Epitel Doku Histolojisi

Dosyayı isterseniz görüntüleyebilir isterseniz indirebilirsiniz.


GoogleDocs üzerinden indirmek için : İndir [açılan sayfada klavyeden ctrl+S yapmanız yeterli]

Önizleme ;

 

EPİTEL DOKUSU
Epitel dokusu hücrelerden oluşan damarsız bir dokudur;
Dış vücut yüzeylerini çevreler,
İnternal vücut boşluklarını (periton boşluğu, plevra boşluğu gibi) çevreler,
Sindirim sistemi, solunum sistemi, genitoüriner sistem deki boşluklu yapıları çevreler.
Bezlerin salgı bölümünü oluşturur (karaciğer, pankreas gibi).
Ayrıca spesifik epitelial hücreler spesifik duyular için reseptör olarak fonksiyon görürler (koku, tat, işitme ve görme duyuları için)
Epitel dokusunu oluşturan hücreler hücreler-arası bağlantı kompleksleri ile birbirlerine bağlanırlar.
Hücreler morfolojik üç yüzeye sahiptirler; apikal yüzey (serbest yüzey), lateral yüzey ve bazal yüzey olmak üzere.
Bazal yüzey bazal membrana tutunur.
Fakat bazı spesifik lokalizasyonlarda epitel hücreleri serbest bir yüzey içermezler. Bu epitelial hücreler ‘epiteloid doku’ olarak isimlendirilirler.
Epiteloid organizasyon pek çok endokrin bezde tipik olarak görülür.
Örneğin, pankreastaki Langerhans hücreleri, adrenal bez parankim hücreleri, hipofiz bezi ön lobu hücreleri gibi.
Epitel dokunun sınıflandırılması:
Vücut yüzeylerini çevreleyen, salgı özelliği olmayan sadece sınırlayıcı özelliği olan epitel ‘örtü epiteli’ olarak isimlendirilir (Derinin epidermisi).
Salgı özelliği olan epitel ise ‘bez epiteli’ olarak isimlendirilir.
Epitel dokusu yapısal olarak hücre tabakalarının sayısına ve yüzeydeki hücrelerin şekline göre sınıflandırılır. Hücre tabakalarının sayısına göre;
Basit epitel: Tek hücre tabakası kalınlığındadır.
Çok katlı epitel: İki veya daha fazla hücre tabakası içerir.
  Epiteli oluşturan hücre şekilleri ise;
Yassı hücreler
Kübik hücreler
Silindirik ya da prizmatik hücrelerdir.
ÇEŞİTLİ EPİTEL TİPLERİNE ÖRNEKLER
Böylece basit yassı epitel: vasküler endotel, Bowman kapsülünün parietal yaprağı
Basit prizmatik: mide, ince barsak, kolonu,
Çok katlı yassı epitel: özofagusu, derinin epidermisini,
Çok katlı kübik: ter bezlerinin kanalları,
Çok katlı prizmatik epitel : ekzokrin bezlerin en büyük kanalları,
Yalancı çok katlı prizmatik epitel : trakeayı, bronşları,
Transizyonel epitel : mesane ve uretra örnek olarak verilebilir.
KLİNİK BAĞLANTI
Bazı patolojik durumlarda bir epitel tipi başka bir epitel tipine dönüşebilir. Bu olay ‘metaplazi’ olarak isimlendirilir.
Örneğin, sigara içen bireylerde bronşların silyalı yalancı çok katlı epiteli ; çok katlı yassı epitel şekline dönüşür.
Epitelial hücrelerden köken alan hücreler; benign (iyi huylu) veya malign (kötü huylu) olabilir.
Epitelial hücrelerden köken alan malign tümörler ‘karsinoma’ olarak isimlendirilir.
Bez epitelinden köken alanlar ise genellikle ‘adenokarsinoma’ olarak isimlendirilir.
Çok katlı yassı epitelde;
Bazal membran üzerindeki hücreler kübik veya prizmatik şekildedir.
Diğer tabakalarda gittikçe hücrelerin boyutları azalır. En üst sıradaki hücreler ise yassı hücrelerdir.
Ve isimlendirme en üst sıraya göre yapıldığı için ‘çok katlı yassı epitel’ olarak isimlendirilir.
Yalancı çok katlı prizmatik epitelde ;
Bütün hücreler bazal membran üzerinde yerleşmiştir fakat bazı hücrelerin boyutları kısadır ve apikale yani epitel yüzeyine ulaşamazlar.
