Hipofiz Bezi (pitüiter bez) Fizyolojisi

Dosyayı isterseniz görüntüleyebilir isterseniz indirebilirsiniz.


GoogleDocs üzerinden indirmek için : İndir–Açılan sayfadan indirebilirsiniz–

Önizleme ;

¡Hipofiz Bezi
(Pitüiter Bez)
¡Hipofiz
¡
¡
¡Sfenoid kemiğin Sella Tursika  bölgesinde yerleşiktir,
¡0,5-1 g ağırlığında bir endokrin bezdir.
¡
¡Hipofizin üç kısmı vardır
¡Ön hipofiz – Ön lob (%80, Adenohipofiz)
¡Arka hipofiz – Arka lob (%18, Nörohipofiz)
¡Pars intermedia – Ara lob (%2)
¡  Hipofiz Ara Lobu
(Pars İntermedia)
¡İnsanda rudimanter,propriomelanokortin (pomc) isimli öncül hormon sentezi var,
lPomc hipotalamus, sinir sisteminin diğer kısımları, akciğerler, GİS ve plasentadan da salınır;
lÖncül prohormondan ACTH, MSH, b-Lipotropin, b endorfin oluşur.
¡
¡
¡

POMC ürünleri
(ACTH, MSH, b-Lipotropin, b endorfin)

