Pineal Bez Hormonu Melatonin – Word

Dosyayı isterseniz görüntüleyebilir isterseniz indirebilirsiniz.


GoogleDocs üzerinden indirmek için : İndir–Açılan sayfadan indirebilirsiniz–

Önizleme ;

 

PİNEAL BEZ HORMONU MELATONİN
Amaç
Pineal bez hormonu melatoninin önemini ve bunların etkilerini kavramak.
 
Öğrenim hedefleri
            Melatonin nedir
Melatonin sentezi
            Melatoninin metabolizması
            Melatoninin etki tarzı
Melatoninin fonksiyonları:
Biyolojik saatte
Uykuda
Kanser gelişimini engellemede
Antioksidan sistemde
            Melatonin kullanımı
            Yan etkileri
Melatonin nedir?
            Melatonin (5-methoxy-N-acetyltryptamine) bir pineal bez salgısıdır. Pineal bez diensefalonun arka kısmına yerleşmiş bezelye büyüklüğünde bir bezdir.  Melatonin için “bir pineal bez hormondur” da denilmektedir. Ancak sekresyonunun kontrolü klasik hormon kontrolüne uymamaktadır. Mesela negatif feedback (negatif geri besleme) ile salgısı baskılanmamaktadır. Bu yüzden pineal bez hormonu veya pineal bez salgısı tabirlerinin ikisi de kullanılmaktadır.
Melatonin sentezi
Melatonin pineal bezden (epifizden) sentezlenerek kana ve BOS’a salınır. Melatoninin birçok dokuda sentezlendiği gösterilmiştir. Ancak kana melatonin sağlayan temel kaynak pineal bezdir. Melatonin sadece insanlarda değil, tek hücreli canlılardan bitkiler ve gelişmiş hayvanlara kadar bu güne değin melatonin düzeyleri çalışılmış tüm canlılarda bulunmaktadır.
Sentez aşamaları:
Melatonin seratoninden, seratonin ise triptofan aminoasitinden sentezlenir.
Triptofan Serotonini oluşturur: Triptofanın 5-hidroksitriptofana hidroksilasyonu karaciğer tirozin hidroksilazı tarafından katalizlenir. Daha sonraki dekarboksilasyonla, güçlü bir vazokonstriktör ve düz kas kasılmasını uyaran bir madde olan serotonin (5-hidroksitriptamin) oluşur (Şekil 1). Serotonin katabolizması, 5-hidroksiindolasetata monoamin oksidaz ile katalizlenen oksidatif bir aminsizleştirme ile başlar ve insanlar bu son maddeyi idrarla atarlar.
Serotonin Melatonini Oluşturur: Epifizde serotoninin N-asetilasyona ve bunu izleyerek O-metilasyona uğramasıyle melatonin oluşur (Şekil 1). Serotonin ve 5-hidroksiindolasetatın aynı zamanda direkt metilasyonu da görülür. Serotonin ve 5-metoksitriptamin, monoamin oksidaz ile, karşılıkları olan asitlere metabolize edilir. Dolaşımdaki melatonin, beyin dahil tüm dokular tarafından alınırsa da 6. pozisyonda hidroksilasyon ve bunu izleyen sülfat veya glukuronik asitle konjügasyonla hızla metabolize edilir.
 
Şekil 1. Melatoninin biyosentez ve metabolizması. ([NH4+] transaminasyonla oluşur; MAO: monoamin oksidaz.)
 
           
 
