Kas Doku Histolojisi

Dosyayı isterseniz görüntüleyebilir isterseniz indirebilirsiniz.


GoogleDocs üzerinden indirmek için : İndir [açılan sayfada klavyeden ctrl+S yapmanız yeterli]

Önizleme ;

 

KAS DOKUSU
  Kas hücresinin kontraksiyonundan iki tip miyofilament sorumludur;
İnce filamentler; primer olarak aktin proteini içerirler. İnce filamentteki fibröz aktin (F-aktin), globuler aktin moleküllerinden (G-aktin) oluşur.
       Kalın filamentler; miyozin II proteini içerirler.
ÇİZGİLİ KAS
  • İskelet kası,
  • Viseral çizgili kas (Dil, farinks, diyaframın lumbar bölümü, özofagusun üst bölümü) ve,
  • Kalp kası çizgili kas yapısındadır.
İSKELET KASI
Bir kas hücresi ‘kas lifi’ olarak da isimlendirilir. Kas hücresi plazma membranına ‘sarkolemma’  adı verilir. Kas hücrelerinde sarkolemma altında çok sayıda çekirdek bulunur. Endomisyum: Her bir kas lifini çevreler. İnce bir tabaka retiküler liften oluşur. Bu tabaka içinde küçük çaplı kapillerler ve sinir sonlanmaları bulunur.
Perimisyum: Daha yoğun bir bağ dokusu tabakasıdır. Kas lifi gruplarını (kas demetleri, fasikül) çevreler. Kan damarları, sinirler içerir.
Epimisyum: Yoğun bağ dokusu tabakasıdır. Bir kasta bulunan fasiküllerin arasında bulunur. Majör damar ve sinir desteği alır.
                 Üç çeşit iskelet kası lifi bulunur. Kırmızı, beyaz ve ara tip olmak üzere. Bu sınıflama kas liflerinin miyoglobin içeriğine ve mitokondri sayısına dayanarak yapılır. Miyoglobin oksijen bağlayan proteindir. Kasın metabolik reaksiyonları için hazır bir oksijen kaynağı sağlar. Mitokondrilerdeki sitokrom elektron-transport kompleksi, oksidatif fosforilasyonla ATP üretimi için esansiyeldir.
Kırmızı lifler: Çok miktarda mitokondri ve miyoglobin içerirler. Kasılma için esansiyel olan miyozin ATPaz aktivitesi kırmızı kas liflerinde en fazladır. Kırmızı lifler özellikle ekstremite kaslarında yoğundur.
Beyaz lifler: Daha az miyoglobin ve mitokondri içerirler. Hızlı kontraksiyon ve hassas hareketlere adapte olurlar. Ekstraoküler kasların çoğu ve parmak hareketlerini kontrol eden kaslar beyaz liflerden oluşur.
Miyofibriller ve miyoflamentler:
Kas fasikülü  ———-  kas liflerinden oluşur
Kas lifleri      –———  miyofibriller içerir
Miyofibriller –———  myofilamentlerden oluşur
                 Miyofibriller miyoflament bantlarından oluşurlar. Miyoflamentler; aktin (ince filament), miyozin II (kalın filament) ve beraberindeki proteinlerden oluşurlar. Kalın ve ince miyofilamentlerin düzenlenmesi iskelet kasında enine çizgilenmeleri oluşturur.                                                  Miyofibrilleri oluşturan miyofilament demetleri iyi gelişmiş düz endoplazmik retikulum (sarkoplazmik retikulum) ile çevrilidir. Mitokondri ve glikojen depozitleri sarkoplazmik retikuluma yakın bulunur.
                 Enine çizgilenmeler uzunlamasına kesitlerde belirgindir, koyu ve açık bantlar şeklinde görülür;
Koyu bant  ———-  A  bandı
Açık bant  ———-   I  bandı  olarak isimlendirilir.
                 Koyu bantlar polarize ışığı iki planda değiştirir, açık bantlar ise değiştirmezler.
I bandının ortasında ‘Z çizgisi’ bulunur.
A bandının ortasında ‘H bandı’ bulunur ve,
H bandının ortasında ‘M çizgisi’ bulunur.
                 Kas lifinin fonksiyonel üniti ‘sarkomer’ olarak isimlendirilir. Sarkomer, iki Z çizgisi arasındaki mesafedir ve bir kontraksiyon birimidir.
