Kas Fizyolojisi – Kas Lifleri, Düz Kas, Enerji Metb.

Dosyayı isterseniz görüntüleyebilir isterseniz indirebilirsiniz.


GoogleDocs üzerinden indirmek için : İndir–Açılan sayfadan indirebilirsiniz–

Önizleme ;

  • İçi boş organların duvarlarındaki düz kaslarda kasılma iki aşamalı meydana gelir.
  • Önce tonik olarak bir kasılma meydana gelir
  • Bunu takiben tıpkı çizgili kaslardaki gibi kasın boyu kısalır.
  • VİSSERAL DÜZ KASLAR
ELEKTRİKSEL VE MEKANİK FAALİYET
  • Membran potansiyelleri stabil değildir. Bundan dolayı bunlarda sürekli düzensiz kontraksiyonlar oluşur.
  • Bu kontraksiyonlar sinirlerden bağımsızdır. Bu sürekli fakat kısmi kontraksiyonlara TONUS denir.
  • Membran potansiyeli gerçek istirahat değerinde değildir.
  • Doku aktif olduğu zaman düşük, inhibe edildiği zaman nispeten yüksektir.
  • İstirahat dönemlerinde ortalama -50-60mV kadardır.
  • Membran potansiyelinin üstüne çeşitli tipte dalgalar eklenir.
  • Yavaş sinüzoit dalgalara benzeyen birkaç mV amplitüdlü fluktuasyonlar görülür. Bunların bazıları aksiyon potansiyeli oluştururlar.
  • Bazı dokularda spike süresi 50 ms sürebilir.
  Yavaş dalgaların önemi;
   Aksiyon potansiyellerini başlatabilmeleridir. Yavaş dalgaların kendisi kas kasılmasına neden olamaz, fakat yavaş dalganın potansiyeli yaklaşık -35 milivoltun üzerine çıktığı zaman aksiyon potansiyeli doğar, kas kitlesinde yayılır ve kasılma meydana gelir. Yavaş dalgalara pacemaker dalgalar denir.
Bazı dokularda (uterus, bazı damarlar, üreter) ise aksiyon potansiyelleri kalb kası aksiyon potansiyellerinde olduğu gibi repolarizasyon fazında plato gösterebilir
  • Visseral düz kaslar, sinirsel uyarı olmadan spontan kontraksiyon yapabilirler
ü  Sinirler tarafından lokal olarak serbestletilen veya dolaşımda bulunan kimyasal maddelere duyarlıdırlar.
   hormonlar,
 asidite,
 O2 konsantrasyonu,
 osmolarite
 ESS iyon bileşimi düz kas gerimini etkiler.
ü
üVisseral düz kaslar sempatik ve parasempatik sinirler alırlar. Bu sinirlerin fonksiyonu kasta aktivite başlatmak değil, onu modifiye etmektir.
üBu sinirlerden biri depolarizasyon oluştururken, diğeri hiperpolarizasyon yapar. Yani biri eksitasyon, diğeri inhibisyon oluşturur. İskelet kası sinirleri ise sadece eksitatördür.
  • MULTİ UNİT DÜZ KASLAR
  • Tek tek kas liflerinden oluşur.
  • Multi unit düz kaslar otonom sistemden zengin bir şekilde innervasyon alırlar.
  • Birbirine kaynaşma yoktur. Her bir kas lifi diğerlerinden bağımsızdır. Kontraksiyon dalgası birinden diğerine iletilmez.
  • Dolaşımdaki hormonlar (daha az etkili) multi unit düz kaslarda da kontraktil aktiviteyi arttırır veya azaltır.
  • Fakat uzatılma, membranda spontan aksiyon potansiyeli oluşturmaz ve kontraksiyon meydana getirmez.
  • Düz kas kasılması-gevşemesi
    ve kalsiyum
  • ESS kalsiyum konsantrasyonu çizgili kas kasılmasını hiç etkilemezken düz kasları ciddi şekilde etkiler
  • Düz kasın gevşemesi
–Aktin miyozin arasındaki bağın kopması ve ortamdaki kalsiyumun uzaklaştırılması gerekir
  • Kalsiyum pompası
–Hücre dışına ve
–Sarkoplazmik retikuluma
  • Kasılma
  • Kasılmayı kalsiyum tetikler. Ancak, ince filamenti değil, kalın filamente etki eder.
  • Kalsiyum nereden gelir?
