Hormonların Etki Mekanizması / Sinyal İletimi

Dosyayı isterseniz görüntüleyebilir isterseniz indirebilirsiniz.


GoogleDocs üzerinden indirmek için : İndir–Açılan sayfadan indirebilirsiniz–

Önizleme ;

 

nHormonlara Giriş
nAmaç
nHormonların genel özelliklerini kavramak.
nHedefler
nHormon nedir?
nEtki tarzları
nHedef doku kavramı
nSalgılanma şekilleri
nSalgılanışlarının kontrolü
nTaşınması
nYıkılımı
nBiyoritimleri
nSınıflandırılması
nİletişim gerekli midir?
n
Değişen iç ve dış şartlar…
nVücudumuzda iletişim nasıl sağlanır?
n
nEndokrin Sistem (Hareketli mesajlar): Hormonlar
n
nSinir Sistemi (Sabit, yapısal bir sistem): Sinir ileticiler
nHormon nedir?
nHormonlar: Vücudumuzda oluşturulacak  değişimin kimyasal sinyalleridir.
n
nHormonlar nasıl etki eder?
nDiğer bir organda etki
  (Endokrin etki, Nöroendokrin etki)
nKomşu hücrede etki
  (Parakrin etki, Nörokrin etki)
nSentezlendikleri hücrede etki
  (Otokrin etki)
n
n
nEndokrin etki
n
nEndokrin hücrede sentezlenen ve plazmaya verilen bir maddenin, uzakta bulunan hedef dokuda oluşturduğu karakteristik etkiye endokrin adı verilir.
nTSH’nın tiroit bezine olan etkisi (Şekil 1A).
nNöroendokrin etki
nSinir ucunda sentezlenen ve hücre dışı ortama salıverilen bir maddenin uzakta bulunan hedef dokuda gösterdiği etkidir.
n
nSplanknik (Bağırsağa gelen otonom sinir sistemine ait) sinir ucunda sentezlenen Norepinefrin’nin kalp kası üzerine etkisi
nParakrin etki
nEndokrin hücrede sentezlenen, hücre dışı ortama salıverilen bir maddenin yakında bulunan hedef dokuda gösterdiği etki (Şekil 1C)
n
nPankreas adacıklarının d hücrelerinden salıverilen somatostatinin a ve b hücrelerine etkisi
n
nNörokrin etki
nSinir hücresinde sentezlenen, hücre dışı ortama salıverilen maddenin yakında bulunan hedef dokuda gösterdiği etki
n
nKalpteki sinir uçlarında sentezlenen Norepinefrin’nin kalp kası üzerine olan etkisi
n
nOtokrin etki
nBir hücrede sentezlenen bir maddenin yine sentezlendiği hücre üzerinde gösterdiği etki.
  1. Sitoplazmada sentezlenir ve etkisini burada gösterir.
  2. Hücrede sentezlendikten sonra hücre dışını salınır. Membran reseptörleri yoluyla etkisini gösterir.
n
nörnek büyüme faktörleri, sitokin interlökin-1
nHedef doku kavramı
nHedef doku, bir hormona karşı özgün biyokimyasal veya fizyolojik yanıt verebilen bir dokudur.
nBir hormonun birden fazla hedef dokusu olabilir.
nÖrnek: Tiroit TSH’nın spesifik hedef bezidir. Tersine insülin pek çok dokuyu etkiler.
nHormon salgılanışının kontrolü
nNegatif feedback (Negatif geriye doğru besleme)
nHormonun kendisi
nMetabolitler (Glikoz)
n
nPozitif feedback (Pozitif geriye doğru besleme)
n
n
nPozitif geriye doğru besleme ile menstrüel siklüs ortasında LH patlamasının (ani artışının) sağlanması
nHormonların salgılanma şekilleri
nHormonların kanda taşınmaları
Tiroit hormonları
Steroit hormonlar
Retinoit hormonlar
n