                 Miyozin içeren kalın filamentler uzundur ve sarkomerin merkezi bölümünde lokalizedir, A bandını oluştururlar. İnce filamentler Z çizgisine tutunurlar ve A bandına doğru, H bandının kenarına doğru yayılırlar. Aktin filamentleri Z çizgisine   aktinin   aracılığı ile bağlanırlar.
                 İnce filamentlerde bulunan F-aktin, tropomiyozin ve troponin ile, kalın filamentlerde bulunan miyozin II kontraktil aparatusta bulunan primer proteinlerdir.
                 G-aktin polimerize olarak çift sarmallı heliks yapısında F-aktin filamentlerini oluşturur. Her bir filamentin plus end kısmı aktinin ile Z çizgisine bağlanır. Minüs end kısmı ise M çizgisine doğru uzanır. İnce filamentlerin her bir G-aktin molekülü miyozin için bir bağlanma alanı içerir.
                 Tropomiyozin, iki polipeptidin çiftli heliks yapısından oluşur. Dinlenme durumundaki kasta tropomiyozin ve troponin aktin molekülünün miyozin bağlayıcı bölgelerini maskeler.
                 Troponin kompleksi üç birimden oluşur.
TnC  ———-   En küçük ünit,  Ca+  bağlar, kontraksiyonun başlaması için esansiyeldir.
TnT  ———-   Tropomiyozine bağlanır, troponin kompleksine tutunur.
TnI  ———–   Aktine bağlanır ve aktin-miyozin etkileşimini bozar.
Miyozin II  :
  • İki polipeptit ağır zincir ve 4 hafif zincirden oluşur. Hafif zincirler iki tiptir ve her tipin birer molekülü miyozin başı ile beraberdir.
  • Miyozin hafif zincir tiplerinden birinin miyozin hafif zincir kinazla fosforilasyonu düz kas kontraksiyonunu başlatır.
  • Her bir ağır zincir küçük bir globuler baş kısmına sahiptir. Bu globuler baş iki spesifik bağlanma alanı içerir; ATP- bağlayıcı alan ve aktin bağlayıcı-alan olmak üzere. Baş kısmı aynı zamanda ATPaz ve motor aktiviteye sahiptir. Miyozin molekülleri kuyruk kuyruğa birleşerek kalın filamentleri oluştururlar.
İnce ve kalın filamentlerin uyumunu aksesuar proteinler sağlar. Başlıca;
Titin : Kalın filamentlerle Z çizgisi arasında elastik bir komponent oluşturur.
 – aktinin : İnce filamentleri Z çizgisine bağlar.
Nebulin : İnce filamentlere paralel uzanır. Z çizgisine tutunur.
Tropomodulin : Aktine bağlanır, sarkomerik aktin uzunluğunu düzenler.
Desmin : Ara filamenttir, sarkomeri Z çizgisi hizasında çevreler.
Miyomezin : Miyozin bağlayıcı proteindir.
C protein : Miyozin bağlayıcı proteinlerden biridir.
Distrofin : Kas hücresinin eksternal laminasında bulunan laminine bağlanır. Eksikliğinde Duchenne Müsküler Distrofi oluşur.
            Kas kasıldığı zaman her bir sarkomer kısalır ve kalınlaşır. Kasılmada sarkomer ve I bandı kısalır fakat A bandı aynı uzunlukta kalır. Sarkomerin kısalması kalın ve ince filamentlerin üst üste gelmesinden kaynaklanır. Kasılma esnasında H bandı daralır ve ince filamentler H bandına penetre olur.
            ATP olmaksızın miyozinin aktine bağlanması ‘rigor konfigürasyonu’ (rigor mortis)dur. Ölümde görülür.
            Aktif bir kasılmada meydana gelen olaylar şu şekildedir;
  1. ATP miyozin başına bağlanır.
  2. Miyozin başının aktin bağlayan bölgesinde yapısal değişiklik oluşur. Böylece miyozin başı aktinden ayrılır.
  3. ATP’nin hidrolizi ile miyozin başı aktine kısa bir mesafeden ilerler. Miyozin başında ATP bağlayıcı alan ileri yapısal değişikliğe uğrar. Miyozin başı eğilir. Bu hareket ATP’nin ADP ve inorganik fosfata hidrolizi ile başlatılır. Bu aşamada her iki ürün de miyozin başına bağlıdır.