  • Kalsiyumun çoğu hücre dışından, ekstrasellüler sıvıdan gelir.
  • Nörotransmitterler, hormonlar ikinci habercileri kullanarak Ca kanallarını açar ve Ca ekstrasellüler sıvıdan girer.
  • Bazı düz kaslarda da voltaja duyarlı Ca kanalları açılır ve aksiyon potansiyeli meydana gelir.
  • Kontraksiyon Ca++ iyonları tarafından başlatılır
  • Ca++ KALMODULİN´e bağlanır.
  • Oluşan kompleks, myozin hafif zincir kinazını aktive eder.
  • Bu enzim myozinin fosforilasyonunu katalize eder. Aktin, myozin üzerinde kayar, kontraksiyon oluşur.
  • Bu olay iskelet kası ve kalb kasındakinden farklıdır. Çünkü onlarda kontraksiyon Ca++´un troponin C´ye bağlanarak aktin´in aktive edilmesi ile başlar.
  • Düz kasların gevşemesi için ise myozin fosfataz enzimi gereklidir. Bu enzim myozin başından fosfatı ayırır.
  • Kasılma için tetikleme:
    innervasyon +hormonlar
 Otonom sistem ve/veya hormonlar:
a)Uyaran eksitatör ya da inhibitör olabilir.
  Örneğin,
-epinefrin: IPyoluyla düz kaslarda kasılmaya neden olur.
-cAMP ve Ca aracılığı ile gevşemeye neden olur.
Yani:
CEVAP, O DÜZ KASTAKİ RESEPTÖRLERE BAĞLIDIR.
  • DÜZ KASLARIN MEKANİK ÖZELLİKLERİ
  • Her iki tip düz kas iskelet kasına göre uzun süreli ve kuvvetli kontraksiyonlar yapabilirler.
  • Ayrıca bu kaslar hiçbir kuvvet oluşturmadan uzayabilirler bu yüzden mide ve barsakların duvarını yapan düz kaslar bu organlar genişledikçe uzarlar, fakat basınç aynı kalır.
  • DÜZ KASLARIN MEKANİK ÖZELLİKLERİ
  • Düz kasın sarsı eğrisi süresi çizgili kasa göre çok daha uzundur.
  • Her ne kadar düz kasta latent devir de çizgili kasa göre uzun sürer ise de bunun süresi uyarının uygulama hızına göre değişir.
ØDüz kas lifi aniden gerildiğinde latent zaman kısa,
Ø Yavaş yavaş gerilmesinde ise uzundur.
Kontraksiyon süresi de uzamaktadır.
  • Bir kas kontraksiyonu spike başlangıcından 200 ms sonra başlayabilir.
  • Maksimum kontraksiyona, spike´tan 500 ms kadar sonra ulaşılır.
  • Kasılma iskelet kasından çok daha yavaştır.
  Çünkü:
    1.Çapraz köprü döngüsünün başlamasından
       önce bir komponentin fosforilasyonu   gereklidir.
  1. Miyozin ATPaz’ı daha yavaştır.
  • Kasların Karşılaştırılması
  • KASTA ENERJİ METABOLİZMASI
  • Organizmanın canlılığını devam ettirebilmesi, enerjinin meydana gelmesi ve kullanılması ile mümkündür.
  • İstirahat halinde en düşük düzeyde olan bu enerji ihtiyacı, maksimal kassal bir efor esnasında maksimal düzeyine çıkar.
  • KASTA ENERJİ METABOLİZMASI
  • İstirahatte;
  total enerji 1.3 kcal/dk´dır
  0.26 kcal/dk´sını yani % 20 kadarını   kaslar kullanır.
Kasların total vücut kitlesinin % 50 kadarını oluşturduğu göz önüne alınırsa istirahatta kasların kullandığı enerjinin oldukça düşük olduğu görülür.
  • KASTA ENERJİ METABOLİZMASI
  • Organizmanın kısa süreli maksimal şiddette bir egzersiz esnasında kullandığı enerji 35 kcal/dk´ya çıkar ve bunun % 90 yani 32 kcal/dk kadarı kaslar için kullanılır.
  Kasların bir dakikadaki enerji ihtiyacı
maksimal bir egzersizde
0.26´dan 32 kcal/dk´ya yükselebilmekte
 yani 120 katı kadar bir artış gösterebilmektedir.
  • Egzersiz esnasında bazı kaslar diğerlerinden fazla enerji kullanılır ve enerji kullanımı bu kaslarda 200 katına kadar çıkabilir.
  • KASTA ENERJİ METABOLİZMASI