Bundan dolayı çekirdekler farklı sıralarda gözlenir. Dolayısıyla çekirdeklerin farklı düzlemlerde gözlenmesi epitele yalancı bir çok katlı görünüm verir.
Transizyonel epitelde ;
En üst sıradaki hücrelerin apikal yüzleri kubbe şeklindedir ve bu hücrelerin boyutları organın dolu veya boş olmasına göre değişir.
Ayrıca bu hücreler birden fazla çekirdek içerebilirler.
Endotel ;
Vasküler sistemi çevreleyen tek katlı yassı epiteldir.
Mezotel;
Abdominal boşluk, perikardial boşluk, plevral boşluk gibi vücut kavitelerini çevreleyen tek katlı yassı epiteldir.
BÖBREK- GLOMERUL
DERİ
ÖZOFAGUS
ÖZOFAGUS
KERATİNİZE ÇOK KATLI YASSI EPİTEL
ÖZOFAGUS-KARDİA GEÇİŞ
BÖBREK MEDULLA
BÖBREK MEDULLA- TOPLAYICI KANALLAR
BÖBREK MEDULLA- TOPLAYICI KANALLAR
İNCE BARSAK – VİLLUS
MESANE
Epitelin fonksiyonları;
Sekresyon: Örn, gastrik bezler ve intestinal bezlerin epiteli sekresyon yaparlar.
Absorpsiyon; intestinal bezlerin epiteli ve böbrekteki proksimal kıvrımlı tubüllerin epiteli absorpsiyon yaparlar.
  1. Transport: Silyalı epitel hücreleri transport yaparlar (Örn.trakea epiteli).
  2. Savunma: Örn. Derinin çok katlı yassı epiteli savunmada fonksiyon görür.
  3. Reseptör: Örn. Nazal mukozanın olfaktör epiteli, gözdeki retina reseptör fonksiyonu yapan hücreler içerirler.
BEZLER
Bezler sekresyonlarını nasıl salgıladıklarına göre iki grupta incelenirler;
Ekzokrin bezler: Salgılarını yüzeye kanallar aracılığıyla iletirler. (Luminal yüzey veya dış yüzey olabilir).
Endokrin bezler: Kanal sistemi içermezler. Salgılarını  kan dolaşımına iletirler.
  Bazı epitel hücreleri ise kan dolaşımına ulaşmayan bir ürün sekrete ederler. Bu ürün aynı epitel içindeki komşu hücreleri etkiler. Bu tarz salgılamaya ise parakrin salgılama denir.
Ekzokrin bezlerde salgılama tipleri:
Merokrin sekresyon:
Salgı ürünü membranla sınırlı veziküller şeklinde hücrenin apikal yüzeyine ulaştırılır.
Burada vezikül plazma membranı ile kaynaşır ve içeriği ise ekzositoz ile salgılanır.
Merokrin sekresyon en yaygın sekresyon mekanizmasıdır. Örn,derideki ekrin ter bezleri,  tükrük bezleri, pankreatik asiner hücreler gibi..
  1. Apokrin sekresyon:
Salgı ürünü hücrenin apikal porsiyonunda ince bir tabaka sitoplazma ve plazma membranı ile çevrili bir şekilde salgılanır.
Süt salgılayan meme bezlerinde, derinin apokrin bezlerinde, göz kapaklarında Moll bezlerinde ve dış kulak yolunun seröminöz bezlerinde görülür.
  1. Holokrin sekresyon:
Olgunlaşan hücrede ve apoptozise doğru ilerleyen hücrede salgı ürünü birikir.
Salgı ürünü bulunduğu hücre ile birlikte bezin lümenine atılır. Derideki sebasöz bezlerde, göz kapağındaki Meibomian bezlerinde görülür.
Ekzokrin bezlerin sınıflandırılması:
Unisellüler bezler: Goblet hücreleri unisellüler bezlerdir. Musin sekrete ederler.
Multisellüler bezler: Birden fazla hücre içerirler ve değişen derecelerde komplekstirler.  En basit tipi herbir yüzey hücresinin bir salgı hücresi olduğu midenin lümene bakan yüzeyinde gözlenir.
Diğer multisellüler bezler tubuler invajinasyonlar oluştururlar. Salgıları kanallar aracılığıyla lümene veya yüzeye ulaştırılır.
Eğer kanalları dallanmamışsa ‘basit bezler’, dallanmışsa ‘bileşik bezler’ olarak isimlendirilir.
Salgı bölümü asinus adını alır. Seröz, müköz ve serömüköz olmak üzere üç tip asinus tanımlanmıştır.