  4. Bu safhada güç üretilir, miyozin başı inorganik fosfatı salgılar ve güçlü vuruş yapar.
  5. Bu aşamada miyozin başı zayıf olarak aktin molekülüne bağlanır. İnorganik fosfatı salgılar. Bu salgılamanın iki etkisi olur: Öncelikle miyozin başı ve yeni aktin molekülü arasında bağlanma afinitesi artar. İkincisi, miyozin başı tarafından güç üretilir ve miyozin başı orijinal bağlanmamış pozisyonuna geri döner. Böylece ince filamentlerin miyozin başı boyunca kayması sağlanır.
  6. Miyozin başının aktine yeniden tutunması son aşamadır.
H bandının her iki yanında bulunan miyozin başları ince filamentleri A bandına doğru çekerler. Böylece sarkomer kısalır.
            Kontraksiyonun düzenlenmesi Ca+, sarkoplazmik retikulum ve transvers tubuler sistemle olur.
  • Aktin-miyozin etkileşimi için Ca+ Kontraksiyondan sonra kalsiyum kaldırılmalıdır.
  • Sarkoplazmik retikulum miyofibrillerin çevresinde ağ oluşturur. Her bir sarkoplazmik retikulum ağı bir A-I kavşağından diğerine yayılır. Böylece bir sarkoplazmik retikulum ağı A bandını çevreler, bitişik ağ ise I bandını çevreler. İki bandın karşılaştıkları yer A-I kavşaklarıdır.
  • A-I kavşaklarında sarkoplazmik retikulum halka benzeri düzensiz kanallar oluşturur. Bunlar ‘terminal sisterna’ olarak isimlendirilir. Terminal sisternalar, Ca+ depo bölgeleridir.
  • Terminal sisterna membranlarındaki kanallardan kalsiyum sitoplazmaya salınır. Miyofibrillerin çevresinde sarkoplazmik retikuluma yakın olarak çok sayıda mitokondri ve glikojen granülleri bulunur. Bunlar kasılma için gerekli enerjiyi sağlarlar.
Transvers tubuler sistem (T-tubüller):
Plazma membranının tubuler invajinasyonlarıdır. Her biri T-tubül olarak isimlendirilir. T-tubüller kas lifinin bütün düzeylerine erişirler. A-I kavşaklarında bitişik terminal sisternalar arasındadırlar.
  • T-tubüller voltaj duyarlı proteinler içerirler. Bunlar plazma membranı depolarize olduğunda aktive olan transmembran kanallardır.
  • Voltaj duyarlı proteinlerdeki yapısal değişiklikler, bitişik terminal sisternanın plazma membranından Ca+ salınmasını sağlar.
  • T-tubül kompleksi ve iki bitişik terminal sisterna ‘triat’ olarak isimlendirilir.
  • Nöromuskuler kavşaklara bir sinir impulsu ulaştığı zaman, sinir sonlarından nörotransmitter (asetilkolin) salınması kas hücresi plazma membranının lokalize olarak depolarizasyonuna yol açar.
  • Depolarizasyon plazma membranında voltaj kapılı Na+ kanallarının açılmasını sağlar. Böylece Na+ ekstrasellüler aralıktan kas hücresi içine girer. Na+ girişi bütün plazma membranında genel depolarizasyon oluşturur.
  • Depolarizasyon T-tubüller boyunca hücrenin derinliklerine iletilir.
  • Böylece T-tubüllerin membranlarındaki voltaj duyarlı proteinler aktive olur. Bu aktivasyon bitişik terminal sisternalardaki Ca2+ salgılama kanallarının açılmasına yol açarak, sarkoplazmaya yoğun bir şekilde kalsiyum salınmasına yol açar.
  • Artmış Ca2+ konsantrasyonu troponin kompleksinin TnC ünitine Ca2+ bağlanmasına yol açar ve kontraksiyon başlar.
  • TnC’nin moleküler yapısındaki değişiklik, TnI’nın aktin moleküllerinden ayrılmasına yol açar. Böylece troponin kompleksi artık, aktin moleküllerinin miyozine bağlanma bölgesini kapatmaz.