¡Adenohipofiz
¡
¡Farenks epitelinin bir uzantısı olan Rathke kesesinden meydana gelir,
lGebelikte büyüklüğü 2 kat artar
lHematoksilen eozilen ile hücre içi granüllerinin boyanma özelliğine göre asidofilik, bazofilik ve kromofob (boya tutmaz), hücrelerden oluşur,
¡Adenohipofizin Hipotalamik Kontrolü
¡  Adenohipofizin yapısı
¡Somatotroplar (%50) : BH salgılar, asidofilik,
¡
¡Laktotroplar (%10-30) : PRL salgılar. Gebelikte 2 kat artar, asidofilik.
¡
¡Tirotroplar (%10) : TSH salgılarlar bazofilik.
¡
¡Kortikotroplar (%10) : ACTH salgılar, bazofilik.
¡
¡Gonadotroplar (%10) : LH, FSH salgılar. bazofilik. boyanırlar.
¡          ACTH
¡CRH, ACTH sekresyonunu uyarır, anjiotensin II bu etkisini güçlendirir.
lACTH adrenal korteksten glikokortikoid, mineralokortikoid ve androjenlerin sekresyonunu stimüle eder.
¡
¡Salınım pulsatil ve diurnal ritmisite gösterir.
lSabah uyanmadan önce zirve yapar, gün boyunca azalır.
¡ACTH hipersekresyonunda hiperpigmentasyon gözlenir.
l
¡
¡        PRL
¡Gebelikte diğer hormonlarla beraber meme bezlerinin süt yapımı için hazırlanmasını sağlar,
¡
¡Postpartum dönemde laktasyonu stimüle eder.
¡
lDiğer hipofizer hormonların aksine PRL sekresyonunda hipotalamik inhibitör etki (Dopamin etkisi) ön plandadır.
¡Hiperprolaktinemi
¡
¡
¡PRL GnRH sekresyonunu inhibe ettiği için hiperprolaktinemili hastalarda galaktore ile birlikte hipogonadizm olur;
lKadınlarda luteal faz kısalmasıyla başlar, giderek anovulasyon, oligomenore, amenore ve infertilite  gelişir.
¡
lErkekte infertilite sebebi olabilir (Testosteron azalması, Libido azalması).
l
¡Dopamin agonistleri tedavi edicidir.
¡
¡
¡PRL sekresyonunu etkileyen faktörler
               Artma                         Azalma
Fizyolojik  Gebelik  Dopamin (PIH)
  Emzirme
  Egzersiz,
  Stres
¡      TSH
¡
¡TSH sekresyonunu TRH  stimüle, somatostatin ise inhibe eder,
lGlikoprotein yapısında: a ve b sub-ünitleri var. Biyolojik etkinlikten b sub-ünit sorumlu,
¡
lTiroid bezinde iyot uptake’ni, hormonogenezisi, T4 ve T3  salınımını arttırır.
¡
¡   Gonadotropinler (LH-FSH)
¡Over ve testisdeki reseptörlere bağlanarak cinsiyet hormonlarının yapımını ve gametogenezisi stimüle ederler.
¡
lLH testisde interstisyel Leydig hücrelerinden testosteron yapımını arttırır.
¡
lFSH overde follikül gelişiminden sorumludur,  erkekte sertoli hücrelerinden androjen bağlayan protein yapımını uyarır, spermatogenezde rol oynar.
l
lİnhibin FSH sekresyonunu inhibe eder (Sertoli ve granulosa hücreleri tarafından salgılanır).
¡
¡Diğer Gonadotropinler
l
lPlasental hCG’nin biyolojik aktivitesi LH’nınkine benzer.
l
lhMG postmenapozal kadınlarda bulunur (idrarda belirlenir) ve hipofizer gonadotropinlerin karışımıdır. FSH benzeri etki gösterir.
l
lhCG ve hMG spermatogenez ve ovulasyon indüksiyonunda kullanılır.
¡Büyüme Hormonu (Somatotropin)
¡
¡BH sekresyonu 2 hipotalamik hormon yoluyla ayarlanır (GRH, SS).
lKemiklerde lineer büyümeyi hızlandırır (Somatomedinlerle).
¡
lKemikte başlıca etki hücre bölünmesini uyarmasıdır; buna IGF-1 (somatomedin C) aracılık eder
¡
¡BH sekresyonunu etkileyen faktörler
(BH Salınımının düzenlenmesi)
¡BH Salınımı egzersizde ve uykuda fazladır
¡BH-Metabolik Etkileri
¡BH karaciğerde somatomedinlerin (insulin-like growth factor) (IGF-I ve II) sentezine neden olur.
¡Somatomedinler kıkırdak ve kemik büyümesi için gerekli KONDROİDİN-SO4 ve KOLLAGEN depolanmasını sağlar.
¡
¡BH’nun protein metabolizmasına etkileri
Tüm vücut hücrelerinde protein sentez hızını
arttırıcı etkileri:
¡Hücre membranından a.a transportunu artırır
¡Ribozomal proteinlerin sentez hızını artırır
¡RNA oluşumu için DNA transkripsiyon hızını artırır.
¡Protein ve a.a  katabolizmasını azaltır.
¡BH’nun yağ  metabolizmasına etkileri
¡
¡Yağ mobilizasyonunu arttırarak (lipolizi arttırarak) enerji için yağların kullanımını sağlar,
lKullanım artarsa çok miktarda asetoasetik asit birikir: KETOJENİK ETKİ
¡BH’nun karbonhidrat metabolizması üzerine etkileri
  BH “Diabetojenik” bir hormondur, çünkü;
¡
¡Glikozun enerji için kullanımını azaltır, glikojen depolanmasını arttırır. Böylece glikoz enerjide yağlar kadar kullanılmaz.
¡
¡Glikozun hücreler tarafından tutulmasını azaltır. Böylece kan glikozunun artmasına sebep olur.
¡