Seröz asinuslar, asiner ya da alveoler görünümdedir.Müköz asinuslar ise tübüler görünümdedir.
Salgı bezi hem tübüler hem de alveoler bölümler içeriyorsa ‘tübüloalveoler bez’ (tübüloasiner bez) denir.
Ekzokrin bezlerin salgı hücreleri, müköz, seröz veya her iki tipte salgı yaparlar.
Müköz sekresyon visköz yani koyu kıvamlıdır, glikoproteinden zengin bir salgıdır; seröz sekresyon ise akışkan (sulu) kıvamdadır ve proteinden zengin bir salgıdır.
Müköz salgı yapan hücrelere örnek olarak, goblet hücreleri, sublingual bezdeki salgı hücreleri ve mide mukozasını sınırlayan yüzey-mukoz hücreleri verilebilir.
Seröz sekresyon yapan bezlere ise parotis bezi ve pankreasın ekzokrin kısmı verilebilir.
Submandibular ve sublingual bezler ise hem seröz hem de müköz sekresyon yaparlar.
TÜKRÜK BEZLERİ
Minör tükrük bezleri ise oral kavitenin çeşitli yerlerinde submukozada lokalizedir. Başlıca, lingual, labial, buccal, molar ve palatin bezlerdir. Kapsülle sınırlı değildirler.
                    MAJÖR TÜKRÜK BEZLERİ
Parotis, submandibuler ve sublingual bezlerdir. Majör tükrük bezleri çift yapıdadır ve oral kaviteye açılan uzun kanalları vardır.
Parotis ve submandibular bez aslında oral kavitenin dışında lokalizedir, sekresyonları oral kaviteye kanallarla ulaşır.
Parotis bezi başın temporal bölgesinde kulağın ön-alt bölgesinde lokalizedir. Submandibular bez ise ağız tabanının altında, boyunun submandibular üçgeninde yer alır. Sublingual bez ise ağız tabanında yer alır.
Major tükrük bezleri orta derecede yoğun bağ dokusu içeren bir kapsülle sınırlıdır. Kapsülden ayrılan septalar bezi loblara ve lobüllere ayırır.
Bu bağ dokusu septalar içinde büyük kan damarları ve boşaltım kanalları bulunur.
Majör ve minör tükrük bezlerinde asinusları çevreleyen bağ dokusunda çok sayıda lenfosit ve plazma hücreleri  bulunur. Bunlar tükrük antikorlarının sentezinde önemlidir.
Salgı bezi asinusu:
Salgı asinusları lobüller şeklinde lokalizedir. Seröz, müköz ve miks tip olmak üzere üç çeşit asinus bulunmaktadır.
Tükrük bezlerinin temel salgı üniti salivon adını alır; asinus, intercalated duktus, çizgili kanal ve boşaltım kanallarını içerir.
Asinus, salgı hücrelerinden oluşan bir kesedir. Tükrük bezlerinin asinusları, seröz hücreler (protein salgılar), müköz  hücreler (müsin salgılar) veya   her ikisini de içerir.
Seröz asinus, sadece seröz hücreler içerir ve genellikle sferiktir.
Müköz asinus, sadece müköz hücreler içerir ve genellikle tubulerdir.
Miks asinus, hem seröz hem müköz hücreler içerir. Histolojik preparatlarda müköz hücrelerin başında seröz hücrelerden oluşan bir başlık gözlenir, buna seröz yarımay denir.
Seröz yarımaylar aslında geleneksel fiksasyon yöntemlerinin artefaktlarıdır.
Işık ve elektron mikroskop için rutin preparasyonlarda, seröz hücreler müköz hücrelerin çevresinde yarımay şeklinde gözlenirler.
Dokuların sıvı nitrojende hızlı dondurulması ve bunu takiben soğuk asetonda osmiyum tetroksitle hızlı dondurma teknikleri sonucunda ise;
 Müköz ve seröz hücrelerin salgı asinusunun lümeni çevresinde aynı hizada bulunduklarını gösterilmiştir. Yani seröz yarımay diye bir şey aslında yoktur.
Aynı örnekten geleneksel yöntemlerle hazırlanan preparatlarda, müköz hücreler şişmiş olarak görülür ve sitoplazmalarında büyük salgı granülleri gözlenir.
Seröz hücreler asinusların periferal bölgesinde gözlenir ve muköz hücreler arasında seröz hücrelerin ince sitoplazmik uzantıları bulunmaktadır.
Bu bulgular, rutin takipten sonra ışık ve elektron mikroskopta gözlenen yarımayların birer fiksasyon artıkları olduklarını gösteriyor.
