Psikoaktif Madde Kullanımına Bağlı Rusal Bozukluklar

Dosyayı isterseniz görüntüleyebilir isterseniz indirebilirsiniz.


GoogleDocs üzerinden indirmek ve görüntülemek için : İndirAçılan sayfadan şekildeki gibi indirebilirsiniz–
indirme

 

PSİKOAKTİF MADDE KULLANIMINA BAĞLI RUHSAL BOZUKLUKLAR

KONU BAŞLIKLARI

SENTETİK KANABİNOİDLER

SEDATİFLER, HİPNOTİKLER

AMFETAMİNLER

KOKAİN

HALUSİNOJEN İLAÇLAR

SENTETİK KANNABİNOİDLER

İlk olarak 1990 yılında tıbbi amaçlı olarak laboratuarda üretilmiş, yan etkileri nedeniyle tıbbi kullanıma girmeyen yasadışı olarak tanımlanması ihmal edildiği için ‘yasal uyuşturucular’ adı altında yaygın bir biçimde kötü kullanılmaya başlanan maddelerdir.

Madde kullanıcıları arasında ‘Bonzai’ ya da ‘Jamaika’ olarak adlandırılan bu maddelere yönelik yasal düzenlemelerin bulunmayışı ve artan yaygınlığı sorunun önemini arttırmıştır.

Sentetik Kannabinoidler’in etkileri esrarın etken maddesi olan tetra hidro kannabinole göre çok daha güçlüdür.

 

Nörotoksik etkileri nedeniyle epileptik nöbet gibi komplikasyonlara yol açmaktadır.

Ayrıca myokardiyal inarktüs ve böbrek yetmezliği gibi ağır hastalıklara yol açabilmektedir.

Akut zehirlenme tablosundaki hızla gelişen ve 24 saate kadar uzayabilen psikiyatrik ve nörolojik belirtier nedeniyle kullanıcıların sık olarak acil servislere başvurdukları gözlenmektedir.

Sentetik kannabinoid kullanım bozukluğu olan kişilerin sağaltımında kullanılabilecek bir antidot yoktur. Sağaltım destekleyici nitelikte olmalı ve madde kullanım bozuklukları için geçerli genel sağaltım ilkeleri uygulanmalıdır.

SEDATİFLER,HİPNOTİKLER

Barbitürat ve benzeri hipnotikler, metakualon, benzodiazepinler, meprobamat gibi sedatif ve bunaltıcı giderici ilaçlarla önemli zehirlenme ve bağımlılık durumları ortaya çıkabilir. Merkezi sinir sisteminde baskılayıcı etki yaparlar.

Bağımlılık yapabilen ilaçlardır. Bu nedenle Türkiye’de serbest kullanımı önlenmiştir ve ancak özel reçete (yeşil reçete) ile alınabilmektedir.

Bu ilaçlara bağımlılık durumunda ilacı bırakma aşamalı ve yavaş olmalıdır. Birden bırakılınca epilepsi nöbetleri ve deliryum ortaya çıkabilir.

Bağımlılık durumunda hareketlerde konuşma ve düşüncede yavaşlama, bellek zayıflığı, dikkat bozukluğu, duygusal dengesizlik ve temel kişilik belirtilerinde abartılma görülür. İlacın bırakılmasında gerginlik, titreme, uyku bozukluğu, bulantı kusma ve algı bozukluğu olur.

Ağır bağımlılık durumunda ilaç birden kesilirse konvülziyonlara, deliryuma ve kardiyo-vasküler kolapsa yol açabilirler. Bu nedenle sağaltım sırasında ilacın yavaş yavaş azaltılarak bırakılması sağlanır.

Benzodiazepin alışkanlığının sağaltımında önce kısa etkililerden uzun etkililere (örneğin klonazepam) geçilmesi ve daha sonra uzun etkili ilacın da azaltılarak kesilmesi önerilmektedir.

Benzodiazepin alışkanlığının sağaltımında karbamazepinin yararlı olabileceği bildirilmiştir.

Koruyucu önlemler : Hekimlikte sık kullanılan bu ilaçların yazılmasının ve satılmasının sıkı denetimi zorunludur. Ülkemizde bu ilaçların özel reçete ile sıkı denetim altında kullanılması tüketimi, bağımlılığı ve zehirlenme olaylarını belirgin ölçüde azaltmıştır.

Akut ve ağır zehirlenme durumları genellikle özkıyım girişimlerinde ve çocuklarda kaza ile alınması nedeni ile olur.

Solunum depresyonu belirtileri gösteren ağır olgularda bir benzodiazepin antagonisti olan Flumazenil kullanılmalıdır. Başlangıç dozu damar içi 0.3 mg’dır. Gerekirse tekrarlanır ve 2 mg’a kadar çıkılabilir. Kısa etkilidir ve etkisi 30-60 dk içinde kaybolabilir. Bu nedenle hasta yakın gözlem altında tutulmalı gerekirse doz tekrarı yapılmalıdır. Hastanın vücudundan ilaç atılıncaya dek yaşamsal işlevlerin korunması temel sağaltım ilkesidir.

AMFETAMİNLER

Sentetik uyarıcı ilaçlardır. Merkezi sinir sistemini uyarıcı ve sempatomimetik etkileri ile canlılık, güçlülük ve neşe verirler. Uykuyu önlerler. Narkolepsi ve çocuklarda dikkat eksikliği sendromlarında etkili ilaçlardır. Nadiren depresyonlarda antidepresan ilaçlara eklenebilir.

Türkiye de satışı ve kullanımı 1975’den beri yasaklanmıştır. Ülkemizde bu ilaca bağımlılık ve zehirlenme olayları pek görülmemektedir. Ancak son 10 yılda ekstazi kullanımı artmıştır.

