Sinir Sisteminin Yüksek Fonksiyonları (Öğrenme, bellek, dil ve konuşma)

Dosyayı isterseniz görüntüleyebilir isterseniz indirebilirsiniz.


GoogleDocs üzerinden indirmek için : İndir–Açılan sayfadan indirebilirsiniz–

Önizleme ;

 

¡SİNİR SİSTEMİNİN YÜKSEK FONKSİYONLARI

(ÖĞRENME, BELLEK, DİL VE KONUŞMA)

¡ÖĞRENME ve BELLEK
¡Hayvanlara ve daha belirgin olarak insanlara ait en önemli özelliklerden biri,davranışlarını deneyimlerine göre değiştirebilme yeteneğidir.
¡
¡Öğrenme, deneyime dayanarak davranışı değiştirme yeteneğidir.
¡
¡Bellek ise bilginin depolanması ve geçmişteki olayların bilinçli veya bilinçsiz düzeyde tekrar hatırlanabilmesidir.
¡Öğrenmenin temel yolları
¡Non-asosisyatif (çağrışımsız) öğrenme
lHabituasyon (alışkanlık, duyarsızlaşma)
lSensitizasyon (duyarlılaşma)
¡
¡Asosiyatif (çağrışımlı) öğrenme
lKlasik şartlanma
lAletli (operant) şartlanma
¡
Habituasyon
¡Tekrarlanan ve organizmaca önemsiz kabul edilen uyaranlara karşı gelişen uyuma habituasyon denir.
¡
¡Habituasyon insan ve hayvanda görülen en basit ve en yaygın öğrenme şeklidir.
¡
¡Organizma açısından önemli olmayan bir uyaran tekrar tekrar verilirse, uyarana verilen cevap gittikçe azalarak kaybolur.
lÖrneğin;Trafik gürültüsüne alışma gürültü sebebiyle uykudan uyanmazlar.
    Fakat,alışkın olmayanların ise uyuması oldukça güçtür.
¡Sensitizasyon
¡Sensitizasyon habituasyonun tersi olan bir öğrenme olayıdır.
¡
¡Hayvan ve insanlara şiddetli veya ağrılı uyaranlar verildikten hemen sonra normal uyaranlara karşı fizyolojik veya davranış cevabı artar.
lTrafikte, iki araba aniden çarpışır veya ani bir fren sesi duyarsak bir süre normal trafik gürültüsüne karşı daha duyarlı hale geliriz
¡•Duyarlılaşma-Alışma (Sensitizasyon-Habitüasyon)
¡Asosiyatif (çağrışımlı) öğrenme
Klasik Şartlanma
¡Aletli Şartlanma
¡Burada öğrenilmesi istenen cevap biçimi ödül veya ceza şeklindeki uyarandan sonra gelir.
¡Bir maymuna belli aletli hareketleri yaparak besin alması öğretilebilir.
lÖrneğin, bir düğmeye her basışında kendisine yiyecek verilirse (ödül), düğmeye basmaya devam eder.
lAncak her düğmeye basınca acı duymakta ise (ceza), hayvan düğmeye basmaz.
¡Aletli yoldan sadece yüksek organizmalı hayvanlar şartlandırılırlar.
lMesela cezalandırma yoluyla balıklara bir şey öğretmek oldukça zordur.
¡Memelilerde bile beyin korteksi çıkarılırsa aletli şartlanma olmaz.
¡Öğrenmenin Nöronal Mekanizması-1
¡Öğrenme, Sinir sisteminin endojen ve eksojen uyarılara adapte olabilme ve Nöroplastisite özelliğine bağlıdır.
¡
¡Nöroplastisite, iç ve dış uyaranlara bağlı olarak beyindeki nöronların ve sinapsların yapısal özellikleri ve işlevlerindeki değişikliklerdir.
¡
¡Uzun süreli aktivasyonlarda fonksiyonel değişmeler yanında, yapısal değişikliklerde görülür.
¡
¡Öğrenmenin Nöronal Mekanizması-2
¡
¡
¡Öğrenme aktivitelerin ortaya çıkmasında rol oynayan olaylar Long-term potentiation (LTP) (uzun süreli potensiyalizasyon), ve
¡
¡Long-term depression (LTD)  (uzun süreli depresyon) olarak ifade edilen mekanizmalarla gerçekleşir.
