Refleks Fizyolojisi

Dosyayı isterseniz görüntüleyebilir isterseniz indirebilirsiniz.


GoogleDocs üzerinden indirmek için : İndir–Açılan sayfadan indirebilirsiniz–

Önizleme ;

 

REFLEKS FİZYOLOJİSİ
DERSİN İÇERİĞİ
Refleksin  tanımı
Refleks yayı
Reflekslerin sınıflandırılması
Omurilik refleksleri
Monosinaptik refleksler
Polisinaptik  refleksler
Omurilik reflekslerini düzenleyici mekanizmalar
Reflekslerin klinik önemi
Hippocrates
 “İnsanoğlu bilmelidir ki;
   neşe, sevinç, keder ve elem gibi tüm duygularımız keza kahkahalarımız ve göz yaşlarımız beyinden, yalnızca beyinden kaynaklanır. Onun aracılığı ile düşünürüz; görür, işitir ve çirkini güzelden, kötüyü iyiden, hoş olanı olmayandan ayırt ederiz. Bizi çıldırtan, içimizi korku ve dehşetle dolduran, gece ya da gündüz uyku veren, uygun olmayan hatalar, amaçsız bunaltılar, dalgınlık ve alışılmışa ters davranışlar getiren de yine odur.”
Refleksin Tanımı
ØOrganizmanın, herhangi bir uyarana karşı merkezi sinir sistemi aracılığı ile verdiği istem dışı cevaptır.
Øİşeme ve dışkılama gibi bazı refleksler, kısmen istemli olarak kontrol edilebilirler.
Ø
ØBir duyu organı veya duyu alanına verilen etkili bir uyaran ile başlayan eksitasyonun, duysal aferent lifler yoluyla merkezi sinir sistemindeki refleks merkezine iletilmesi ve buradan başlayan yeni impulsların eferent liflerle perifere getirilerek bir faaliyetin başlatılması ya da sona erdirilmesidir.
Ø
ØMemelilerde  aferent ve eferent somatik nöronlar arası bağlantı,
ØBeyin
Øomurilikte
  bulunur.
ØAferent nöronların somaları;
Øarka kök ganglionlarında
Økranyal sinirlerin ganglionlarında
  bulunurlar.
Bell-Magendie Yasası
ØAferent nöronlar dorsal köklerle medulla spinalise girerler, eferentler ventral köklerle medulla spinalisten çıkarlar.
ØGenel kaide olarak dorsal kökler duyu, ventral kökler motor sinirlerdir.
ØBuna Bell-Magendie yasası denir.
Medulla Spinalis