Seröz yarımay oluşumu müsinojenin (salgı granüllerinin majör komponenti) rutin fiksasyon esnasında genişlemesinden dolayıdır.
Bu genişleme müköz hücrelerin volümünü artırır ve seröz  hücrelerin yerlerini değiştirmesine yol açar. Böylece yarımay görünümü ortaya çıkar.
Seröz hücreler ;
Protein sentezleyen hücrelerdir,  piramidal şekillidir.
Bazal laminaya bakan yüzeyleri nispeten geniştir, asinus lümenine bakan apikal yüzeyleri ise dardır.
Bazal sitoplazmada büyük miktarlarda GER, serbest ribozomlar, iyi gelişmiş Golgi kompleksi içerirler.
Apikal sitoplazmada ise çok sayıda sferik salgı granülleri (zimojen granüller) içerirler.
H-E ile boyanmış kesitlerde, seröz hücrelerin bazal sitoplazmaları hematoksilenle koyu boyanırlar, çünkü bu bölge GER ve serbest ribozomlardan zengindir.
Apikal sitoplazma ise eozinle boyanır, çünkü bu bölgede salgı granülleri bulunmaktadır.
Ama apikal bölge çok geniş olmadığı için hücrenin tamamı koyu renk boyanmış gibi görülür.
Transmisyon elektron mikroskopta incelendiği zaman seröz hücrelerin tabanında plazma membranının içe katlanmaları ve bazal-lateral katlantılar gözlenir.
Bazal-lateral katlantılar uzantı şeklindedir ve komşu hücrelerin aynı yapılarıyla iletişim kurarlar.
Seröz hücreler apikal yüzeylerine yakın olarak komşu hücrelere bağlantı kompleksleri ile bağlanırlar.
Müköz hücreler
Müsin salgılayan hücrelerdir.
Öncelikle müküs sentezlenir ve müsinojen granülleri şeklinde depolanır. Hormonal ve nöral stimülasyonla ürün boşaldığı zaman hücre yeniden müküs sentezlemeye başlar.
Pekçok müköz hücre apikal sitoplazmalarında büyük miktarlarda musinojen granülleri içerirler fakat H-E boyalı parafin kesitlerde musinojen kaybolduğu için hücrenin apikal bölümü genellikle boş olarak gözlenir.
Transmisyon elektron mikroskop preparasyonlarında GER, mitokondriyon ve diğer organeller esas olarak hücrenin bazal bölümünde görülür.
Rutin takiplerde çekirdek tipik olarak düzleşmiştir ve hücrenin tabanında yer alır. Hızlı- dondurma preparasyonlarında çekirdek yuvarlak ve merkezi yerleşimlidir.
    Myoepitelial hücreler asiner salgı hücrelerinin bazalinde yer alan kontraktil hücrelerdir 
Myoepitelial hücreler çok sayıda uzantıları olan kontraktil hücrelerdir. Epitelial hücrelerin bazal plazma membranı ile epitelin bazal laminası arasında yer alırlar.
Myoepitelial hücreler aynı zamanda kanal sisteminin proksimal bölümünün hücrelerini de çevreler. Her iki lokalizasyonda da salgı ürünlerinin boşaltım kanalına doğru iletilmesinde  rol oynar.
H-E kesitlerde tanımlanmaları güçtür. Hücrenin çekirdeği sıklıkla bazal membrana yakın küçük, yuvarlak bir profil olarak görülür.
Tükrük bezi kanalları:
Asinusların lümeni aşağıdaki kanallarla devam eder;
İntercalated ductus: Salgının asinus lümeninden sonra ilk gittiği kanaldır.
Çizgili kanal(İntralobuler kanal): Kanalı oluşturan hücrelerin bazal plazma membranlarının katlantıları çizgilenmeler oluşturduğu için bu şekilde isimlendirilir.
Boşaltım kanalları(İnterlobuler kanal): Büyük kanallardır, oral kaviteye açılırlar.
Seröz bezler iyi gelişmiş intercalated ve çizgili kanallara sahiptir. Sekresyona bazı ürünleri salgılayabilirler ve bsekresyondan bazı ürünleri absorbe ederler.
Müköz bezlerde ise sekresyon modifiye edilmez, intercalated kanallar çok zayıf gelişmiştir, H-E preparatlarda tanımlanamayabilir.
İntercalated kanallar :
İntercalated kanallar alçak kübik epitelle sınırlıdır. Hücreler karbonik anhidraz aktivitesine sahiptir.