¡İnsülin sekresyonunu uyarır: (1. Direkt olarak Beta hücre uyarımı 2. hiperglisemik etkiyle indirekt yolla), BH, insülin ve k.h. mevcudiyetinde büyümeyi stimüle eder.
¡Diyabetojenik hipofiz hormonları
  BH   TSH  ACTH    PRL
¡Bu hormonlar etkisiyle oluşan hiperglisemik tabloya HİPOFİZER DİYABET denir
  (b hücreleri harap olmadıkça DM gelişmez).
¡   Hipofiz Fizyopatolojisi
A-Hipofiz hipersekresyonu
¡
¡PRL en sık artan hipofiz hormonudur, hipofiz adenomunda ve hipotalamik hastalıklarda artar (prolaktinoma) semptomlar:
¡
¡galaktore,
¡gonadal disfonksiyon,
¡sekonder gonadotropin eksikliği
¡sella tursika genişlemesi olanlarda PRL mutlaka bakılmalıdır.
¡
lBH ve ACTH salan mikroadenomlar: ACTH artışında deride hiperpigmentasyon görülür.
¡
¡
¡B-Hipofiz yetersizliği
Hipofizektomi, hipofiz enfarktüsü (Sheean sendromu) veya bazı hipofiz tümörlerine bağlı Panhipopitürtarizm” gelişince:
lHipotroidizm
lBöbrek üstü bezinden glukortikoid salınımı azalması, (hipoglisemi eğilimi artar)
lSeksüel fonksiyon kaybı (hipogonadizm)
lBH azlığı-Cücelik
¡BH ile ilgili Endokrinopatiler
BH artmasıyla meydana gelen bozukluklar
¡Gigantizm (Devlik)
¡Akromegali
BH azalmasıyla meydana gelen   bozukluklar
¡Panhipopituitarizm
¡
¡Gigantizm (Devlik)
¡BH üreten hipofiz hiperplazilerinde veya tümörlerinde (adenom) görülür,
¡
¡Adolesan dönemde epifizler henüz kapanmadığından aşırı bir boy büyümesi ile karakterizedir. Boy 2,5–3 m kadar uzayabilir,
¡Hiperlisemi genellikle vardır (%10 DM),
¡Tedavi (cerrahi, radyoterapi) edilmezse hipofiz tamamen tahrip olur ve hipopituitarizm gelişir.
¡
¡
¡
¡
¡
¡ Akromegali
¡BH üreten hipofiz tümörleri adolesan sonrası gelişirse kemiklerin boyca büyümesi durmuştur, Yumuşak doku ve periost altı membranöz kemik büyümesi vardır :
lFrontal kemikte, çenede uzama olur, burun büyür, ayakkabı numarası artar (45 – 50).
l
lDil, karaciğer, böbrek gibi yumuşak dokular büyür.
l
lKifoz (kamburluk) gelişir.
¡
¡
¡Cücelik
¡Sadece BH yetersizliği olan çocuklar yavaş bir gelişme hızı gösterirler,
¡Mental gerilik olmaz,
¡Gonadotrpin salınımı yeterli ise seksüel olgunluk olabilirler, ancak çoğunlukla kısırlık görülür.
¡
¡
¡E.Coli bakterilerinden rekombinant DNA tekniği ile elde edilen insan BH’u (hGH) ile erken dönemde tedavi mümkün,
¡
¡Özellikle izole BH yetersizliği olanlarda tedavi etkilidir.
¡
¡
Nörohipofiz hormonları
¡
¡ADH;  Hipotalamusun supraoptik nükleusundan,
¡
¡OKSİTOSİN;  Para ventriküler nükleusdan salgılanır.
¡
¡ADH (arginin vazopressin, AVP) Oksitosin
lHipotalamusun SON ve PVN’larındaki nöron gövdelerinde  üretilirler,
¡
¡Aksonlarla nörohipofize  taşınırlar, granüllerde depolanırlar.
¡Ozmoreseptör fonksiyonu  olan SON – PVN’dan başlayan aksiyon potansiyelleri depo hormonların eksositoz ile salgılanarak kana karışmasına sebep olur.
l
lBu aşamada hormon nörofizinden ayrılır.
¡
¡
l
¡Oksitosin
¡Doğumda ve laktasyonda  rol oynar.
¡
lDoğuma doğru büyüyen uterusun gerilmesiyle oluşan özellikle serviksten kaynaklanan impulslar salınımını uyarır,
¡
l(+) feedback etki doğum sancılarının oluşmasında ve doğumun hızlanmasında rol oynar.
¡Oksitosin salınımı ve emzirme
¡Meme başındaki areolar taktil reseptörler bebeğin emmesiyle uyarılır,
lNöral yollar sinyalin hipotalamusa ilerlemesine ve böylece hipotalamik nükleuslardan (başlıca PVN) oksitosin salınımına neden olur.
l
loksitosin meme bezinin myoepitelial hücrelerinin kontraksiyonuna yol açar,
 Emzirmeyi takiben 30-60 saniye içinde süt salgılanması olur.
l
¡Oksitosin salınımı-Psişik etkiler
(şefkat hissi)
¡
¡Bebeğin doğum sonrası görülmesi,
¡Sesinin duyulması, ağlaması…
l
l Emosyonel (psişik) etkiler oksitosin salınımını ve böylece laktasyonu uyarır.
¡VAZOPRESSİN (ADH, AVP)
¡
¡Renal tubulüs epitellerinde su geri emilimini sağlayarak böbrekten aşırı suyun atılımını önler ve  vücutta serbest suyun tutulmasını sağlar.
¡
lBöylece plazma osmolalitesinin 285-290 mosm/kg civarında tutulmasına katkıda bulunur.
¡ADH
¡Maksimal ADH etkisi ile idrar akışı çok azalır, idrar osmolalitesi 1200 mOsm/kg kadar bir yoğunlukta olur.
¡
¡ADH yokluğunda idrar çıkışı 15-20 ml/dk gibi yüksek miktarlara ve idrar osmolalitesi 100 mOsm/kg gibi düşük değerlere ulaşır.
¡
¡
¡ADH reseptörleri
(V1 – V2)
V1 (V1A ve V1B) reseptörü:
 