nTaşıyıcı bir proteine ihtiyaç duyan hidrofobik hormonlar, taşıyıcı proteine bağlı halde iken fonksiyon gösteremezler. Bir DEPO görevi görürler.
n
nTaşıyıcı proteine bağlı olmayan serbest şekilleri AKTİF tir.
n
nSerbest hormon miktarı oldukça düşüktür.
nHormonların yıkımı
nProtein yapılı hormonlar için yıkım yolu olan proteoliz, hedef dokular, karaciğer ve böbrekte gerçekleşir.
n
nBüyük bir bölümü reseptör aracılı endositoz ile hücre içine alındıktan sonra lizozomlarda hidroliz edilmektedirler.
n
nOksitosin ve Angiotensin gibi düşük molekül ağırlıklı peptit hormonların proteolizi plazmada olmaktadır.
nHormonların yıkımı
nGlikoprotein yapısındaki hormonların yıkımında önce karbonhidrat birimi uzaklaştırılır.
n
nKatekolaminler, steroitler ve tiroit hormonları, özgün enzimatik değişiklikler ile inaktive edilmektedir.
n
nTestosteron ve T4, daha aktif şekilleri olan dihidrotestosteron ve T3’e metabolize edildikten sonra yıkılırlar.
n
nMuhtemel Nedenler
n1. Steroitlerin hidrofobik olması ile membran ve yağ dokusuna katılabilmeleri
n2. Hormonların plazmada özel peptidazlarca parçalanmaları
n3. Hormonların taşıyıcı proteine bağlanarak yıkımdan korunmaları
n
nKüçük peptitler yıkılmaya daha yatkıdırlar çünkü şekillerini koruyacak güçler azdır
n
nHormonların biyoritmi
nDakika veya saatler içinde sekresyon (Pulsatil sekresyon) :
  Puberte sonrası GnRH ve buna bağlı FSH, LH sekresyonları ortalama 80 dakika süren ritim gösterir.
n
nGün boyunca değişiklik gösteren sekresyon (Sirkadiyen sekresyon) :
  ACTH ve kortizol düzeyleri sabaha karşı maksimum olup gece yarısı en düşük düzeylere ulaşır. Melatonin akşam karanlıkla salınımı artar, gece en yüksek düzeye ulaşır, saban gün ışımasıyla tekrar düşer.
nHormonların biyoritmi-2
nHaftalar boyunca değişim  gösteren sekresyon (menstrüel siklus) .
n
nMevsimsel değişiklik gösteren sekresyon:
  T4 düzeyinde mevsimsel değişiklikler görülür.
n
nHormonlar çözünürlüklerine ve reseptör yerleşimine göre sınıflandırılabilir.
Tiroit hormonları
Steroit hormonlar
Retinoit hormonlar
n
n
n
  Hidrofilik Yapıda Olanlar
n
npeptit hormonlar:
nİnsülin, Glukagon, Somatostatin, tüm hipotalamus ve tüm hipofiz hormonları.
nKatekolaminler:
nEpinefrin, Norepinefrin
n
n
  Hidrofobik Yapıda Olanlar
n
nTiroit hormonları:
nT3, T4
nSteroit hormonlar:
nKortizol, Aldosteron, Testosteron, Estradiol, Vitamin D
nRetinoit hormonlar:
nRetinoik asit
nEikozanoitler:
nProstoglandinler, Tromboksanlar, Lökotrienler
n
nNitrik Oksit (NO) (Taşıyıcıya ihtiyaç duymaz. Reseptörü yoktur veya uyardığı Suda Çözünen Guanilat Siklaz enzimi NO reseptörü kabul edilir.)
n
nReseptör nedir?
nHormonlar etkilerini spesifik reseptörlerine bağlanarak gösterirler.
n
nReseptörlerin iki fonksiyonel bölgesi vardır:
1.Tanıyıcı bölge: Hormonu tanır
2.Eşleşme bölgesi: Hücre içi bir işlevle eşleştiren bir sinyal oluşturur.
n
nReseptörlerin özellikleri
nReseptörler protein yapısındadırlar.
