Vücut Isısının Düzenlenmesi (Termoregülasyon)

Dosyayı isterseniz görüntüleyebilir isterseniz indirebilirsiniz.


GoogleDocs üzerinden indirmek için : İndir–Açılan sayfadan indirebilirsiniz–

Önizleme ;

 

Homeotermik canlılar
(memeliler-kuşlar)
  Çevre ısısı değişikliklere rağmen, vücut ısısını dar sınırlarda tutabilen sıcakkanlılar;
Hipotalamik düzenleme mekanizmaları mükemmel bir şekilde işler.
  Poikilotermik canlılar
Vücut ısılarını ayarlamakta zorluk çeken omurgasız hayvanlar; (soğuk kanlı canlılar; sürüngenler, balıklar)
Çevre ısısı düştüğünde  vücut ısılarını ayarlamakta zorlanırlar ve yükseltemezler.
Vücut ısısının normal değerleri (oC)
aksiller
oral
Rektal-timpanik (iç ısı)
Skrotal ısı:
Bebeklerde rektal ısı 37.9-38.0 oC’e kadar normal kabul edilebilir
36.0-36.5
36.5-37.0
37.0-37.5
32.0-34.0
Isının etkisi
(Optimum temperatür 37  oC)
41oC üzeri (hipertermi) kalıcı beyin hasarlarına sebep olabilir;
MSS eksitabilitesi artar: konvulsiyon (havale) olur,
43 oC insanlar için yaşamın mutlak sınır
35 oC altında (hipotermi);
MSS eksitabilitesi ve mental fonksiyonlar azalır; stupor, koma ve sonrasında ölüm gerçekleşir.
Vücut Sıcaklığı değişimleri
Gün içinde 0.5-1.0 °C  dalgalanmalar gözlenir;
Uykuda en düşük, gün ortasında en yüksek (Sirkadiyan ritm).
    Termogenezde rol oynayan faktörler
Hücrelerin bazal metabolizmaları,
Besin alımı (sindirim-emilim-depolanma için ısı oluşumu)
Kas aktivitesi  (titremeye bağlı termogenez),
T3–T4, GH, testosteron ve hızlı etkili katekolaminlerin etkileri (kimyasal termogenez)
Katekolaminlerin hücrelerde, özellikle kahverengi yağ dokudaki termojenik etkisi  (elektrikli battaniye etkisi)
Isı kazancı ile kaybı arasındaki denge
Vücutta ısının üretimi ile deri yoluyla  çevreye yayılması arasında bir denge vardır.
Bu iki faktör  ısının kaybedilme hızını  belirler.
ISI  KAYBINDA DERİNİN ROLÜ
Deri iç ısıyı koruyan bir izolatör ve ısı radyatörüdür
Damarlar ve ter bezleri dış ortama kaybedilecek  ısıyı yüzeye taşırlar, (Hipotalamus denetimde)
 
Deri kan damarları ağırlıklı olarak sempatik  vk kontroldedir,
kısmen sempatik vd kontrol altındadır.
  Termal imaj
Isı Kaybı
(oda ısısı 24-25 oC)
Radyasyon
Kondüksiyon (iletim)
Konveksiyon (yayılma)
Rüzgar
Vantilatör
Evaporasyon (Buharlaşma)
Radyasyon
Oda ısısında çıplak bir vücuttan toplam ısının %60-70’i elektromanyetik  dalgalar ile uzaklaşır.
Koyu giysiler radyasyon ısısını emer, açık renkli giysiler  yansıtır.
Kondüksiyon
Isının vücuttan temas halindeki cisimlere transferi (%3–4).
Konveksiyon
Hayvanlarda kürk soğukta dikleşir, (horipilasyon) böylece yalıtkan hava tabakası kalınlaşarak konveksiyonla kayıp azaltılır  (insanda piloereksiyon) .
İnsanlarda giysiler ile deri arasında hava hapsedilerek konveksiyon azaltılarak ısı korunur, üşüme önlenir.
Vantilatör ve klimalar konveksiyonu arttırarak serinlemeyi sağlarlar.
Evaporasyon-Buharlaşma
Buharlaşma ile ısı kaybı pasif bir olaydır.
Vücuttan buharlaşma (difüzyon, perspirasyon) başlıca deri ve solunum ile olmaktadır (%20–30).
Terleme aktif bir salgılama işlevidir.
Miksiyon ve feçesle de az bir ısı kaybı olur .
Terleme Fizyolojisi
 