  • Kas, kimyasal enerjiyi mekanik enerjiye çeviren bir yapıdır.
  • Karbonhidrat ve lipid metabolizması yoluyla meydana getirilen organik fosfat bileşikleri, örneğin ATP ve kreatin fosfat, kas enerjisinin kaynağıdırlar.
  • Kas enerjisi şu kaynaklardan sağlanır:
  • Fosfatojen sistem
  • Glikojen- Laktik asid sistemi
  • Aerobik sistem.
  • Enerji Sistemlerinin Karşılaştırılması
  • Kas çalışması esnasında tüketilen besinler
  • Egzersizde kasın kalori ihtiyacı başlangıçta kasta glikojenoliz ve glukoz alımının arttırılması ile karşılanır.
  Kan şekeri başlangıçta karaciğer glikojenolizindeki artış tarafından yükseltilirse de şiddetli ve uzun süren egzersizlerde kan glukoz seviyesi düşer.
  • Glukoneogenezde artış olur.
  • Plazmada insülin düşer, glukagon ve adrenalin yükselir.
  • Egzersizden sonra karaciğer glikojeni, ek glukoneogenez ve karaciğerden glikoz çıkışının azaltılması ile yerine konur.
  • Kas çalışması esnasında tüketilen besinler
  • Kasta enerji için karbonhidratlar tercih edilmekle birlikte,
–kaslar çoğunlukla enerji için yağ asitleri ve asetoasetik asit şeklinde büyük miktarda yağları,
–daha az ölçüde de aminoasit şeklinde proteinleri de kullanır.
  • KAS YORGUNLUĞU
  • Uzun süre aktif olan kas yorulur.
  • Kan dolaşımı aksatılırsa yorulma daha çabuk meydana gelir.
  • Kan dolaşımı normal duruma getirilirse bu erken yorulma ortadan kalkar. Kas yorgunluğu hipoksi ve metabolitlerin birikmesi ile meydana gelir.
  Zorlu egzersiz esnasında kan laktik asit düzeyi istirahat düzeyinin 3 – 10 katına ulaşabilir.
  Antrene kişilerde kanda laktik asit artışı daha azdır.
  Hafif egzersizde kan laktik asit düzeyi normalin üstüne pek çıkmaz.
  • HİPERTROFİ,
  • Kasın total kitlesinin büyümesine kas hipertrofisi denir.
  • Giderek artan yüklerle yapılan çalışmalar sonucu kaslar gelişir, büyür, enine kesit yüzeyi artar. Bu büyümeye kassal hipertrofi denir.
  • İnsanda hipertrofinin gelişimi 6 haftadan uzun bir süre ister.
  • Egzersiz ve cinsiyet hormonları hipertrofiye neden olurlar.
  • Maksimal verimin % 75 i kadar bir egzersiz;
–kasta ATP, CP, glikojen birikimine
– kas lifi çapının artmasında neden olur.
Uzun süreli de olsa hafif egzersizde hipertrofi oluşmaz.
  • Kasta büyüme nedeni kası oluşturan fibrillerin büyümesidir. Fibrillerin sayıca artması değildir. Yani hiperplazi söz konusu değildir.
Myofibrillerdeki büyüme aktin ve miyozin filamentlerinin sayısındaki artıştan kaynaklanır.
  • Kasların optimal bir çalışma düzeyinde tutulabilmesi için devamlı bir aktivite gereklidir.
  • Gebelik esnasında uterusu oluşturan düz kas hücrelerinin sayısı artar bu olaya hiperplazi denir.
  • İskelet ve kalp kasında hiperplazi meydana gelmez. Bu kasların genişlemesi hipertrofiye bağlıdır.
  • ATROFİ
Kasın total kitlesinin azalmasına ise
 kas atrofisi denir.
  • Uzun süre çalışmayan kaslar bir iki ay içinde başlangıç hacminin yarısına kadar küçülebilir yerini yağ ve bağ dokusu alır bu olaya atrofi denir.
  • Kas bir iki ay alçıda kalırsa veya kas motor sinirini kaybederse yani denerve olursa atrofi meydana gelir. Denerve kasta 4 ay sonunda kas hücreleri ölmeye başlar.
  • 1-ANORMAL KONTRAKSİYONLAR
    Spazm: Bir kasın istemsiz ve ani olarak kısa süreli kasılmasıdır.
  