Melatonin sentezinin düzenlenmesi:
Pineal bez tarafından melatoninin üretilmesi hipotalamusun suprakiazmatik nükleusunun (SKN) etkisi altındadır. SKN retinadan karanlık ve aydınlığın günlük değişimi hakkında bilgiler alır. Işık, melatonin sentezini baskılarken karanlık uyarmaktadır. Retinadan gelen bu sinyal günlük ritmi (sirkadiyan ritim) düzenleyen sistemin bir parçasını oluşturur. Ancak belirtmek gerekir ki parakrin ve endokrin sistemlerin birçok kısmındaki günlük döngü, melatonin sinyalinden ziyade SKN tarafından kontrol edilir. Tam olarak bilinmemekle beraber bu kontrolde melatoninin de bazı rolleri vardır. Çünkü salgılanan melatoninin beyinde başlıca SKN ve hipofiz bezine etki ettiği bilinmektedir. Pineal bezden salınan melatonin kan dolaşımına verildiğinden endokrin hormon gibi etki gösterir. Bunun yanında retina ve gastrointestinal sistem gibi dokularda sentezlenen melatonin ise parakrin hormon gibi etki gösterir.
Melatonin sentezini azaltan durumlar
  1. a) Yaş: Yaş ilerledikçe melatonin sentezi azalmaktadır. (Şekil )
  2. b) Işık:
Melatonin karanlıkta sentezlenmekte, aydınlıkta ise sentezi kesilmektedir. Şekilde görüldüğü gibi gece yarısı (24:00 – 04:00) en üst düzeylere ulaşmaktadır. Melatonin sentezlenmesi için uyumak gerekmemektedir. Gerekli olan şey karanlıktır. Gece boyunca yüksek melatonin sentezi ışığa bir an maruz kalma ile kesilmektedir. Mesela gece 01:00 civarında ışığı açıp kapatmakla karanlıkta devam etmekte olan melatonin sentezi durur. Gözlerin kapalı olması melatonin sentezini etkilemez. Göz kapaklarından geçen ışık miktarı sentezin uyarılması ve baskılanması için yeterlidir. Melatonin sentezini baskılamak için ışık kuvveti ve dalga boyu da önemlidir. Mesela ay ışığı etkilemezken, 2500 lüks veya daha fazla ışık veren ampuller sentezi engellemektedir. Mavi/yeşil renk (ki kullanılan lambaların çoğu bu dalga boyunu içirmektedir) en çok baskılarken, sarı veya kırmızı renk fazlaca etkilememektedir. Ticari olarak bu dalga boylarını filtreleyen dolayısıyla melatonin salgılanmasını etkilemeyen ampuller üretilmektedir. Ancak maliyeti biraz yüksek olduğundan tüketici tarafından fazla tercih edilmemektedir. Bunun yanında melatonin sentezini baskılayan dalga boyundaki ışığı geçirmeyen gözlükler üretilerek tüketicinin hizmetine sunulmuştur.
Günümüz şartlarında insanlar akşamları karanlıkta ışığa maruz kalmaktadır. Daha fazla ışığa maruz kaldıklarından melatoninin koruyucu etkisinden daha az faydalanmaktadırlar. Melatoninin kanser gelişimini engelleyici etkisi göz önüne alınarak fazla ışığa (dolayısıyla daha az karanlığa) maruz kalma ile artan kanser sayısı arasında ilişki kurulmaktadır. Bu yönde çalışmalar devam etmektedir. Melatoninin koruyucu özelliği düşünülerek melatoninin salgılanmasının baskılanmaması için çocukların gece uyurlarken gece lambası kullanmamaları veya çok az ışık veren gece lambaları kullanmaları önerilmektedir.
  1. c) İlaçlar: Bazı ilaçlar (Beta blokörler, mesela propranolol) nörotransmitterlerin pinealositlerle etkileşime girmelerini engelleyerek melatoninin gece sentezinin artmasını engellemektedirler. Gece pineal bezdeki nöronlar pinealositlerin üzerine melatonin üretimini ve salınmasını uyarmaları için nörepinefrin salarlar. Salınan nörepinefrin beta adrenerjik reseptörlere bağlanarak seratoninden melatonin sentezini artıran bir sinyal yolağını uyarır. Nörepinefrinin pinealositlerdeki beta adrenerjik reseptörle etkileşimini engelleyen ilaçlar bu sinyal yolağının uyarılmasını engellediklerinden melatonin sentez ve salgılanmasının azalmasına neden olurlar.
Melatoninin metabolizması
            Plazmaya salınan melatonin plazmada alfa 1-Asit glikoprotein ve albümin gibi plazma proteinlerine bağlanır. Temelde karaciğerde metabolize edilir. Başlıca metaboliti 6-Hidroksimelatoninsülfat (6-HMS)’dır ve idrarla atılır. Melatonin diğer hücrelerde iki hidroksil radikali toplayarak 3-Hidroksimelatonine dönüşür. Bu da idrarla atılabilir ve idrar düzeyi oksidatif sitresin bir göstergesi olabilir. İnsanlarda dışarıdan verilen melatoninin metabolik yarı ömrü 20-60 dakikadır.
Melatoninin etki tarzı
            Melatonin etkilerinin bir kısmını direk, bir kısmını ise reseptörleri vasıtasıyla gerçekleştirmektedir. Reseptörleri hem membranda hem de çekirdekte bulunmaktadır. Membran reseptörleri MT1, MT2 ve MT3 tür. Çekirdek reseptörleri ise retinoit Z reseptörleri (RZR) veya retinoit orfan reseptörleri (ROR) nin alt gruplarındandır (RZRβ, RORα, RORγ).
            Melatoninin fonksiyonları:
  1. Biyolojik saatteki rolü
  2. Melatonin ve uyku
  3. Kanser gelişimini engellemedeki rolü
  4. Antioksidan sistemdeki rolü
  1. Biyolojik saatteki rolü