¡Uzun Süreli Güçlenme (Long-Term Potentiation)
¡Long-term depression (LTD):
¡Sinaptik gücün azalması ile karakterizedir.
¡Presinaptik sinirlerin yavaş uyarılması ile oluşur ve LTP de oluşandan daha az hücre içi Ca++ artışı ile birliktedir.
¡
¡Bebeklerde öğrenme deneme yanılma şeklinde olur.
¡
¡Bebelerde dil öğrenimi bir ve iki yaş arasında birkaç kelime ile sınırlıdır.
¡
¡İki ile beş yaş arasında ise dil öğrenimi hızlı olup, yaklaşık günde 10 kelimeye çıkar.
¡
¡Bu üç yıl içerisinde çocuğun öğrendiği kelime sayısı 15000’e kadar çıkabilir.
¡BELLEK
¡Niteliklerine göre bellek sistemleri
lİfade edilen bellek (dekleratif-eksplisit-açık),
¡Hipokampüs, medial temporal lop, diensefalon
l
lİfade edilmeyen bellek (dekleratif olmayan, implisit- kapalı)
¡Striatum, motor korteks, neokorteks, serebellum, amigdala, refleks yolları
¡
¡İfade edilen bellek
¡Şuurlu olarak algılanır,
¡İfade edilen bellekte, olaylar, görüntüler, sesler v.b. olarak hatırlanır ve ifade edilir.
¡Bu tür bellek sembollerle kodlanıp ve dil ile ifade edildiği için deklere edilen bellek adını almıştır.
¡Bir telefon numarasını, bir doğum gününü, alış veriş listesini veya önemli bir olayın görüntüsünü hatırlamak ifade edilen belleğin tipik örnekleridir.
¡İfade edilen bellek
lOlaylara dair Epizodik bellek ve
lsözcükler, kurallar, kavramlar ve dil gibi gerçeklere dair Semantik bellek olarak iki alt gruba ayrılır.
¡Epizodik bellek
¡Bireyin çocukluğunda, aile üyelerinden biriyle arasında geçen bir konuşmayı,
¡
¡Bir gün önce akşam yemeğinde ne yediğini,nerede yediğini hatırlaması, episodik belleğin örneklerindendir.
¡
¡İfade edilmeyen bellek
ifade edilmeyen bellek genel olarak şuurluluk düzeyine ulaşmaz.
lHazırlama
lİşlemsel beceriler,
lAsosiyatif öğrenme ve
lNon-asosiyatif öğrenme olmak üzere dörde ayrılır.
¡
¡İmplisit bellek; motor becerileri, zihni becerileri, basit klasik şartlanmayı, duygusal cevapları, alışkanlıkları oluşturur.
¡Yazı yazarken veya masa tenisi oynarken bu işleri nasıl yerine getirdiğimizi düşünmeyiz.
¡
¡Hatta böyle bir düşünce ustalık gerektiren işlerin yapılmasına engel olabilir.
¡
¡
¡Sürelerine göre bellek çeşitleri
  1. Duysal bellek
  2. Kısa süreli (primer) bellek
  3. Orta süreli (sekonder) bellek
  4. Uzun süreli (tersiyer)bellek
¡Kısa süreli bellekteki bilgi tekrar edilip uzun süreli bellek şekline dönüştürülmedikçe kısa zamanda unutulur.
¡Telefon rehberine bakılarak çevrilen bir numara, genellikle konuşma bittikten sonra unutulur. İşte bu kısa süreli belleğin tipik örneğidir.
¡Uzun süreli belleğe alınan bir telefon numarası gerektiğinde hatırlanarak kullanılır.
¡Duysal bellek
¡Duyu uyaranları önce duyu belleğinde otomatik olarak birkaç yüz milisaniye süreyle saklanırlar.
¡
¡Kısa süreli bellek için şifreler hazırlanır ve uyaranların önemli özellikleri ayıklanır.
¡
¡Bilgi alındıktan hemen sonra unutma başlar.
¡
¡Duysal bellek teki bilgi daha sonra gelenler tarafından aktif olarak imha edilebilir.
¡
¡Çok sayıda uyaranı (mesela 12 harf) 50 ms süreyle gören birisi, bir saniye sonra bunların % 80’ini tekrarlayabilir.
¡
¡Fakat birkaç saniye sonra ise gördüklerinin ancak % 20’sini hatırlar.