n
nÖzgün ve seçicidirler.
n
nDiğer proteinlere göre çok düşük konsantrasyonda bulunurlar.
n
n
nReseptör türleri
  1. Membran reseptörleri
  (Peptit hormonlar, Katekolaminler ve Eikozanoidler bağlanır.)
  1. Hücre içi reseptörler
  – Sitoplazmik
  – Nükleik
  (Tiroit hormonları, Steroit hormonlar ve Retinoit hormonlar bağlanır)
n
n
nReseptör miktarının düzenlenmesi
nAşağı doğru düzenleme (Down regülasyon):
  Uzun süren aşırı hormon salgılanması sırasında hedef hücrede o hormona karşı duyarlılıkta azalma (desensitizasyon) oluşur ve reseptör sayısı azalır.
n
nYukarı doğru düzenleme (Up regülasyon):
  Uzun süren hormon eksikliği durumlarında ise hedef hücrelerdeki reseptör sayısı artar.
nReseptör hastalık ilişkisi
Reseptörlerle ilgili hastalıklar üç grupta incelenebilir
1.Reseptöre karşı antikorlar oluşması
2.Hormon-reseptör bağlantısı olamaması (Reseptör yok veya kusurlu)
3.Anormal reseptör düzenlenmesi
n1. Reseptöre karşı antikorlar oluşması
n-Antikor, hormon bağlanışını bloke edebilir.
  (Beta adrenerjik bağlanmayı bloke ederse  Astım hastalığı gelişir.)
n
n-Antikor, hormon bağlanışını taklit edebilir.
  (TSH reseptörünü uyarırsa Graves hastalığı gelişir)
n1. Reseptöre karşı antikorlar oluşması
n-Antikor, reseptör dönüşümünü artırabilir.
  (Antikor, Asetil kolin reseptörü dönüşümünü artırırsa,  Asetil kolin reseptörüne bağlanamaz ve kas güçsüzlüğü ile kendini gösteren Myasteniya Gravis hastalığı gelişir)
n
n2. Hormon-reseptör bağlantısı olamaması (Reseptör yok veya kusurlu)
nPsödohipoparatiroidi: Yeteri kadar PTH sentezlenir. PTH reseptöre bağlanır ancak etki oluşmaz.
n
n
n
n
n
nTip II Diyabet: İnsülin hormonu çok ama reseptöre bağlanan miktar az.
n
nObezite: Obez kişiler genellikle yüksek insülin düzeylerine rağmen glikoz entoleransı ve insülin direnci gösterirler.
n
nEndokrin sisteme neden ihtiyaç vardır?
nVertebralılarda sinir sistemi oldukça hızlı bir iletişim sağlayabilmesine karşın moleküler sinyallerin vücuttaki tüm hücrelere gönderilmesi çok pahalı ve verimsizdir (gereksizdir).
n
n
nKardiyovasküler sistem temelde oksijen ve besinleri taşınmasından sorumlu olmakla beraber, çözünebilir hormonları oldukça verimli fakat göreceli olarak yavaş  bir şekilde vücuttaki tüm hücrelere dağıtabilir.
n
nBununla beraber bu sinyal sürecinde çözünebilir mesajcıların (hormonların) doğru adrese yönlendirilmeleri önemlidir.
n
nÖzet
nEndokrin, Parakrin ve Otokrin etki
nHedef dokuya etkilidirler
nNegatif veya pozitif feedback ile kontrol
nHidrofilikler kanda serbest dolaşırlar   (Peptit hormonlar, Katekolaminler).
nHidrofobikler kanda proteine bağlı taşınırlar (Tiroit , Steroit ve Retinoit hormonlar).
n
n
n
n
n
nReseptörler protein yapıdadır
nMembran (Hidrofilik hormonlar ve eikozanoitler)
nHücre içi (Hidrofobik hormonlar)
n
nReseptör kusurları hastalıklara neden olabilir.
n
nTEŞEKKÜRLER…
n

Bir Cevap Yazın