Sirkadiyan ritim 24 saatlik ritim demektir. Uyku-uyanıklık, vücut ısı dalgalanmaları, kan basıncı, yorgunluk-dinçlik, ruh durumu, stres, fiziksel ve zihinsel performans, nörotransmiter ve reseptör sayısında ki değişiklikler ayrıca DNA replikasyonunun ve boy uzunluğu gibi görünüşe göre sabit karakterlerin bile ölçülebilir 24 saatlik ritimleri vardır. Bu ritim sadece insanlara özgü değildir. Bütün hayvan ve bitkilerde, hatta tek hücreli alglerde bile vardır.
Bu ritimler vücudumuzun biyolojik saati ile ayarlanmaktadır. Biyolojik saat (sirkadiyan saat) hipotalamusta SKNda yerleşmiş bir grup hücre tarafından sağlanır. Yani vücudumuzun biyolojik saati SKN tarafından kontrol edilir. SKN günün uzunluğuyla ilgili bilgileri retinadan retinohipotalamik yolla alır, yorumlar, daha sonra da pineal bezi uyararak melatonin sentezlenmesini uyarır. Salınan melatonin tüm vücuda dağıldığı gibi hipotalamusta SKN bölgesindeki reseptörlerine bağlanır.  Günlük döngüyü merkezi sinir sistemi kontrol etmekle beraber melatonin bu döngünün kontrolünde bir şekilde yer alır. Yani melatonin günlük döngüyü SKN seviyesinde etkiler. Melatonin için biyolojik saatin akrebi tabiri kullanılmaktadır. Dışardan melatonin verilmesi günlük döngüyü etkiler. Bu döngünün bozuk olduğu durumlarda dışardan melatonin verilmesi tedavi edicidir. Astronotlar uzaydayken gece – gündüz olmadığından, dünyadaki gece saatlerinde melatonin verilmesi günlük döngünün sürdürülmesini olumlu yönde etkiler.
  1. Melatonin ve uyku
Melatoninin yüksek olduğu zamanlar uyku saatlerine denk gelmektedir. Melatonin direk uyku getirici bir uyku ilacı değildir. Ancak araştırıcılar melatoninin uyku ile arasındaki ilişkiyi ifade etmek için “Melatonin uykunun kapılarını açar” ifadesini kullanmaktadırlar. Bunu yapmak için melatonin muhtemelen biyolojik saat olan hipotalamustaki SKN üzerine etki ederek karanlık periyodu ile uyku zamanını senkronize etmektedir.
  1. Kanser gelişimini engellemedeki rolü
Yapılan çalışmalarda melatoninin onkostatik etki gösterdiği gösterilmiştir. In vivo ve in vitro deneylerde melatonin farmakolojik ve fizyolojik dozlarda kanser gelişimini azaltmıştır. Bu etkiyi gösterirken birçok farklı yolu kullanmaktadır. Örnek olarak kanser dokusunda telomeraz aktivitesini azaltmakta, kanser dokusunun gelişmesi için gerekli olan damarların artmasını engellemekte, kanser dokusunda apopitozisi uyarmakta (diğer dokularda apopitozisi engellemektedir), östrojene bağlı meme tümörlerinde anti-östrojenik etkiler göstermekte, kanser hücrelerinin büyümesi için gerekli olan büyüme faktörlerinin hücreye alınmasını baskılamaktadır.
  1. Antioksidan sistemdeki rolü
Melatonin güçlü bir antioksidandır. Bir yandan serbest radikalleri direk olarak etkisiz hale getirirken (toplarken), diğer yandan antioksidan enzimlerin sentezini artırmaktadır. Bunun yanında melatoninin sadece kendisi değil metabolitleri de antioksidan etki göstermektedir. Bazı antioksidanlar sadece yağlı ortamlarda veya sulu ortamlarda etki gösterebilmektedir. Mesela E vitamini membranlarda, C vitamini plazmada etkindir. Melatonin hücre membranlarını rahatça geçebildiğinden hem membranlarda hem de sulu ortamlarda (hücre içinde ve plazmada) etkisini gösterebilir. Bu özelliği onun antioksidan gücünü artırmaktadır. Serbest radikallerle hastalıkların ilişkisi düşünüldüğü zaman güçlü bir antioksidan olan ve antioksidan sistemi güçlendiren melatoninin önemi daha da belirginleşmektedir.
            Melatonin kullanımı
            Melatonin reçeteye yazılan bir ilaç, bir hormon değildir. Marketlerde satılan, vitamin desteği türünden ilaçlar grubuna girmektedir. Henüz ülkemizde satışı yoktur. Ancak bir çok ülkede marketlerde satılmakta ve yaygın olarak kullanılmaktadır. Tablet, kapsül ve dil altı gibi değişik şekillerde satışa sunulmaktadır. Belirlenen ve önerilen bir doz olmamakla beraber günde 1-20 miligram arasında kullanılmaktadır. Yaygın olarak tercih edilen doz 3 miligramdır.
           Kullanım gayesi uyku kalitesini artırmak ve antioksidan özelliği gibi faydalı etkilerinden faydalanmaktır. Kullanan kişilerin %60-70’inde uyku kalitesi artmaktadır.
            Sirkadiyan ritmin düzgün ayarlanamadığı insomnia ve jet lag gibi durumlarda kullanılması faydalıdır. (İnsomnia: uykususluk; Jet lag: (uzun bir uçak yolculuğundan sonra) zaman farkından doğan uyku düzensizliği, yorgunluk v.b.  semptomların olduğu durum) Kanser tedavisi, immün hastalıklar, kalp-damar hastalıkları, depresyon, mevsime bağlı duygusal düzensizlik ve seksüel disfonksiyon gibi hastalıklarda ana tedaviye ek olarak (tamamlayıcı tedavi) kullanılabilmektedir.
Deneysel olarak oluşturulmuş Alzheimer hastalığı, Parkinson hastalığı, iskemi-reperfüzyon hasarı, glutamat toksisitesi ve nörotoksin maruziyetinde koruyucu olduğu birçok çalışmada gösterilmiştir.
 