Refleks (Arkı) Yayı
Bir refleksi oluşturan devreye refleks yayı denir.
Uyaran
Duyu reseptörü,
Duyu nöronu (getirici; aferent),
Refleks merkezi (bir veya birkaç  sinaps),
Motor nöron (götürücü; eferent)
İcra organı (hedef; efektör): (Kas veya salgı bezi olabilir).
Cevap (hareket, salgı)
MSS’ne geri bildirim
  Bir refleks beş basamakta gerçekleşir.
  1. 1. Uyaranın algılanması ve reseptörün aktivasyonu
  2. Duyusal nöronun aktivasyonu
  3. Refleks merkezinde bilginin işlenmesi
  4. Motor nöronun aktivasyonu
  5. Periferik efektör organın cevabı
Reflekslerin sınıflandırılması
vRefleks merkezinin bulunduğu yere göre refleksler:
Omurilik refleksleri
Kraniyal refleksler
vCevap çeşidine göre refleksler:
Somatik refleksler
Viseral refleksler
vRefleks devresinin kompleksliğine göre refleksler:
Monosinaptik refleksler (tek sinapslı)
Polisinaptik refleksler (çok sinapslı)
Reflekslerin sınıflandırılması
Refleksler genellikle doğuştan itibaren mevcuttur. Bu çeşit reflekslerin merkezleri beyin korteksinin altında MSS’nin herhangi bir yerinde olabilir.
Sonradan öğrenme, alıştırma yada terbiye sonucu oluşan kondisyonel veya koşullu reflekslerin oluşumunda ise beyin korteksi devreye girmektedir ve bu refleksler polisinaptik karekterdeki reflekslerden oluşur.
Monosinaptik ve polisinaptik reflekslerde
impulsları merkeze ileten aferent lifler
farklı gruplarda bulunur
Monosinaptik reflekslerde
Grup-I (büyük afferent)
Grup-II
Grup-III
Myelinsiz C (grup-IV) lifleri
Polisinaptik reflekslerde
Alfa grubu
Delta grubu
Myelinsiz C (grup-IV) lifleri bulunur
  1. Monosinaptik refleks
q  En basit refleks kavsinde aferent ve eferent nöronlar arasında tek bir sinaps bulunur. Böyle bir refleks yayı monosinaptiktir.
q      Bu gibi refleks yaylarında  meydana gelen reflekslere MONOSİNAPTİK REFLEKSLER denir.
Monosinaptik refleksde  latens– reaksiyon süresi-tepki zamanı (uyarının verilmesi ile refleks yanıt arasındaki süre) kısadır.
Merkezi gecikme-sinaptik gecikme: Refleks oluşumu için omurilikte geçen süredir.
İnsanlarda patella refleksi için merkezi gecikme 0.6-0.9 ms arasındadır.
Deney hayvanlarında da benzer rakamlar bulunmuştur.
En küçük sinaptik gecikme 0.5 ms olduğuna göre, bu reflekste aferent-eferent arası bir sinaps bulunduğu anlaşılır.
Miyotaktik Birim ve Gerilme Refleksi
Monosinaptik Gerilme Refleksi
Kas boyunun uzatılarak iğcik reseptörünün uyarılması ile başlayıp aynı kasın kasılmasına neden olan monosinaptik refleksler grubudur. Derin tendon refleksi olarak da bilinir.
Ekstrafuzal lifler gerilince, onlara paralel olan intrafuzal lifler de gerilir ve iğcik reseptörü ile onun aferentinin ateşleme frekansı artar. Bu, aynı kası uyaran MN’nun uyarılıp ekstrafuzal liflerin kasılmasına yol açar.
Buradaki nörotransmitter Glutamattır. Böylece, reseptör üzerindeki gerginlik azalır, ateşleme normale döner.
Patella ve il refleksleri en iyi bilinen örnekleridir.
İskelet Kası Refleks Duyu Reseptörleri:
Proprioseptörler
qKas İğcikleri
Kaslarda “intrafuzal”lifler
Gerilmeyi (uzunluğu) algılarlar
qGolgi tendon organı
Tendonlara yakın konumdadır
Kasa uygulanan kuvveti algılar
qEklem reseptörleri
Basıncı hissederler
Pozisyon algısı

Monosinaptik gerilme refleksi ve antagonist kasta resiprokal inhibisyon

Kas İğcikleri
Monosinaptik gerilme reflekslerinin  reseptörleri
kas iğcikleridir.
Organizma, devamlı olarak yerçekiminin etkisi altındadır. Bu sebeple postural kaslar uzatılırlar.
Kas uzunluğu artışının düzeltilmesi gerekir. Bunun için yerçekiminin uyguladığı kuvvete duyarlı olan reseptörlere ihtiyaç vardır. Bunlar, kas uzunluklarını ölçen kas iğcikleridir.
Kas İğciği
Kas iğciklerinin içinde bulunan kas liflerine  intrafüzal kas lifleri,
Kas iğciklerinin dışında bulunan iskelet kası liflerine ekstrafüzal kas lifleri denir.
Kapsülle intrafüzal kas lifi arasında lenf sıvısı vardır.