  • Kontraksiyonun sona ermesi için ‘Ca2+ aktive ATPaz pompası’, Ca2+’un terminal sisternalara geri transportunu sağlar ve kontraksiyon sona erer.
Motor inervasyon:
İskelet kası medulla spinalis ve beyin sapından orjin alan motor nöronlarla inerve edilir. Motor nöronların aksonları kas lifleri üzerinde sonlanır. Aksonların terminal dallarının kas lifi ile yaptıkları kontakt ‘nöromuskuler kavşak’ adını alır. Nöromuskuler kavşaklarda aksonların miyelin kılıfları sona erer ve aksonun terminal bölümü sadece Schwan hücresi ve bazal lamina ile kuşatılmıştır. Akson kas yüzeyine çok sayıda son dallar verir. Aksonun sonlanma bölgesi tipik bir presinaptik yapıdır, çok sayıda mitokondri ve ‘presinaptik veziküller’ içerir.
  • Presinaptik veziküllerde asetilkolin bulunur.
  • Asetilkolinin sinaptik yarıklara salınması plazma membranının depolarizasyonuna yol açar.
  • Sinaptik yarığın altındaki kas lifi membranı (postsinaptik membran) çok sayıda kavşak katlantılarına sahiptir. Buralarda asetilkolin reseptörleri bulunur.
  • Sinaptik yarığa salınan asetilkolin, sarkolemmadaki asetilkolin reseptörlerine bağlanır. Bu bağlanma membran depolarizasyonuna yol açar ve Na+ kapıları açılarak kas lifi içine Na+ girişine yol açar.
  • Asetilkolin esteraz enzimi ise asetilkolinin sürekli stimülasyonunu engeller.
  • Kavşak katlantılarının (postsinaptik membran) altındaki sitoplazma çekirdek, çok sayıda mitokondri, rER, serbest ribozomlar ve glikojen içerir.
  • Tek bir nöron çok sayıda kas lifini inerve edebilir. İnervasyon kaybı kas lifinin atrofisine neden olur.
Duyusal İnervasyon:
Kapsüllü duyusal reseptörler kasın gerilmesi ve pozisyonu ile ilgili bilgi sağlarlar.
Kas iğciği iskelet kasında bulunan özelleşmiş germe reseptörüdür. Kas iği; iki tip modifiye kas lifi (iğ hücreleri) ve sinir sonlanmalarından oluşur.
  • Modifiye kas lifleri internal bir kapsülle çevrilidir. Sıvı dolu bir aralık internal kapsülle eksternal kapsülü birbirinden ayırır.
  • İki tip iğ hücresinden biri olan ‘nüklear bag fiber’; orta bölgesinde çekirdek birikimleri içerir. Diğer tip olan ‘nüklear chain fiber’ zincir şeklinde çok sayıda çekirdek içerir. Kas iği bir kasa gerilme derecesine göre bilgi iletir.
  • Kas iği bir kasa gerilme derecesine göre bilgi verir.
Kas dokusunun gelişimi, tamiri ve yenilenmesi:
Miyoblastlar multipotansiyel miyojenik kök hücrelerden köken alırlar.
  • Segmente olmamış paraksiyel mezodermden köken alan multipotansiyel miyojenik kök hücreler; kranial kas progenitorlarını oluştururlar.
  • Somitlerin segmente mezoderminden köken alan multipotansiyel miyojenik kök hücreler ise diğer kasları oluşturur.
Gelişen kas iki tip miyoblast içerir.
Erken miyoblastlar: Primer miyotüplerin oluşumundan sorumludurlar. İleri maturasyona uğrarlar ve çok sayıda santral yerleşimli çekirdek ve miyoflamentler içerirler.
Geç miyoblastlar: Sekonder miyotüpleri oluştururlar. Daha geniş aralıklı çekirdek ve miyoflamentler içerirler.
            İskelet kasına ait bazı çekirdekler satellit hücrelerinin çekirdekleridir. Satellit hücreleri; kas lifinin plazma membranı ve dış laminası arasında yer alır. Az sitoplazmalı küçük hücrelerdir. Yoğun ve kaba kromatin ağı içeren bir çekirdek içerirler.
            İskelet kasında sınırlı bir rejeneratif kapasite görülür. Satellit hücreleri aslında miyojenik kök hücrelerdir.  Hasarlanmalardan sonra miyoblastlara dönüşürler. Eksternal lamina korunduğu sürece miyoblastlar yeni miyotüpleri oluştururlar ve yeni bir kas lifi oluşur. Fakat eksternal lamina bozulursa fibroblastlar skar dokusu oluşumu ile hasarlı alanı tamir ederler.