Yan etkileri
            Melatoninin bilinen bir yan etkisi yoktur. LD50 (Verildiğinde verilen canlıların yarısının öldüğü doz) dozu belirlenememiştir. Yani ne kadar fazla verirseniz verin hayati bir tehlike oluşmadığı gibi ciddi bir yan etki de görülmemektedir. Salgılanması direk karanlıkla uyarıldığından ve salgılanmasının düzenlenmesinde negatif geriye doğru besleme rol oynamadığından yüksek doz alınması melatonin salgılanmasını etkilememektedir. Zaten vücudumuzda olan bir molekül olduğundan her hangi alerjik reaksiyon olmadığı gibi başka ilaçlarla da fazlaca etkileşime girmemektedir. Ancak bazı antihipertansiflerin etkinliğini azaltırken, bazı antikoagülanların etkinliğini artırabilmektedir.
            Özet
            Melatonin bir pineal bez hormonu (salgısı).
            Sentez: Triptofan → Seratonin → Melatonin
            Karanlıkta sentezlenir, ışıkla sentez baskılanır.
Sentez yaşla azalır.
Beta blokörler sentezi azaltır.
            Karaciğerde başlıca 6-Hidroksimelatoninsülfat’a metabolize edilir.
            Direk veya reseptörleri vasıtasıyla etki gösterir.
            Biyolojik saatte rolü var.
            Onkostatik (kanser gelişimini engelleyen) etkileri var.
Uykunun kapılarını açar.
            Güçlü bir antioksidan.
            Sirkadiyan ritmin düzgün ayarlanamadığı durumlarda tedavi amacıyla kullanılabilir.
            Değişik hastalıklarda tedaviye yardımcı olarak kullanılabilir.
            Yan etkisi yok.

Bir Cevap Yazın