Amfetaminlerin uzun süre kullanımı ile bağımlılık ve tolerans oluşur. Akut zehirlenmede uykusuzluk, huzursuzluk, çarpıntı, kan basıncında yükselme, iştahsızlık, bulantı, kusma, ağır bunaltı ve panik, istemsiz hareketler, karında kramplar, konvülsiyonlar, bilinç bulanıklığı, deliryum, yüksek ateş, kardiyovasküler kollaps, koma ve ölüm olur.

Süreğen kullanımı ile iştahsızlık, sinirlilik, uykusuzluk, saldırganlık, işitme ve görme varsanıları ile paranoid psikoz durumu ortaya çıkar. Amfetamine bağlı paranoid psikozu paranoid şizofreniden ayırd etmek güçtür. Aradaki fark amfetamin psikozunun ilaç bırakıldıktan sonra birkaç gün ya da hafta içinde yatışmasıdır.

Amfetamin bağımlılığı ve kesilme sendromunun fiziksel yanı tartışmalıdır. Daha çok psikolojik bir bağımlılık olarak kabul edilir. İlacı bırakınca, güçlü bir madde isteğinin yanı sıra, ağır durgunluk, yorgunluk, tedirginlik, sıkıntı, kabuslar, baş ağrısı, terleme, sıcak soğuk basmaları, kaslarda ağrılı kasılmalar olabilir. En tipik kesilme belirtisi ruhsal çökkünlüktür ve bunun bütün belirtilerini gösterebilir.

Amfetamin psikozunda antipsikotikler, kesilme ile ortaya çıkan çökkünlükte antidepresan ilaçlar kullanılabilir.

METİLFENİDAT: Amfetaminle birlikte uyarıcılar sınıfında yer almakta olan bu ilaç, dikkat eksikliği ve aşırı hareket bozukluğunun (DEAHB) sağaltımında kullanılmaktadır. Özel bir reçete ile (kırmızı reçete) verilmekte ve DEAHB tanısının atlanmış olduğu durumlarda, bu çocukların sık olarak madde kullanımına yöneldiği ve uyarıcı nitelikteki maddeleri kullandıkları bilinmektedir. Bu nedenle bu grupta doğru tanı ve sağaltımın büyük bir önemi vardır.

EKSTAZİ: Farmakolojik yapısı amfetamine benzetilerek geliştirilen sentetik bir maddedir. Uyarıcı özelliğinin yanında halusinojen özelliği de vardır. Diğer halusinojenlerden farklı olarak, ciddi bedensel sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Kalp- damar dizgesi, sinir kas dizgesi ve psikiyatri ile ilgili komplikasyonlar ön plandadır. Gençlerde, alkol ile birlikte kullanımı ve dehidratasyona bağlı ekstazi ölümleri bildirilmiştir.

KOKAİN

Son yıllarda öncelikle zengin Batı ülkelerinde önemli sorun olmuştur. Amfetaminler gibi merkezi uyarıcı ve sempatomimetik etkisi vardır. Kişiye öfori, güven, güçlülük duygusu verir. Fakat zamanla ve fazla alındıkça gerginlik, sıkıntı, öfkelilik, paranoid psikoz belirtileri ortaya çıkar.

Yüksek dozlarda konvülziyonlara, subkortikal merkezlerin baskılanmasına, solunum ya da kalp durmasından ölüme neden olabilir. Fiziksel bağımlılığın olmadığı, fakat çok şiddetli psikotik bağımlılığın olduğu kabul edilmektedir. Ülkemizde kullanılması nadirdir.

HALUSİNOJEN İLAÇLAR

LSD (liserjik asid dietilamid), peyot, meskalin, psilosibin, dimetil-triptamin gibi maddelerdir. Aynı zamanda psikoz doğurucu (psikozomimetik) ilaçlar olarak bilinir ve deneysel psikoz araştırmaları için kullanılır. Bu maddelerden Türkiye’de belki yalnız LSD’yi tek tük kullanan olmuştur.

Bu ilaçlar bilinç, algılama, duygu durum ve düşünceyi ileri derecede etkilerler. Algı artar ve yoğunlaşır. Normalde algılanmayacak uyaranlar algılanır. Bazen görme ve işitme algısı birbirine karışır; rengi işitme sesi görme gibi algılar (synesthesia) olabilir. Beden zaman ve yer algılaması çok değişir. Yanılsamalar ve yalancı varsanılar (pseudo-hallucination) olabilir.

Eski anıların anımsanması, bilinç dışı içeriğin açığa çıkması ve regresyona eğilim görülebilir.

LSD ile sık görülen bir durum, akut panik nöbetine benzeyen, öforinin yerini ağır bir huzursuzluğun aldığı zehirlenme etkisidir.

Bu ilaçları bir zamanlar alkol bağımlıların sağaltımında ve psikoterapiyi kolaylaştırmak amacıyla kullananlar olmuşsa da çok kısa bir akım olmaktan öteye gidememiştir.

TEŞEKKÜR EDERİM…

SORULAR

1)Amfetaminle birlikte uyarıcılar sınıfında yer alan  DEAHB sağaltımında kullanılan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

A)EXTAZİ

B)METİLFENİDAT

C)BENZODİAZEPİN

D)LSD

E)BARBİTÜRAT

2) Algının arttığı ve yoğunlaştığı, normalde algılanmayacak uyaranların algılandığı synesthesia ve pseudohallucination’ların gözlendiği madde kullanım bozukluğu hangisidir?

A)AMFETAMİN

B)SEDATİFLER

C)KANNABİNOİDLER

D)HALUSİNOJEN İLAÇLAR

E)BENZODİAZEPİN

 

Bir Cevap Yazın