KALP KASI
İskelet kasında kas lifleri birbirinden bağımsızdır. Kalp kasında ise kas liflerini birbirine bağlayan ‘intercalated diskler’ bulunur. İskelet kasında hücrelerde çok sayıda çekirdek bulunur, kalp kasında ise tek çekirdek bulunur.
Kalp kasının yapısı:
  • Çekirdek hücrenin merkezine yerleşmiştir. Miyofilamentler çekirdeğin çevresinde yer alır. Organeller çekirdeğe komşu bölgededir. Bu bölge mitokondriden zengindir, Golgi aparatusu, lipofuscin granülleri ve glikojen içerir.
  • Atriumda çekirdeğe komşu sitoplazmada atrial granüller bulunur. Bu granüllerde atrial natriüretik faktör ve beyin natriüretik faktör bulunur. Her ikisi de diüretiktir.
  • Miyofibrillere bitişik çok sayıda mitokondri ve glikojen bulunur. Çekirdeğe bitişik mitokondriler dışında, miyofibriller arasında da yoğun olarak paketlenmiş büyük mitokondriler bulunur. Mitokondriyon sayısı iskelet kasına göre çok yüksektir. Ayrıca miyofibrillerin arasında çok sayıda glikojen granülleri de bulunur. Glikojen granülleri enerjiyi depolar.
İntercalated disklerin, üç bileşeni vardır;
    1. Fascia adharens
    2. Makula adharens
    3. Gap junctions
      • Kalp kasında düz endoplazmik retikulum sarkomer içinde tek bir ağ şeklindedir. Z çizgisinden Z çizgisine uzanır.
      • Kalp kasının düz endoplazmik retikulumu iskelet kası kadar iyi organize değildir.
      • Kalp kasında T tubüller düz endoplazmik retikulumun sonlandığı Z çizgisi hizasındadır. Düz endoplazmik retikulumun küçük bir terminal sisternası ve bitişik T tubül; kalp kasında Z çizgisi hizasında ‘diyat’ oluşturur.
      • Kardiak ventrikül kasında T tubüller, iskelet kasından daha fazla ve daha çok sayıdadır.
      • Kalp kası hücreleri spontan ritmik kontraksiyon gösterirler.
Hasar ve tamir:
Kalp kasında lokalize bir hasar hücrelerin ölümüne yol açar, fibröz bağ dokusu oluşumu ile tamir edilir. Yeni çalışmalar, transplant alan bireylerde çekirdeklerin mitoza uğradığını göstermiştir. Yani hasarlı hücreler sınırlı olarak yenilenebilir.
DÜZ KAS
Aktin-miyozin konsantrasyonlarından dolayı eozinle iyi boyanırlar. Çekirdekleri merkezde lokalizedir. Burgulu bir görünümdedir. Bu özellik fiksasyon esnasında hücrenin kontraksiyonundan kaynaklanır ve fibroblastlardan ayrımını yapar. Sitoplazmik organeller çekirdek çevresinde lokalizedir. Çok sayıda mitokondri, rER, serbest ribozomlar, glikojen granülleri ve küçük bir Golgi aparatusu içerirler.
  • Düz kas, kontraktil aparatus olarak ince ve kalın filamentler ve hücre iskeleti olarak aktin ve desmin ara filamentlerini içerir.
  • Düz kasın miyozin komponenti tamamen labildir ve doku tespiti esnasında kaybolabilir.
  • İnce filamentler ve desmin (vasküler düz kasta vimentin) hücre iskeletini oluştururlar. Hücre iskeleti ayrıca ‘yoğun cisimler’ içerir. İnce filamentler yoğun cisimlere tutunurlar.
Düz kasta kontraktil aparatusun bileşenleri:
  • İnce filamentler: Aktin, tropomiyozin ve kaldesmon içeren ince filamentlerdir. Aktin ve tropomiyozin myozin II ile etkileşerek güç oluştururlar. Kaldesmon F-aktine bağlanarak miyozine bağlanma bölgesini bloke eder. Tropomiyozin ve kaldesmonun aksiyonları; Ca2+ bağımlı düzenleyici moleküller tarafından düzenlenir.