Kas İğciği
Kas iğcikleri ekstrafuzal liflere paralel yerleşmiş yapılardır.
1-10 mm uzunlukta, 5-30 mikron çapındadırlar.
Bir kapsülün içinde bulunan 3-12 adet özelleşmiş kas lifinden yapılmışlardır.
Kas İğciği
İntrafuzal lifin aktin ve miyozin içermeyen orta bölgesi esas reseptör bölümüdür.
bölümleri ise kontraktil proteinleri içerir ve gama MN tarafından innerve edilir.
Uzunluk değişikliklerini ve bu değişikliklerin hızını merkezi sinir sistemine bildirirler.
Kas iğcikleri: Lif tipleri
Torba çekirdekli*
Torba1-dinamik
Torba2-statik
Zincir çekirdekli**
* Nuclear bag fibres
** Nuclear chain fibres
Kas iğcikleri: Duyusal sinirler
Gama uyarımı veya kasın iki uçtan çekilmesi, reseptör bölgeyi uyarır.
Aferent innervasyonunu;
  • somaları spinal gng’da bulunan Grup Ia (primer, anulospiral),
  • Grup II (sekonder, çiçek püskülü) lifler sağlar.
Kas iğcikleri: Duyusal sinirler
Grup Ia lifleri
Geniş çaplı, düşük eşikli
Tüm lifleri innerve eder
Liflerin orta kısımlarında
Boy değişiminin hızı “fazik aktivite (ani ve hızlı)”
Grup II lifleri
Ia’ ların yan kısımlarında
Daha çok torba2 (s) ve zincir çekirdek liflerde
Boy değişmesi miktarı “tonik aktivite (yavaş ve sürekli, duruşun korunması)”
Tonik gerim refleksi
Primer;  grup Ia annulospiral
sonlanmalar : (1 adet)
  Bunlar torba çekirdekli ve zincir çekirdekli liflerinin orta kısmını sararlar.
 Sekonder; grup II   flower spray (çiçek püskülü) sonlanmalar: (8 adet)
  Sadece zincir çekirdekli, statik torba çekirdek? liflerin merkezine yakın bölgelerini innerve ederler.
KAS İĞCİKLERİNİN MOTOR İNNERVASYONU
Kas iğciklerinin motor innervasyonu da vardır.
Ø Bu lifler 3-6 mikron çapında olup ön kökteki liflerin %30’unu teşkil ederler.
ØA gama gurubuna dahildirler.
Bu liflere gama eferentleri, bunların nöronlarına da gama motor nöronları denir.
 Kas iğcikleri: Gama motor nöronlar
Dinamik gama
Dinamik çekirdek torbalıların uç kısımlarına,
Motor son plak var,
Uyarım hızını ayarlama (Grup Ia sonlanmalarının dinamik duyarlılığını artırır).
Statik gama
Statik çekirdek torbalılara ve zincir çekirdek liflerine,
Dallı sonlanmalar (serbest sinir uçları şeklinde)
Gerginlik
Kas tonusu ve rijiditede önemli
  Selective stimulation of the two types of gamma motor neurons has different effects on the firing of the primary sensory endings in the spindle (the Ia fibers).
Without gamma stimulation the Ia fiber shows a small dynamic response to muscle stretch and a modest increase in steady-state firing.
When a static gamma motor neuron is stimulated the steady-state response of the Ia fiber increases but there is a decrease in the the dynamic response.
When a dynamic gamma motor neuron is stimulated the dynamic response of the Ia fiber is markedly enhanced but the steady-state response gradually returns to its original level.
 Kas İğciği motor sinir sonlanmaları
Kas iğciğinin innervasyonu:
Alfa-gama
koaktivasyonu
Alfa (α) motor nöronlar – Ekstrafuzal liflere
Gama(γ) motor nöronlar – İntrafuzal liflere
Beta (β) motor nöronlar – Her iki tip -?
Kas iğciğinin innervasyonu:
Alfa-gama koaktivasyonu
Gama efferent sistem
Beyin sapının bulboretiküler kolaylaştırıcı bölgesinden gelen sinyallerle ve
 serebellumdan,
bazal gangliyonlardan
serebral korteksten
     bulboretiküler bölgeye gelen   impulslarla  uyarılır.
Gama eferent sistem
bulboretiküler kolaylaştırıcı alan,
özellikle antigravite kontraksiyonları ile ilgili olduğundan
antigravite kaslarında kas iğcikleri özellikle çok yoğun olarak bulunduğundan,
koşma ve yürüme sırasında vücudun değişik kısımlarındaki hareketlerin söndürülmesinde gama eferent mekanizmanın önemli rol oynadığı vurgulanmaktadır.
Gama efferent sistem
Derinin özellikle zararlı uyaranlarla uyarılması esnasında ipsilateral fleksör kas iğciklerini innerve eden gama motor nöron deşarjı artar.
 İpsilateral ekstensorları innerve eden gama motor nöronların deşarjı azalır.
Kontralateral tarafta ters etkiler görülür.
Ayrıca anksiyete de gama motor nöron deşarjının artmasına sebep olmaktadır.
Patella refleksi (L2L4)
Quadriseps femorisin tendonuna refleks çekici ile vurulmasıyla Quadriseps femoris kasının kasılmasına ve bacağın ekstansiyonuna neden olur.
Refleks, monosnaptiktir.
  Bu refleksin normal olması iğcikten kas-sinir kavşağına kadar tüm yapıların fonksiyonel olduğunu gösterir.
Patella refleksi (L2L4)