  Kramp: Bir kasta, istemsiz ve ağrılı olarak meydana gelen tam tetanik kontraksiyondur. Kramp esnasında maksimal  istemli kontraksiyondakinden daha yüksek frekansta (300/s) aksiyon potansiyeli oluşur.
–Genellikle kasta bir inflamasyon varsa olur
–İritasyon veya iyon, su imbalansı
  Kas ve sinir liflerini saran extrasellüler sıvıda elektrolit dengesi  bozulur, hipoosmolarite meydana gelir.
 
   Konvulsiyon:
       
  Bir  kas grubunun şiddetli ve irade dışında tetanik kontraksiyonudur.
   Eğer motor nöronlar, ateşli hastalık, zehirlenme veya narkotik ilaçlar ile uyarılırsa meydana gelir. Motor nöronlarda çok yüksek frekanslı deşarjlar oluşur ve kasa gönderilir.
–  Beyindeki bir rahatsızlıktan dolayı ortaya çıkabilir
(epilepsi-sara)
Motor nöron disorganizasyonu olur
       
  • Fibrilasyon:
    İskelet kaslarını innerve eden motor sinirler kesilir ya da haraplanırsa kaslar atrofiye uğrar. Bu sırada uyarılabilme özelliklerinde anormallikler olduğu gibi, reseptör sayısı artar ve dolaşımdaki ACh’e karşı duyarlılık gösterirler. Buna denervasyon hipersensivitesi denir.
  • Kas liflerinde fibrilasyon ortaya çıkar.
  • Lifler ayrı ayrı kontraksiyon yaparlar, bu yüzden gözle farkedilmez, EMG ile anlaşılır.
  • Kasta birkaç haftada atrofi tamamlanınca ya da tersine motor sinir rejenere olunca fibrilasyon kaybolur.
  • Kürar fibrilasyonu azaltır, prostigmin arttırır.
Güç üreten efektif bir kas kasılması olmaz
Kalp kası hastalıklarında görülür ve pompa yeteneğini azaltır
    
  Fasikülasyon:
  Spinal motor nöronların patolojik deşarjlarına bağlı olarak motor sinirin innerve ettiği kas lifi grubunda yani motor birimde görülen kontraksiyonlardır. Gözle farkedilir. Polimyelitte ve sinirin travmatik harabiyetinde görülür.
        
  • Tik:
  Çizgili kasların, genellikle psikojenik  kaynaklı, düzensiz tekrarlanan irade dışı kasılmalarıdır.
  Ani olarak meydana gelir.
  Yorgunluk ve heyecanda artar, uykuda kaybolur.
  Göz kırpma, tırnak yeme, diş gıcırdatma, omuz çekme şeklinde görülür.
  Hipokalsemik Tetani:
   Ekstrasellüler Ca konsantrasyonu normal seviyesinden %40 kadar azaldığı zaman, iskelet kasında görülen krampa benzer irade dışı tetanik kasılmalardır.
  Kas kontraksiyonu için Ca’un gerekli olduğu bilindiğinden bu olay şaşırtıcı gelebilir.
  ESS Ca seviyesinin düşmesi, uyarılabilen membranlardaki Na kanallarını açar. Membran depolarize olur, aksiyon potansiyelleri oluşur.
  Kasta tetanik kontraksiyonlar meydana gelir.

Bir Cevap Yazın