosterik bağlanma bölgeleri
Allosterik enzimler aktif bölgeleri dışında bir yere nonkovalent olarak bağlanan efektör adlı (modülatör de denir) moleküller tarafından düzenlenirler.
Allosterik efektörler enzimin substrata olan ilgisini (yani Km’i) değiştirebilir veya enzimin maksimal katalitik aktivitesini (yani Vmax’ı) değiştirebilir veya her ikisini birlikte yapabilir.
Negatif efektörler enzim aktivitesini inhibe eder.
Pozitif efektörler enzim aktivitesini artırır.
Allosterik enzimler genellikle multipl alt birimler içerir ve sıklıkla metabolik yolun başlarındaki bir anahtar basamağı katalizlerler.
  1. Homotropik efektörler:
     Substrat kendisi bir efektör görevi yapıyorsa, bu etkiye homotropik etki denir.
Genellikle allosterik bir substrat pozitif bir efektör olarak fonksiyon gösterir. Bu durumda enzimin bir bölgesinde bir substrat molekülünün varlığı diğer substrat bağlayıcı bölgelerin katalitik özellikleri uyarır, yani bu bölgeler kooperativite gösterirler.
Bu enzimler sigmoidal bir eğri (hemoglobin gibi) gösterirler. Bu daha önce bahsedilen Michaelis-Menten kinetiğine uyan enzimlerin hiperbolik özelliği ile çelişmektedir.
  1. Heterotropik efektörler:
   Efektör substrattan farklı olabilir, bu durumda etkinin heterotropik olduğu söylenir.
Örnek;
   Feedback inhibisyon
   A’yı B’ye dönüştüren enzim son ürün E’yi bağlayan bir allosterik yere sahiptir. E’nin konsantrasyonu artarsa (sentezlendiği kadar hızlı tüketilmediği için) metabolik yoldaki ilk enzimi inhibe eder. Feed­back inhibisyon substrat moleküllerinin bir reaksiyonlar serisi boyunca akışı ile hücrenin metabolik yolun ürününe olan ihtiyacını koordine eder.
  1. Enzimlerin kovalent modifikasyonla düzenlenmesi
Birçok enzim kovalent modifikasyonla sıklıkla enzimin belirli serin, treonin veya trozin kalıntılarına fosfat gruplarının eklenmesi veya ayrılmasıyla düzenlenir. Protein fosforilasyonu hücresel işlevlerin kontrolündeki belli başlı yollardan biri olarak bilinir.
Fosforilasyon ve defosforilasyon: Fosforilasyon reaksiyonları fosfat vericisi olarak ATP kullanan, protein kinaz adı verilen bir enzim ailesi tarafından katalizlenir. Fosforillenen enzimlerden fosfat grupları fosfoprotein fosfatazların etkisi ile kopartılır.
Enzimin fosforilasyona cevabı: Enzimin türüne göre, fosforillenmiş şekli enzimin fosforillenmemiş şekline göre daha fazla veya daha az aktif olabilir. Örnek;
 glikojen fosforilazın (glikojeni yıkan enzim) fosforillenmesi aktivitesini artırırken,
glikojen sentaza (glikojen sentezleyen enzim) fosfat eklenmesi aktivitesini azaltır.
  1. Enzim sentezinin indüklenmesi ve baskılanması
Hücrelerde varolan enzim miktarı, enzim sentez hızları değiştirilerek de düzenlenebilir.
Sentezleriyle düzenlenen enzimler genellikle gelişimde sadece bir basamakta kullanılan veya belirli fizyolojik şartlarda gereksinim duyulan enzimlerdir.
   Örneğin;
   Yüksek kan şekeri düzeylerine bağlı olarak artan insülin miktarları glukoz metabolizmasındaki anahtar enzimlerin sentezinde bir artışa neden olur.
Buna karşılık, sürekli olarak kullanılan enzimler genellikle enzim sentez hızının değiştirilmesiyle düzenlenmezler.
Enzim düzeylerindeki protein sentezinin indüksiyonu veya baskılanmasına bağlı değişiklikler, saniyeler veya dakikalar içinde gelişen aktivitedeki allosterik değişikliklere göre daha yavaştır (saatler veya günler).
  1. KLİNİK TANIDA ENZİMLER
   Plazma enzimleri iki ana grupta sınıflanabilir.
  1. Plazmaya belirli organlar tarafından aktif olarak salgılanan küçük bir grup enzimdir. Örneğin, karaciğer kan pıhtılaşmasıyla ilgili enzimlerin zimojenlerini (inaktif öncülleri) salgılar.