Patella refleksi (L2L4)

Monosinaptik gerilme refleksi (miyotatik refleks) ve antagonist kasta resiprokal inhibisyon
JENDRASSIK MANEVRASI
Refleks artışı,
ellerden kaynaklanan
aferent impulslarla tetiklenen
gama motor nöron aktivitesi artışına bağlıdır.
Aşil refleksi (L5-S1)
  Aşil tendonuna vurulduğunda;
  • M. gastrocnemius refleks yoldan kasılır.
  • Refleks merkezi L5-S1 segmentlerinde bulunur;
Aşil tendonuna vurulursa gastrocnemius ve soleus kaslarının kasılması sonucu ayağın ekstansiyonu ile  meydana gelir.
Polisinaptik refleks
Afferent ve eferent nöronlar arasında bir veya birkaç internöron ihtiva eden refleks yayları polisinaptiktirler.
Burada oluşan reflekslere POLİSİNAPTİK REFLEKSLER denir.
  Polisinaptik reflekslerde reaksiyon süresi uzundur, sinaps sayısına bağlı olarak bu süre değişir.
  1. Polisinaptik Refleksler
Aferent ve eferent möronlar arasında birçok sinaps vardır. Bunun sonucu aferent nöron bir defa deşarj yapsa bile, MN, İN’lar tarafından devamlı bombardımana maruz kalır. Bunun sonucu motor nöron cevabı uzun süreli olur.
Bazı internöronların akson kollateralleri  gerisin geriye dönerek İN aktivitesinin sürekli olmasına yardımcı olur. Böyle sirküler devreler beyin ve omurilikte boldur.
Bir kas ne kadar fazla uzatılırsa meydana gelen refleks o kadar kuvvetlidir.
Ancak belli bir uzama noktasına gelindiğinde, yani kas fazla uzatıldığında refleksin aniden sona erdiği ve kasın gevşediği görülür.
Bu olaya ters gerilme refleksi veya otogenetik inhibisyon denir.
Bu refleksten sorumlu reseptörler, uzatılan kas kirişlerinde bulunur. Bunlar GOLGİ TENDON ORGANLARIdır.
 Golgi tendon organı
Golgi tendon organları GERİME hassas olduklarından kasın hem uzatılması, hem de kontraksiyonu esnasında uyarılırlar.
Bu reseptörlerden çıkan impulslar, grup Ib lifleri ile arka köklerden girer ve inhibitörik ara nöron (golgi şişe nöronu) ile sinaps yapar.
Golgi tendon organı
Bu ara nöron aynı kası innerve eden alfa motor nöronlarda  İPSP yani inhibisyon meydana getirir.
  Böylece kasılan kasın aşırı kuvvet oluşturmasını ve zedelenmesini önler
 Rol oynayan kimyasal Glisindir.
Ib lifleri direkt olarak alfa MNla sinaptik bağlantı yapmaz.
Polisinaptik refleksler
  1. a) Fleksör refleks
  Bir ekstremitenin ağrılı veya zararlı bir uyarıdan kurtarılmasını  sağlar
  1. b) Çapraz ekstensör refleks
Ekstremitelerin postüral uyumunu sağlarlar.
Bir ekstremiteye verilen ağrılı uyaran, aynı taraftaki ekstremitenin fleksiyonuna, karşı taraftaki ekstremitenin ise ekstansiyonuna neden olur.
Fleksör (geri çekme) refleksi
 Spinal veya deserebre hayvanın ekstremite derisine uygulanan ağrılı bir uyaran, ekstremitenin uyarandan uzaklaşmasını sağlayacak bir motor yanıt verir.
 Bu refleks, fleksör kasları uyaran; antagonist kasları inhibe eden (resiprokal innervasyon) ve uyarının kesilmesinden sonra bile tekrarlayıcı ard deşarjlara neden olan devreleri içeren kompleks bir reflekstir.