V1A
¡Damarlarda
¡Karaciğerde
¡Beyinde
  Vasküler düz kas kontraksiyonunu (ciddi kanama sonrası) ve prostaglandin sentezini stimüle eder, karaciğerde glikojenolize yol açar.
V1B
¡Hipofizde bulunur
lACTH salınımına aracılık eder.
¡V2 reseptörü
¡
¡   ADH’nun renal etkilerini oluşturur.
lDistal ve kollektör tüp epitelinin lüminal kenarında su kanallarının (aquaporinler) artışına ve aktivasyonuna aracılık eder.
¡
lBöylece tubül hücrelerinin suya permeabilitesini arttırır, su reabsorbsiyonu (antidiüretik etki) artar.
¡
Aquaporinler
¡
¡Aqp-1, 2 ve 3 başlıca böbreklerde,
¡Aqp-4 beyinde,
¡Aqp-5 ise tükrük ve gözyaşı bezlerinde
  Kollektör tubülüslerde ADH’a cevap veren Aqp-2’dir.
¡ADH Sekresyonunu Uyaran Faktörler
1-Osmotik uyaranlar
¡En önemli fizyolojik uyarandır.
lPlazma osmolalitesi 285’ in üzerinde %1–2 lik bir artış (hiperosmolalite, hipernatremi, dehidratasyon) salınımda ani artışa neden olur,
2-Hipovolemiler
¡Kan hacminde akut azalma (hemorajiler, yanıklar vb.) ADH salınımını için bir uyarandır,
lUyarının başlaması için en az %5 kan kaybı olmalıdır.
¡%25 civarında bir kan kaybı ADH salınımını %50 artırır.
¡
¡ADH-Hemorajiler
¡
¡Hemorajide ADH’ nin;
lvazopresör etkisi V1A,
lantidiüretik etkisi V2 reseptörleri aracılığıyla yürütülür,
l
lvazopressör etki için gereken miktarı antidüretik etki için gereken miktarın çok üzerindedir.
¡
lBu etki kan basıncını yükselterek hayati rol oynar.
¡Diyabetes İnsipidus
(yalancı diyabet)
İki tipi vardır:    a) Santral DI,
          b)Nefrojenik DI
1) Hipotalamusta SON ve PVN harabiyetine (tümörler, nekrozlar vb.) bağlı ADH  salınımı eksikliği (Santral DI) ,
¡
2) ADH’nun fizyolojik etkilerine renal cevapsızlık (Nefrojenik DI)
¡Diabetes İnsipitus
Fizyopatoloji
¡Hipofiz arka lobu veya hipofiz sapı kesilmesi ADH salınımını engellemez, kesik sinir uçlarından salınan ADH kana karışır.
¡
lBöbrekte medulla ve kollektör tüpleri ilgilendiren kronik böbrek hastalığı nefrojenik DI’a neden olur.
¡
lNefrojenik tipte V2 reseptörleri ile ilgili genetik kusurlar (Aqp-2 otozomal gen mutasyonları ) söz konusu olabilir. İdrarda Aqp-2 düzeyi bakılmalıdır.
¡Semptomlar: polidipsi ve poliüri
¡Poliüri: DI hastalarında günlük idrar litrelerce olabilir. Çok su içmek zorundadırlar (polidipsi),
¡
¡Osmolalite plazmada yüksek idrarda düşüktür
¡
lPlazma ozmolalitesi 290 mosm/kg üzerine çıkması susama merkezini uyarır, hasta suyu bulduğu sürece oral yoldan alır, böylece DM hastalığındaki gibi çok su içilir ve sık idrara çıkılır
¡
¡DI Fizyopatoloji
¡Hastalarda idrar osmolalitesi de 300 mosm/kg altına iner, bu dilüe idrar çıkışı  DI için teşhisi düşündürür.
lYeterli su alınmazsa ağır dehidrasyon ve ölüm kaçınılmaz,
lTedavide eksojen yolla vazopressinin sentetik analoğu desmopressin asetat tercih edilir.
¡
¡Uygunsuz ADH sekresyonu sendromu
¡Hipotalamo-hipofizer sistemden (travma ve enfeksiyonlar sonrası) veya periferik tümörlerden (a.c bronkojenik karsinomu gibi) aşırı ADH salınımı sonucu gelişir.
¡
¡Normal su alımına rağmen su retansiyonu olur ve bu dilüsyonel hiponatremiye, hipoosmolaliteye (su zehirlenmesi) neden olur.
¡İdrar plazmadan daha konsantredir.
¡
¡Na ve diğer iyonların konsantrasyonlarında  düşme gözlenir (Na:142 ®110–120 mEg/L).
¡
¡Uygunsuz ADH sekresyonu sendromu
Karakteristik bulgular
lPlazmada hipoosmolalite (<285 mOsm/kg)
lİdrarın konsantre olması (>1000 mOsm/kg)
lYüksek ADH düzeyi ile karakterize tablodur
lPlazmada hiponatremi (<142 mEq/L),
l
lHiponatremi çok tehlikelidir; MSS’ni çok ciddi bir şekilde etkiler,
l Gelişen beyin ödemi konvülsiyon ve koma ile ani ölüme sebep olabilir.
¡
¡Uygunsuz ADH sekresyonu sendromunda tedavi
¡Hastalarda su kısıtlaması plazma osmolalitesini ve sodyum düzeyini normale getirir.
lTedavisinde; altta yatan neden giderilmelidir, sıvı kısıtlaması yapılır, diüretikler (furosemid) verilir.
¡

Bir Cevap Yazın