  2. Normal hücre turn over’ı sırasında hücrelerden salgılanan çok sayıda enzim türüdür. Bu enzimler normalde intrasellülerdir ve plazmada herhangi bir fizyolojik fonksiyonları yoktur. Sağlıklı kişilerde bu enzimlerin düzeyleri oldukça sabittir ve hücrelerden plazmaya salgılanmalarıyla plazmadan uzaklaştırılmaları eşit hızda olduğu için bir denge halindedir.
Plazmadaki enzim aktivitesindeki artış hücre hasarıyla birlikte intraselüler enzimlerin salınmasındaki bir artışı gösterir.
  1. Hastalık durumlarında plazma enzim düzeylerindeki değişimler
Hücre hasarına neden olan birçok hastalık intrasellüler enzimlerin plazmaya salınmasında bir artışa neden olur.
Bu enzimlerin çoğunun aktivitesi, kalp, karaciğer, iskelet kası ve diğer dokuların hastalıklarının tanısı için rutin olarak araştırılır.
Plazmadaki özgül enzim aktivitesinin düzeyi sıklıkla doku hasarının miktarıyla koreledir.
Bu nedenle, plazmada belli bir enzimin aktivitesindeki artışın derecesi hastanın prognozunu değerlendirmek için yararlı olur.
  1. Tanı aracı olarak plazma enzimleri
Bazı enzimler sadece bir veya birkaç dokuda yüksek aktivite gösterir. Bu nedenle bu enzimlerin düzeylerinin plazmada artması ilgili dokulardaki hasarı yansıtır.
    Örnek;
Alanin aminotransferaz (ALT), karaciğerde yoğundur. Plazmada ALT‘nin yükselmesi karaciğerde hasar olabileceğine işaret eder.
Geniş hücre dağılımı olan enzimlerin plazma düzeylerindeki artış hücre hasarının yeri hakkında daha az bilgi sağlar. Doku spesifikliği olmadığı için birçok plazma enziminin tanı değeri sınırlı kalır.
  1. İzoenzimler ve kalp hastalıkları
İzoenzimler (izozimler) aynı reaksiyonu katalizleyen ancak, amino asit dizelerindeki genetik farklılıklar nedeniyle farklı fiziksel özellikler gösteren enzimlerdir. Bu nedenle, izoenzimler farklı miktarda yüklü amino asit içerebilirler ve elektroforezle birbirinden ayrılabilirler.
Farklı organlar genellikle farklı izoenzimleri belli oranlarda içerirler. Bu nedenle izoenzimler doku hasarının yerini belirlemede yol göstericidir.
    Örnek;
Kreatin kinazın (CK) plazma düzeyleri sıklıkla miyokard infarktüsünün tanısında kullanılır.
Klinik tanıda kullanılan bazı serum enzimleri
Transaminazlar (ALT ve AST)
Laktat dehidrogenaz (LDH)
Kreatin kinaz (CK)
Kreatin kinaz MB (CK-MB)
Fosfatazlar (ALP ve ACP)
Amilaz
Lipaz
Gama glutamiltransferaz (GGT)
Aldolaz
5¢-Nükleotidaz (5¢-NT)
Lösin aminopeptidaz (LAP)
Psödokolinesteraz (ChE)
Glukoz-6-fosfat dehidrojenaz (G-6-PD)
Kalp hastalıklarının tanısında kullanılan enzimler :
CK
CK-MB
AST
LDH
Karaciğer hastalıklarının tanısında kullanılan enzimler
Transaminazlar (ALT, AST)
LDH
GGT
ALP
5¢-NT
LAP
Kas hastalıklarının tanısında kullanılan enzimler
CK
LDH
Aldolaz
AST
Kemik hastalıklarının tanısında kullanılan enzimler
ALP
ACP
Osteoblastik aktivite artışı ile karakterize kemik hastalıklarında ALP yükselir
Osteoklastik kemik hastalıklarında ALP yanında ACP da yükselir
Pankreas hastalıklarının tanısında kullanılan enzimler
 a-Amilaz
 Lipaz
Malignitelerin tanısında kullanılan enzimler
Organ spesifik enzimler
ACP
ALP
GGT
5¢-NT
LAP
a-amilaz
Lipaz
Organ spesifik olmayan enzimler
LDH
Aldolaz
Fosfoheksoz izomeraz
Genetik hastalıkların tanısında kullanılan enzimler
Fenilalanin hidroksilaz,
Galaktoz-1-fosfat üridiltransferaz,
Glukoz-6-fosfataz
                           gibi birçok enzim
Temel Kaynak
   Lippincott’s Illustrated Reviews Serisinden Biyokimya

Bir Cevap Yazın