  Vücudun en önemli soğutma sistemi !!
Normal koşullarda pasif olarak 40-50 ml/saat hızında buharlaşma olur (insensible kayıp,1L/gün)
Egzersizde terlemeyl 1.5 L/h hızında olur, (max.egzersizde bazen 4 L/h değerine çıkabilir)
1 ml su buharlaşması ile 0.60 k.kal ısı  kaybedilir
Deri bezleri
Ter bezleri (2-4 milyon):
Ekrin bezler: Yaygındır, termoregülasyonda  önemlidirler, (sadece su-elektrolit salgılarlar, günde 0.5-10 L salgı kapasiteleri var)..
Apokrin bezler: Daha az oranda bulunurlar (su elektrolit dışında protein içerikli salgı yaparlar; koltuk altı, kasıkta fazla)
Sebase bezler (yağlı salgı yapar)
Ekrin ter bezleri
Ekrin (merokrin) bezler, kanalları deri yüzeyine açılan basit, kıvrıntılı tübüler bezlerdir.
Dudaklar ve eksternal genitalin bir bölümü hariç her yerde bulunurlar,
Sempatik kolinerjik liflerle
  (Ach reseptörü muskarinik)
  innerve olurlar.
Apokrin ter bezleri
Kanal hücrelerinin rezorpsiyon fonksiyonu yoktur,  kanalları kıl folliküllerine açılır,
Sempatik adrenerjiktirler.
Visköz proteinli salgı yaparlar,
Bakteri etkisiyle kötü koku oluşur.
     Ter bezlerinin uyarılması
Ant. hipotalamusun preoptik alanı deneysel olarak ısı ile uyarımıyla oluşan impulslar sempatik lifler ile medulla spinalise ve oradan da deri ter bezlerine iletilerek terleme başlatılır.
Sempatikler (β2 adrenerjik) aynı zamanda damarlarda vazodilatör etkiler de doğurarak ısı kaybını artırırlar.
Dolaşımdaki katekolaminlerin etkisi
Ter bezleri adrenerjik inervasyon bulunmadığı yerlerde kan dolaşımındaki epinefrin-norepinefrinle doğrudan uyarılır.
Egzersiz sırasında adrenal medulladan dolaşıma yoğun olarak verilen katekolaminler terlemeyi doğrudan uyarırlar.
Terin özellikleri
Ekrin bezden salınan terde  Na+ ve Cl- plazma değerlerine yakın (izotonik) salınır, ancak atılımda aldosteron etkisiyle çoğu reabsorbe olur (hipotonikleştirilir),
Terlemenin hızlı olduğu koşullarda geri emilim yeterli olamaz ve ter ile tuz kaybı kaçınılmazdır.
Nemli hava koşulları terle ısı kaybını zorlaştırır.
Çevre ısısı vücut sıcaklığından fazla ise ısı kaybını sağlayan tek mekanizma terlemedir.


Terleme-Vd  37.1 (oral)
Vk  36.8 (iç ısı)
Titreme  35.5 (iç ısı)
Aklimatizasyon
(İklime uyum)
  1. a) Sıcağa aklimatizasyon
  1. b) Soğuğa aklimatizasyon
Sıcak ısı aklimatizasyonu
Aldosteron etkisi
Terlemenin, hacmi ve bileşimi ayarlanır.
  1. a) ter miktarı 1L/h 2–3 L/h miktarına yükselir.
  2. b) tuz kaybı 15–30 gr/gün        2–3 gr/gün’e azalır
Ter hacmi artarken, Na içeriği düşürülmüş olur.
Bu süreçte ter bezlerinin sayısı artabilir…..
Doğuştan ter bezleri olmayanlar soğuğa adapte olabilirken, tropikal sıcaklıklarda buharlaşma yoluyla soğutma mekanizmaları olmadığı için sıcak çarpmasından ölebilirler.
SOĞUĞA AKLİMATİZASYON
Metabolizma hızının artması (Fizyolojik hipertiroidizm)
Deri yağ tabakasının kalınlaşarak izolasyon yeteneğinde artış vardır,
Ekstremitelerde “vazodilatasyon cevabı” gelişir,
Eskimolar ve elleri devamlı olarak soğuk suyla temas eden balıkçıların parmak damarlarında vd gelişir (normalde kısa süreli soğuk temasında vk gelişir)
Hipotalamusun termoregülasyondaki “termostad” fonksiyonu
Hipotalamusun preoptik alanında 2/3’ü sıcağa, 1/3’ü soğuğa  duyarlı nöronlar vardır.
Sıcağın etkinleştirdiği refleks cevaplar buradan doğar.
Posterior hipotalamusta soğuğa duyarlı nöronlar vardır, bunlar ısı üretiminden sorumludurlar.
Soğuğun etkinleştirdiği refleks cevaplar  buradan doğar.
TERMORESEPTÖRLER
Santral termoreseptörler
Hipotalamus (ön -arka kısımlar)
Medulla spinaliste,
Abdominal organlarda,
Büyük venöz yapılarda
  yerleşimlidir…
Davranışsal Mekanizmalar
(Limbik Cevap)
Soğukta …
Isı kaybını azaltmak için
1.deride vasküler vk (sempatik adrenerjik cevap)
  1. yüzey alanının ¯ (kıvrılma)
3.diğer davranışsal yanıtlar (kalın giysi, sıcağa kaçış vb.)
4.Piloereksiyon (piloerektör kasların adrenerjik uyarımı)
Isı yapımını artırmak için;
1.kas tonusu ­ (motor korteks uyarımı)
2.titreme ve istemli aktivite ­
3.tiroid hormonu
ve adrenalin ­
4.iştah ­
Sıcakta …
Isı kaybını artırmak için;
1.deri damarlarında vd
2.terleme (oral ısı 37.1 C üzerine çıkınca başlar)
3.davranış cevabı (giysi, vantilatör vb)
Isı yapımını azaltmak için;
1.kas tonusu ve istemli aktivite ¯
2.tiroid hormonu ve adrenalin ¯
3.iştah ¯

 

Bir Cevap Yazın