Seröz bezlerde;
Asiner ürüne bikarbonat sentezledikleri ve
Asiner üründen  klorit iyonlarını absorbe ettikleri gösterilmiştir.
İntercalated duktuslar kısadır ve tanımlanmaları güçtür.
Çizgili kanal: (İntralobüler kanal):
Hücreleri çok sayıda bazal plazma membranı içe katlantıları içerirler
Çizgili kanal basit kübik epitelle sınırlıdır fakat boşaltım kanallarına yaklaştıkları yerde epitel prizmatik epitele dönüşür.
Histolojik kesitlerde bazal plazma membranı içe katlantıları ‘çizgilenmeler’ şeklinde görülür.
İçe katlantıların çevresinde uzamış mitokondriyonlar bulunur. Bazal içe katlantılar ve uzamış mitokondriyonlar bu kanallara çizgili bir görünüm verirler.
Sıvı ve elektrolitlerin reabsorpsiyonu için özelleşmiş morfolojik bölgelerdir.
Çizgili kanal hücreleri aynı zamanda bitişik hücrelerle bağlantı kuran çok sayıda bazal-lateral katlantı içerirler.
Hücrelerde çekirdek tipik olarak merkezidir.
Çizgili kanallarda, primer sekresyondan sodyum reabsorpsiyonu ve sekresyon içine K+ ve HCO3 salgılaması yapılır.
Çizgili kanalların çapı sıklıkla salgı asinuslarından büyüktür.
Bezlerin parankiminde yerleşir ve intralobüler kanallar adını da alır. Fakat kan damarları ve sinirler içeren küçük miktarda bağ dokusu ile de çevrili olabilir.
Boşaltım kanalları: İnterlobuler ve interlobar bağ dokusunda bulunur.
Boşaltım kanalları herbir majör tükrük bezinin esas kanallarını oluşturur. Onlar sonuçta oral kaviteye açılırlar.
Küçük boşaltım kanallarının kanallarının epiteli basit kübik epiteldir. Daha sonra yalancı çok katlı prizmatik veya çok katlı kübik epitel şekline dönüşür.
Kanal çapı arttıkça çok katlı prizmatik epitel sık görülür ve kanal oral epitele yaklaştıkça çok katlı yassı epitel görülebilir.
Parotid kanal (Stensen kanalı) ve submandibular kanal (Wharton kanalı) sırasıyla yüz ve boyunun bağ dokusunda bulunur.
PAROTİS BEZİ
Majör tükrük bezlerinin en büyüğüdür. Bezden çıkan parotis kanalı kulağın ön-alt kısmında lokalizedir ve ikinci üst molar diş hizasında oral kaviteye açılır.
Salgı üniti olarak seröz asinuslar bulunur. Çok sayıda uzun ve dar intercalated kanallar içerir. Çizgili kanallar büyük ve göze çarpıcıdır.
Parotis bezinde sıklıkla büyük miktarlarda yağ dokusu bulunur, ve bu ayırtedici özelliklerinden biridir.
Fasial sinir bu bezin büyük enine kesitlerinde H-E boyamalarda görülebilir ve parotisin tanınmasında faydalıdır.
Kabakulak parotis bezinin viral bir enfeksiyonudur ve fasial sinir harabiyeti görülebilir.
SUBMANDİBULAR BEZ
Submandibular bez miks tip bezdir ve insanlarda asinusların çoğunluğu seröz tiptedir.
Her iki tarafta bulunan bezin kanalları dilin frenulumunun lateralinde ağız tabanında lokalize bir papillaya açılır.
Dominant olarak seröz asinuslar içerir. Bazı müköz asinusların üzerinde seröz yarımaylar görülür. İntercalated kanallar parotise göre daha az yaygındır.
SUBLİNGUAL BEZ
Sublingual bez majör tükrük bezlerinin en küçüğüdür ve miks yapıdadır. İnsanlarda çoğunluğu mukus sekrete eden hücrelerden oluşur.
Küçük sublingual kanallar direkt olarak ağız tabanına açılırlar veya submandibular kanala boşalırlar.
Dominant olarak müköz asinuslar bulunur ve müköz asinusların bir bölümü seröz yarımay içerir.
Saf seröz asinuslar nadiren görülür. İntercalated kanallar ve çizgili kanallar kısadır, lokalize edilmeleri güçtür veya bazen yoktur.
Muköz hücrelerin apikal bölümünde çok sayıda musinojen granülleri ve büyük bir Golgi apparatusu bulunur.

Bir Cevap Yazın