¡Kısa Süreli (Primer) Bellek-1
¡Primer bellek daha çok kelimelerle şifrelenen materyalin kısa süre için bellekte tutulmasıdır.
¡
¡Sisteme sürekli bilgi girişi olduğu için bu belleğin süresi kısadır ve ancak birkaç saniyeden birkaç dakikaya kadar olabilir.
¡
¡Normalde, verbal olmayan bilgi primer bellekte saklanmaz. Bir kısmı duyu belleğinden sekonder belleğe taşınır.
¡
¡Tekrar primer bellekten sekonder belleğe geçişi kolaylaştırır.
¡
¡Sekonder belleğe geçiş muhtemelen tekrarın süresine bağlıdır.
¡
¡Kısa Süreli (Primer) Bellek-2
¡Kapasitesi limitlidir (7+/-2)
¡Bellekte saklanma süresi kısadır (30 saniye)
¡Bir defada en çok 9 şey saklanabilir (Çoğu kişi, bir anda
¡ilk 5 veya yedi seyi hatırlayabilecektir
  Ör., aşağıdaki rakamları deneyiniz
  7 1 6 5 3 8 9
¡Muhtemel mekanizmalar;
¡1.  Yansıyan nöral devrelerde oluşan bir bellek trasesinde nöral sinyallerin ard arda yol alması
  1. Sinaptik kolaylaşma veya inhibisyon
¡
¡Orta Süreli (Sekonder) Bellek
¡
¡Bu bellekte, bilgilerin beyinde saklanması Dakikalar ila haftalar arasında sürer. Bilginin saklanması önemine bağlıdır.
¡Hatırlanmasında belli bir zamana ihtiyaç vardır ve bazen bu işlemde hata yapılır.
¡Primer bellekten geri çağırmada “b” ve “p” gibi sesleri birbirine benzeyen harfler karıştırılırken,
¡Sekonder bellekten geri çağırmada benzer olan kelimelerin karıştırıldığı görülür.
¡Ayrıca, geri çağırma süresi primer bellekte kısa, sekonder bellekte uzundur.
¡Uzun süreli (Tersiyer) Bellek-1
¡
¡Bellek izleri (engram) iyice pekişir ve hiçbir zaman unutulmaz.
¡
¡Hatta hastalıklar ve lezyonlar en son bu belleği etkiler.
¡
¡Yazma ve okuma kabiliyeti ile ferdin kendi ismini ve kimliğini bilmesi bu tip belleğin örneklerindendir.
¡
¡Tersiyer belleğin önemli bir özelliği de hatırlanma zamanının çok kısa oluşudur.
¡
¡Tersiyer bellekteki bilgi, sekonder bellekte iyice pekişmiş olarak bulunan bilgilerden oluşur.
¡Uzun süreli (Tersiyer) Bellek-2
¡Oldukça büyük bir kapasiteye sahiptir ( sınırsız) (ör., 50,000 sözcük !)
¡ Uzun zaman korunur (yıllar, yüzyıllar)
¡ Sözcükler işitildikleri şekilde değil, anlamlarına göre saklanır
¡ Sadece sesler değil, renkler ve kokular da bu bellekte saklanır
¡
Uzun süreli (Tersiyer) Bellek-3
  • Transmitter salgı bölgelerinde artış
  • Kesecik sayısında artış
  • Presinaptik uç sayısında artış
  • Dendritik diken yapısında değişimler
¡
¡Hatırlama
¡Kodlanmamış ve depo edilmemiş bilgi
hatırlanamaz.
Ayrıca, gerilim yaratan bilgilerin tümü de
hatırlanmaz (ör., sınavlar ! )
¡ Tekrar edilen bilgi daha kolay hatırlanır
lHerhangi bir listedeki ilk ve son şey daha  kolay hatırlanır
¡Nörotransmitterler ve bellek
¡
Asetilkolin:
¡Asetilkolinin yıkımını azaltan, ACh gibi etki eden maddelerin öğrenme ve bellek yeteneğini iyileştirdikleri bulunmuştur.
¡
¡Asetilkolin antagonistleri bellek ve öğrenme yeteneğini azaltmaktadır.
¡
¡Bir AchE inhibitörü olan takrin, Alzheimer hastalığında bellek kaybını önlemek amacıyla kullanılmaktadır.
¡Norepinefrin:
¡Dikkat ve uyanıklık esnasında Lokus seruleusta norepinefrin salgısı artar.