  • Kalın filamentler: Miyozin II içerirler. Miyozin II iskelet kasındakine benzer iki ağır zincir ve 4 hafif zincir içerir. ‘Miyozin hafif zincir kinaz’ enzimiyle miyozinin hafif zincirlerinden birinin fosforilasyonu düz kas kontraksiyonunu başlatır.
Miyozin hafif zincir kinaz,  – aktinin ve kalmodulin kontraktil aparatusla ilgili diğer proteinlerdir. Kalmodulin, Ca2+ bağlayıcı proteindir. İskelet kasında bulunan TnC ünitine karşılık gelir.
Kalsiyum-kalmodulin kompleksi kaldesmona bağlanır, kaldesmonun fosforilasyonuna ve F-aktinden ayrılmasına neden olur.
Yoğun cisimler ince filamentler için ve ara filamentler için bir bağlanma alanı sağlarlar. Yoğun cisimler çizgili kastaki Z çizgilerinin analoglarıdır.
  • Düz kasın kontraksiyonu Ca2+ – kalmodulin / miyozin ‘hafif zincir kinaz sistemi’ tarafından düzenlenir.
  • Çizgili kastaki gibi kontraksiyon Ca2+ konsantrasyonunda bir artışla başlar.
  • Ca2+ konsantrasyonunda artış, ‘miyozin hafif zincir kinaz’ı aktive eder.
  • Miyozin hafif zincir kinaz miyozinin hafif zincirlerinden birini fosforile eder. Fosforilasyon reaksiyonu Ca-kalmodulin kompleksi tarafından düzenlenir.
  • Miyozinin hafif zinciri fosforile olduğu zaman miyozin başı aktine tutunur ve kontraksiyon üretilir. Defosforile olduğu zaman miyozin başı ayrılır.
  • Fosforilasyon yavaşça oluşur. Düz kasta miyozin ATP’yi hidrolize eder (Fakat iskelet kasının %10’u kadar). Dolayısıyla yavaş bir kontraksiyon oluşur.
  • Düz kasta sarkolemmal invajinasyonlardan oluşan bir membran sistemi (kaveola), veziküller ve sER bulunur fakat T tubul sistemi bulunmaz. Kaveolalar, veziküller ve sER’in çizgili kastaki T tubul sistemine eşdeğer olduğu düşünülüyor.
  • Düz kas yavaş ve uzamış kontraksiyon yapar. Sempatik, parasempatik ve otonom sinir sistemi tarafından düzenlenir.
  • Ca2+’un çoğu sitoplazmaya voltaj kapılı kalsiyum kapılarından depolarizasyon sonucu girer.
  • Nöromuskuler kavşaklar bir şişlik şeklinde sonlanır. Kavşaklarda nörotransmitter içeren sinaptik veziküller bulunur, bununla beraber bütün düz kas hücreleri nörotransmitterlere maruz kalmazlar.
  • Düz kas hücreleri komşu hücrelerle gap junctionlarla bağlantı kurarlar. Böylece hücreler arasında koordineli bir aktivite oluşur. Düz kas hücreleri arasındaki gap junctionlar ‘neksus’ olarak da isimlendirilir.
  • Düz kas hücreleri tipik salgı yapan hücre özelliğindedirler, tip IV kollagen, tip III kollagen, laminin, elastin ve proteoglikanları sentezlerler.
  • Gap junction bölgeleri dışında düz kas hücreleri eksternal lamina ile çevrilidir.
  • Bazı bölgelerde (kan damarları ve uterus) düz kas hücreleri yüksek miktarda tip I kollagen sentezlerler.
Yenilenme, tamir ve farklanma:
  • Düz kas hücreleri, bölünme, ve sayılarını artırma özelliğine sahiptir. Hasara yanıt olarak mitoza uğrarlar.
  • Ayrıca düzenli olarak replike olan hücrelere sahiptirler. Uterus düz kası normal menstruel siklusta ve gebelikte prolifere olur.
  • Kan damarlarının adventisyasındaki farklanmamış mezenşimal hücrelerden düz kas hücreleri gelişirler. Ayrıca gelişen damarlarda endotelial hücreler ve perisitlerden de düz kas hücrelerinin geliştiği görülmüştür.

 

 

Bir Cevap Yazın