Çapraz ekstansör refleks
Bu refleksin tipik örneği, adım atma refleksidir.
İpsilateral fleksör kasların alfa motor nöronlarının uyarılması ve ipsilateral ekstansörlerin inhibisyonu ile karekterlidir.
El ve ayağı ağrılı uyarandan uzağa hareket ettirir.
Aynı zamanda kontralateral ekstansörler kasılır ve kontralateral fleksörler gevşer,
Böylece vücut ağrılı uyarandan uzaklaşırken postural denge korunur.
OMURİLİK REFLEKSLERİNİ DÜZENLEYİCİ MEKANİZMALAR
Kolaylaştırıcı (fasilitatör) mekanizmalar
q
qUzaysal summasyon
qTemporal summasyon
qArd-deşarjlar
qPosttetanik potensiyasyon
 İnhibitör mekanizmalar
vResiprokal inhibisyon
vRenshaw inhibisyonu
  1. Renshaw İnhibisyonu
Otonom Refleksler: “viseral refleksler”
 İç organların çalışmasının düzenlenmesi.
Omurilik ve alt beyin bölümlerinde işlenir.
Hormon ve ritmik odaklarca denetlenir.
Otonom Refleksler: “viseral refleksler”
Yüzeyel Refleksler
Deri yüzeyindeki reseptörlerin uyarılması ile başlayan ve ilgili kasın kasılmasına neden olan reflekslerdir.
En iyi bilinen örnekleri, abdominal ve kremaster refleksidir.
Abdominal refleks, karın derisi, bir iğnenin göbek hizasından bir tarafa doğru sürülmesi ile uyarılır, karın kasları kasılır ve göbek uyarılan bölgeye kayar.
REFLEKSLERİN KLİNİK ÖNEMİ
Patella Refleksi
Aferent veya eferent sinirlerin zedelenmesi, harabiyeti veya omuriliğin 2, 3 veya 4. lumbal segmentlerinde harabiyet varsa, meydana getirilemez veya zayıflar.
Bu refleks nörosifiliz ve kronik diyabette de kaybolur. Patella refleksi, kontralateral beyin korteksinden omuriliğe doğru seyreden kortikospinal traktusu tutan zedelenmelerde artar.
Aşil Refleksi
Aşil refleksinin kaybolması, gastrocnemius ve soleus kaslarındaki sinirlerin harabiyeti veya lumbo-sakral bölgedeki harabiyet sonucu meydana gelir.
Kronik diyabet, nörosifiliz, alkolizm ve subaraknoid kanamalarda zayıflar veya kaybolur.
Kortikospinal traktus harabiyeti veya servikal bölgenin basınç altında kalmasında artar.
Patolojik Refleksler
Babinski refleksi (extensor plantar refleks):
ü Ayak tabanı baş parmağa doğru künt bir cisimle çizilirse, baş parmakta plantar fleksiyon yanıtının alınamaması durumudur.
üBaş parmak dorsal fleksiyon yapar, diğerleri açılabilir, plantar fleksiyon yapabilir.
üMyelinizasyonun tamamladığı 2 yaşına kadar görülür.
üBundan sonra varlığı, kortikospinal yol lezyonunu  gösterir.
Spinal Şok
  Omurilik üst boyun seviyesinden kesildiğinde omurilik fonksiyonları hemen deprese olur. Buna spinal şok denir.
Arteryel kan basıncı aşırı miktarda düşer, birkaç gün içerisinde normale döner.
Kesinin altındaki seviyelerde:
Gevşek felç
Tüm duyuların ve otonom işlevlerin kaybı
Reflekslerin kaybı
3-4 hafta sürer.
Şoktan sonra aşırı refleksler + klonus
İstemli hareket ve duyularda kalıcı kayıp!
Patolojik refleksler! (ör: Babinski işareti)
Omuriliğin enine yarı kesisidir.

Bir Cevap Yazın