¡
¡Alfa 2 adrenerjik maddeler (klonidin gibi) belleği iyileştirirler.
¡
¡Prefrontal kortekste çok sayıda alfa 2 adrenerjik reseptör bulunmaktadır.
¡
¡Bu bölgede lezyon olması durumunda kısa süreli bellek bozulmaktadır.
¡Serotonin:
¡BELLEK BOZUKLUKLARI
Anterograd Amnezi
¡Anterograd amnezide yeni alınan bilgi uzun süreli belleğe dönüştürülemez.
¡Klinikte bu sendroma Korsakoff hastalığı veya amnestik sendrom denir.
¡Kronik alkoliklerde sık rastlanır. Alkoliklerde tiamin (B1 vitamini) yetmezliği, dorsomedyal talamus ile mamiller cisimlerde lezyona yol açar.
¡Hastalıktan önceki döneme ait sekonder ve tersiyer bellek hemen hemen normaldir.
¡Primer bellek fonksiyoneldir. Fakat alınan bilgi primer bellekten sekonder belleğe taşıyamaz.
¡hipokampusun iki taraflı olarak çıkarılması veya tahribi de anterograd amneziye sebep olmaktadır.
¡İfade edilen-dekleratif bellek fazla etkilenir.
¡Retrograd Amnezi
¡Normal beyin fonksiyonlarının bozulmasından önceki döneme ait anıların hatırlama yeteneğinin kaybolmasınadır.,
¡
¡Uzun süreli bellek depolarından bilgi çağrımı gerçekleşmez.
¡Bu amnezinin muhtemel sebepleri
lMekanik darbe,
lFelç,
lDepresyon tedavisinde kullanılan elektroşoklar ve
lAnestezi
¡
¡Eğer hasar şiddetli ise başlangıçta primer ve sekonder bellek te bozulur. Fakat zamanla sekonder bellekte iyileşme görülür.
¡
¡Kural olarak, retrograd amnezinin tersiyer belleği etkilemediği kabul edilir.
¡Alzheimer Hastalığı
¡85 yaşından sonra her 4 kişiden birisi bu hastalığa yakalanır.
¡
¡Alzheimer hastası zamanla hafıza, öğrenme ve konuşma dâhil tüm entelektüel yeteneklerini yitirir.
¡
¡Alzheimer hastalığının ortaya çıkmasıyla ilgili olarak şimdiye kadar 5 ayrı kromozomda 5 gende değişiklik tespit edilmiştir. Bunlar; 1. 12. 14. 19. ve 21. Kromozomlardır.
¡
¡Meydana gelen değişiklikler  nöronlarda amiloid beta proteininin üretimine veya depolanmasına yol açarlar.
¡
¡Hastanın beyin korteksinde yaşlılık plaklarının sayısı artar ve nörofibril yumakları oluşur.
¡
¡Hastalığın, henüz etkili bir tedavisi yoktur.
¡SEREBRAL LATERALİZASYON-1
¡Sol yarıküre vücudun sağ yarısıyla, sağ yarıküre de vücudun sol yarısıyla ilgili duyu ve motor olayları değerlendirir ve yönetir.
¡
¡İnsanların yaklaşık yüzde 90′ ı sağ elini ve sağ ayağını kullanmayı tercih eder.
¡
¡Sağ elini kıllananların, konuşma merkezinin bulunduğu sol hemisfere dominant (katagorik)hemisfer denir.
¡
¡Dominant olmayan hemisfere ise temsili hemisfer (reprezentasyonel) adı verilir.
¡SEREBRAL LATERALİZASYON-2
  • Sağ elini kullananların, yaklaşık % 95’inde konuşmayı sol hemisfer kontrol eder.
  • Solakların % 70’inde de konuşma merkezi sol hemisferdedir.
  • Solakların sadece %15’inde konuşma merkezi sağ hemisferdedir.
  • Geri kalanlarda (% 15) ise konuşma her iki hemisferden kontrol edilir.
  • Solakların uzaysal yetenekleri yüksektir. Ressam ve müzisyenlerin büyük bir kısmı solaktır.
¡SEREBRAL LATERALİZASYON-3
¡Ruhi durumla ilgili fonksiyonlar da bir dereceye kadar asimetri gösterir.
¡Sol hemisferlerinde hasar olan bazı hastalarda ileri ölçüde depresyon görülür.
