EEG ve Uyku Fizyolojisi

Dosyayı isterseniz görüntüleyebilir isterseniz indirebilirsiniz.


GoogleDocs üzerinden indirmek için : İndir–Açılan sayfadan indirebilirsiniz–

Önizleme ;

 

EEG
Uyarı verilmeksizin beynin elektriksel    aktivitesinin kaydedilmesine elektroensefalografi denir.
 EEG’de elde edilen beyin dalgaları;
 milyonlarca kortikal nöronun ardışık potansiyellerinin (IPSP-EPSP) toplam aktivite göstergesi olarak kaydedilen dalgalardır.
 Aksiyon potansiyellerinin katkısı önemsizdir.

EEG Dalgalarını etkileyen korteksin etkinlik düzeyleri
  uyku,
  stupor,
  koma,
  anestezi,
  stress,
  yoğun dikkat, problem çözme vb.      durumlara   bağlı   değişik   frekans ve   şiddette    dalgalar olur..
EEG Epilepsi gibi beyin hastalıklarında ve beyin ölümünün tanısında oldukça yardımcıdır.
Dalga modelleri
Alfa (a): Göz kapalı,f:8-12/sn, V: 50 mV
Beta (b): Göz açık, f:12-30/sn, V: 25 mV
Teta (q): Stress, depresyonda alınır: f:4-7/sn, V: 50-100 mV
Delta (D): Derin uyku, anestezi, koma: f: 1-3,
  V:100 mV

q dalgaları nasıl oluşur?

uyku
Serebral aktivitenin minumum düzeyde olduğu, her hangi bir uyaranla sona eren ;
geçici bir bilinç kaybı, (şuur kapalılığı)…
Uykunun, kompleks bir bilgisayara benzeyen beyinimizin tekrar programlanmasına yardımcı olduğu…..
Ruh sağlığımızı korumak için var olduğu düşünülen…….
  organizmadaki en önemli diurnal biyolojik ritmlerdendir.
  Uykunun dönemleri
Yavaş Dalga Uykusu
(Non-REM, SWS)
Gece uykusunun büyük kısmını oluşturan parasempatik sinir sistemin dominant olduğu, dinlendirici uyku tipidir:
EEG’de delta ritmi hakimdir,
Derinliği giderek azalır ve daha sonra REM periyoduna geçiş olur,
Kişi yorgun ise SWS  uzun sürer REM’e geçiş gecikir,
Süresi  yaklaşık 45-90 dk. arasındadır.
Yavaş Dalga Uykusunun Özellikleri
Sempatik tonüs azaldığından;
kalp frekansı,
damar düz kas tonüsü
kan basıncı azalır,
Solunumun frekansı %10-30 azalır,
BMH %10-30 azalma gösterir,
GİS motilitesi artar,
GH ve gonadotropinlerin salınımı artar,
REM Uykusu
“paradoksal uyku ??”
Yavaş dalga uykusu giderek hafifler ve uykunun başlangıcından 45-90 dk. sonra hızlı göz hareketleriyle karakterizedir,
Heyecan verici rüyaların görüldüğü  bir periyoda girilir.
REM periyodunun ortalama süresi 5-30 dakikadır,  dinlendikçe 1 saate kadar uzayabilir.
REM oluşumu ile ilgili teoriler
Asetil kolin salgılayan nöronların rolünün var, bunun delilleri:
Kolinerjik maddelerin (Fizostigmin) REM uykusunun ortaya çıkmasına neden olur….
Bu nöronların yaygın lifleri belirli beyin alanlarında aktivite artışını uyarır.
Lokus Seruleusun REM oluşmasına etkisi
Noradrenerjik nöronların bulunduğu Lokus Seruleus’un REM oluşumunda etkisi vardır.
Bu teorileri destekleyen önemli deliller:
Ach ve noradrenalin sentezini inhibe eden maddeler SWS’na etki etmeden REM oluşumunu baskılar,
Bilateral olarak Lokus Seruleus çıkarılınca veya Lokus seruleus lezyonlarında REM ortadan kalkar.
REM uykusunun önemi
REM bir snaptik restorasyon dönemidir:
REM inhibe edildiğinde öğrenmenin bozulduğu ve uyanıkken konsantrasyon düşüklüğü görülmüştür.
Geri zekalı çocuklarda REM dönemi kısadır.
Bu veriler REM döneminin, informatif inputların işlenmesinde çok önemli bir  rolünün olduğunu gösterir.
REM uykusunun özellikleri
  • EEG’de beta benzeri dalgalar hakimdir,
  • Hızlı göz hareketleri vardır,
  • Heyecan verici rüyalarla birliktedir, bu rüyalar hatırlanır, dinlendirici değildir,
  • Uyarılma SWS’den daha güçtür, ancak sabah REM döneminde kendiliğinden uyanılır,
  • Solunum frekansı düzensiz, hızlı, nabız hızlı, beyin metabolizması %20 artmıştır,
  • Beyin sapında eksitatör alanların inhibisyonuna bağlı olarak kas tonusü azalmıştır.
Yaşam boyunca uyku
UYKUNUN FİZYOLOJİK ÖNEMİ
Uyku immün sistemi güçlendirir:
Uzun süre uykusuz bırakılan canlıların öldüğü (sepsis ile ölüm) gözlenmiştir.
Uyku inhibisyonunda sitokinlerin
  (TNF, IL-1, IL-2, INFa) yapımı azalır.
Uykusuzluğun deney hayvanlarında immün sistemin zayıflamasına sebep olduğu gösterilmiştir,
Uyku ve hormonlar
Uykuda :
gonadotropinler artar,
adrenal hormonlar artar,
GH   barizdir,
Uykunun MSS üzerine etkisi
MSS’nin normal işlevinin korunabilmesi için uyku gereklidir:
Uyku sayesinde nöronal merkezler arasındaki doğal iletişim ve denge korunur.
Uykuda beyin glikojen depoları yenilenir.
Uykusuzlukta zihinsel aktivitenin yavaşlaması ve psişik bozuklukların (hiperaktivite, emosyonel labilite) belirginleşmesi MSS için uykunun öneminin en iyi göstergesidir.
Uykunun periferal etkileri
Uykuda somatik sempatik tonüs azalır, parasempatik tonüs etkin hale gelir.
Parasempatik aktivite GİS aktivitesinde artışa neden olur.
Uykuda kas tonüsü, nabız ve TA azalır, solunum ve oksijen tüketimi azalır,
Metabolik fonksiyonlar bazal metabolizma düzeyine iner ve Perifer organların enerji depoları yenilenir.

 

Bir Cevap Yazın