¡Bunun aksine sağ hemisferlerinde hasar olanlarda, yapamadıkları işlerden dolayı genellikle bir endişe ve üzüntü göze çarpmaz.
¡Erken yaşlarda dominant hemisfer haraplanırsa, diğer hemisfer onun fonksiyonlarını yüklenebilir
¡SEREBRAL LATERALİZASYON-4
¡iki serebral korteks, corpus callasum ve commissura anterior aracılığı ile bir hemisfere ulaşan bilgiler diğer hemisferede ulaştırılır.
¡Corpus callosum, insan beyninde gelişmesini en son tamamlayan yapıdır.
¡Çocukluk çağı boyunca, 15 yaşına kadar gelişir ve bundan sonra yapısı aynen korunur.
¡İki hemisfer arasında ki iletişim bozukluğu, dyslexia neden olur. (harflerin okunabilmesine rağmen kelimeyi anlayamama “kelime körlüğü”)
¡Serebral Lateralizasyon
¡Beyin Yarımküreleri / Lateralizasyon
¡(Baskın) Kategorik Hemisfer
¡Dil
¡Matematik
¡Mantık
¡Reprezantasyonel Hemisfer
¡Uzaysal Algı
¡Yüz Tanıma
¡Görsel Betimleme
¡Müzik
¡
¡Yüz Tanıma Bölgesi
¡Görsel girdilerin önemli bir kısmı cisimleri, özellikle yüzlerin temsillerinin depolandığı alt temporal loba gider.
¡Yüzler dostları düşmanlardan ayırt etmede ve görülen kişinin duygusal durumunu anlamada özellikle önemlidir.
¡
¡İnsanlarda yüzlerin depolanması ve tanınması sağ elini kullananlarda sağ alt temporal lobda daha kuvvetli temsil edilse de, sol lobda aktiftir.
¡
¡Bu alan lezyonları olan kişiler daha önce görmüş oldukları yüzleri tanıyamazlar (prosopagnozi).
¡DİL
¡İnsanların %90 nında beynin sol hemisferinde yer alan 3 alan dil yeteneği açısından çok önemlidir
lBroca alanı,
lWernicke alanı
lAngular Girus
¡Bu alanların karşı hemisferdeki izdüşümleri daha küçüktür ve bilinen en önemli fonksiyonları konuşma içeriğine duygusal ses tonu katmalarıdır.
¡Broca alanı
¡Paul Broca (1824-1880) 1861 de tanımlamış
¡
¡Konuşmada ağız hareketlerini koordine ve idare eden motor merkezdir. (Brodmann 44-45 nolu alan)
¡
¡Broca alanı primer motor korteksin seslerin oluşması ve ortaya konmasıyla ilgili dudak, dil, farenks ve larenksle ilgili alanların hemen önündedir
¡
¡Broca alanında, işitme veya görme şeklindeki ifade, konuşma veya yazma şekline dönüştürülür.
¡
¡Eğer bu dönüşme olmasa kişi söylenenleri anlar fakat konuşamaz.
¡Wernicke alanı
¡
¡Carl Wernicke (1848-1904) 1876 da tanımlamış
¡
¡Temporal lobun posteriyor kısmında yer alır
¡
¡Wernicke alanı (Brodmann 22 nolu alan), konuşmanın duyu merkezidir.
¡
¡Wernicke alanı, görme ve işitme duyusunu entegre eden asosiyasyon korteksiyle çevrilidir.
¡
¡Wernicke alanında konuşulan veya yazılan lisan tanınır ve algılanır.
¡
¡Bu tanınma olmasa, konuşulanları anlamak mümkün olmaz.
¡
¡Wernicke alanında algılanıp tanınan konuşma duyusu, Broca alanına iletilir.
¡Angular Girus
¡Parietal lobta yer alır. İşitilen, görülen veya dokunulan bir cismin adının yazılması ve okuma işlevleriyle ilişkilidir.
¡
¡Wernicke alanıyla Anguler Girus arasındaki bağlantı, anlama işlevinin gerçekleşmesini sağlar.
¡
¡Doğuştan anatomik olarak var olan bu bağlantı eğitim sonucu okuma-yazmanın öğrenilmesiyle aktif hale gelir.
¡Konuşmanın nöronal mekanizması
Duyulan bir sözün konuşulması ve yazılması
¡Kelimeleri kodlayan ses sinyallerinin primer işitme alanında algılanması
¡Kelimelerin Wernicke alanında yorumlanması
¡Konuşulacak düşünce ve kelimelerin Wernicke alanından Broca alanına arkuat fasikül ile iletilmesi
¡Kelime oluşturmak için gerekli becerili motor programların Broca alanında oluşturulması
¡Konuşma kaslarını denetlemek için uygun sinyallerin motor kortekse iletilmesi.
¡Yazılan bir metnin okunması
¡Kelimeleri kodlayan görsel impulsların retinadan primer görme korteksine iletilmesi
¡  Primer ve sekonder görme
       merkezin de algılanan
       bilgilerin    Angüler girus
       üzerinden  Wernicke alanına
       iletilmesi
¡Okunan metnin Wernicke alanından Broca alanına arkuat fasikül ile iletilmesi
¡Gerekli motor programların Broca alanında oluşturulması
¡Konuşma kaslarını için uygun sinyallerin motor kortekse iletilmesi.
¡
¡
¡
¡Dil bozuklukları
   Dizartri
¡Konuşmanın ortaya konmasındaki mekanizmaların bozukluğunu gösterir ve o mekanizmanın özel adıyla anılır;
¡
¡piramidal dizartri, ekstrapriamidal dizartri, serebellar dizartri vb.
¡ Diğer lisan fonksiyonları etkilenmez.
¡Afazi
¡Sözlü ve yazılı ifade ve anlama ile ilgili kortikal ve subkortikal beyin alanlarındaki hasar nedeniyle ortaya çıkan bozukluklara genel olarak söz yitimi anlamına gelen afazi adı verilmektedir.
¡
¡Broca Afazisi:
¡Motor afazi, verbal afazi, non-fluent (akıcı olmayan) afazi de denir.
¡
¡Konuşma tutuk, anlaşılması zor ve kelime köklerinin yalnız başlarına kullanımlarından (Telgraf konuşma veya agramatik konuşma) oluşur.
¡
¡Anlama kabiliyeti vardır. Hastalığa çoğu zaman sağ hemiplejinin de eşlik ediği görülür.
¡Wernicke Afazisi
¡Sensoryel afazi, jargon afazi, fluent (akıcı) afazi diğer isimleridir.
¡Konuşma akıcı, engelsiz fakat karmakarışık ve çoğu kez anlaşılmazdır.
¡Duyarak ve okuduğunu anlama çok belirgin biçimde bozulur.
¡Tekrarlayamaz, isimlendirme anlaşılmaz kelimeler üretme ya da yanlış isimlendirmelerle bozulur.
¡Dominant hemisferin birincil temporal girusu, posterior inferior parietal alanı (Wernicke alanı) tutan lezyonlarda görülür.
¡Konduksiyon Afazisi
¡İletim tipi afazi de denir. Konuşmanın akıcı, engelsiz, fakat özellikle kelime içindeki harflerin yanlış yer değiştirmeleri ile karakterizedir.
¡
¡Anlama fonksiyonlarının normale yakın olduğu, tekrarlamanın ciddi biçimde etkilendiği, isimlendirme ve yazı örneğinin değişik derecelerde bozuk olduğu afazi sendromudur.
¡
¡Dominant hemisferde Broca ve Wernicke alanları arasında bulunan arcuat fasikülüs hasar görmüştür.
¡Global Afazi
¡Total afazi de denir. Konuşma, anlama, tekrarlama, okuma, isimlendirme ve yazma gibi lisan fonksiyonları tümü ile ya da önemli ölçüde ortadan kalkmıştır.
¡
¡Dominant hemisferin silvian fissür ile komşuluk gösteren ve lisan kortekslerini içeren yaygın alanları hasar görmüştür.
¡
¡Genellikle, sağ hemipleji/ hemiparezi, sağ hemihipoestezi, hemianopi eşlik eden nörolojik bulgulardır.
¡
¡Agrafi
¡Beyin hastalığı sonucu önceden normal olan yazma yeteneğinin bozulmasına agrafi denir.
¡
¡Yazı yazma yeteneğinde bozukluk tüm afazi sendromlarının ortak özelliklerindendir.
¡
¡Afaziler içindeki agrafiler konuşma ve okuma bozukluklarına paralel seyreder.
¡
¡Aleksi
¡Beyin hastalığı sonucu önceden normal olan okuma yeteneğinin bozulmasına aleksi denir.
¡

Bir Cevap Yazın